Doktorsitesi.com

Sertleşme Bozukluğunda Tedavi

Uzm. Dr. Taner Canatar
Uzm. Dr. Taner Canatar
3 Şubat 2016669 görüntülenme
Randevu Al
Sertleşme Bozukluğunda Tedavi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sertleşme Bozukluğu ve Boşanma İstatistikleri Arasındaki İlişki

Türkiye’de gerçekleşen boşanma vakalarının istatistiksel verileri incelendiğinde, ayrılık sebeplerinin %20’sini erkek kaynaklı cinsel sorunların oluşturduğu görülmektedir. Bu sorunların başında ise sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) gelmektedir. Her ne kadar resmi kayıtlarda boşanma gerekçesi sıklıkla "şiddetli geçimsizlik" olarak belirtilse de yapılan araştırmalar, boşanmaların %50-60 gibi büyük bir oranının temelinde cinsel işlev bozukluklarının yattığını kanıtlamaktadır.

Sertleşme Sorununun Psikolojik ve Sosyal Yansımaları

Sertleşme bozukluğu yaşayan bireyler, toplumsal baskılar veya kişisel çekinceler nedeniyle uzman bir doktora başvurmakta gecikebilmektedir. Bu durum sadece bireysel bir sağlık sorunu olarak kalmamakta; aile yaşantısını, sosyal ilişkileri ve iş hayatını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Tedavi edilmeyen süreçler zamanla kişiyi depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik çöküntülere sürükleyebilmektedir.

Öte yandan, sertleşme sorunu sadece psikolojik değil, fiziksel bir uyarıcı niteliği de taşıyabilir. Bu semptomlar, erken dönemde teşhis edilip önlem alınabilecek bazı kalp-damar hastalıklarının habercisi olabilmektedir. Bu nedenle, sorunun hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı korumak adına ciddiye alınması kritiktir.

Sertleşme Bozukluğu Tedavisinde Modern Yaklaşımlar

Günümüzde tedavi süreçleri tamamen hedef odaklı bir stratejiyle yürütülmektedir. Sorunun etyolojisinden (kökeninden) ziyade, başvuran kişi veya çiftin gereksinimleri ve tercihleri ön planda tutulmaktadır. Erkek cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde, önemli bir yan etkisi bulunmayan güçlü farmakolojik seçenekler mevcuttur.

Bu ilaçlar tıp literatüründe fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri olarak tanımlanır. Tedavide en sık kullanılan etken maddeler şunlardır:

İlaç GrubuEn Bilinen Etken Maddeler
PDE5 İnhibitörleriSildenafil, Tadalafil, Vardenafil, Udenafil

Bu ilaçlar sertleşme sağlamada ve şikayetleri gidermede yüksek tıbbi güvenilirlik sunsa da altta yatan temel problemlerin olumsuz etkilerini tamamen ortadan kaldırmazlar.

İlaç Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri

İlaç tedavisinden beklenen verimin alınamadığı durumlarda aşağıdaki faktörler titizlikle yeniden değerlendirilmelidir:

  • Yanlış zamanlama ve doz ayarlamasının hatalı yapılması
  • Aşırı alkol tüketimi veya çok yağlı yiyeceklerin tercih edilmesi
  • Partner ile yaşanan iletişim sorunları
  • Yetersiz cinsel uyarı ve libido kaybı
  • Diğer etyolojik (nedensel) faktörler

Evlilik Dinamiği ve Partnerin Rolü

Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin partnerlerinde görülen cinsel sorunlar, literatürde sıklıkla ihmal edilen bir alandır. Araştırmalar, sertleşme sorunu olan kişilerin eşlerinde cinsel işlev bozukluğu görülme oranının %60 civarında olduğunu göstermektedir. Dikkat çekici olan ise bu oranın sadece %8’inin sertleşme sorunundan önce mevcut olmasıdır.

Bu tür çiftlerde profesyonel müdahale gerektirecek düzeyde evlilik içi çatışma görülme oranı %40’tır. Temel yaklaşım şudur: "Cinsel işlev sorunu yoktur; iki kişinin iletişim sorunu vardır." Bu görüşten hareketle, tedavinin ilk basamağı ilişkideki iletişimi güçlendirmektir. Unutulmamalıdır ki; evlilik yaşamı cinsel yaşamdan, cinsel yaşam ise evlilik yaşamından izole düşünülemez.

Psikolojik Kökenli Sorunlarda Cinsel Terapi

Psikolojik kökenli sertleşme sorunlarının çözümünde temel yöntem cinsel terapi yaklaşımıdır. Bu tedavinin özünde, bozukluğun türüne özgü tekniklerin çiftin ihtiyaçlarına göre uyarlanması yatar. Terapi sürecinde cinselliğin bir güç gösterisi olmadığı ve cinsel birleşmenin bir görev gibi programlanmasının yanlışlığı üzerinde durulur.

Terapi Süreci ve Uygulanan Teknikler

Cinsel terapi oturumlarında eşlerin sorunlarını korkmadan ve utanç duymadan açık yüreklilikle konuşmaları sağlanır. Süreç şu şekilde ilerler:

  1. Birey ve çiftlere sorunların çözümüne yönelik teknikler ayrıntılı olarak anlatılır.
  2. Bir sonraki oturuma kadar uygulanmak üzere aşk oyunları adı verilen ev ödevleri verilir.
  3. Bilişsel-davranışçı tekniklerin ağırlıklı olduğu bu süreç, uzman profesyonellerce yönetilir.

Bu konuda yeterli eğitimi almamış hekimlerin, danışanları doğru bilgilendirmesi, ayırıcı tanıyı yapması ve hastaları uzmanlaşmış birimlere yönlendirmesi tedavinin başarısı için yeterli ve gereklidir.

Etiketler

Cinsel sorunların çözümüSertleşme olmuyorSertleşme problemleriErektil disfonksyonSertleşme probleminin psikiyatrik tedavisiCinsel terapistten destek almakSertleşme bozukluklarıCinsel terapi nasıl yapılırSertleşme sorununun sebepleriCinsel işlev bozukluğu hakkındaCinsel işlev bozukluğuSertleşme bozukluğunun tedavisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Taner Canatar

Uzm. Dr. Taner Canatar

1970 yılında gözlerini hayata açan Taner CANATAR,  İçel Anadolu Lisesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra 2001 yılında  ihtisas eğitimini tamamlayarak tıpta uzmanlığını almıştır. 2002 yılından bu yana Aile ve Evlilik Terapileri, Aile Danışmanlığı, Bilişsel Davranışçı Terapi, EFT (Duygusal Özgürleşme ve Enerji Psikolojisi Teknikleri), Cinsel Terapi ile çeşitli kişisel gelişim ve süpervizyon eğitimleri almıştır.  Farklı kurumlarda görev yapmasının ardından 2009 yılında kendisine ait CANATAR Terapi Merkezi’ni kurmuş ve danışanlarını kendi terapi merkezinde kabul etmeye başlamıştır. 2009 yılında “Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)  Adana Şubesi’ni”, 2015 yılı Ocak ayında “Canatar Terapi Enstitüsü’nü”, 2015 Haziran ayında “Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği’ni (TERAPİDER)” kurmuş olan Uzm. Dr. Taner CANATAR, halen TERAPİDER Genel Başkanlığı ile CİSED Adana Şube Başkanlığı görevlerini yürütmektedir. AETD, TERAPİDER, CİSED, TTB, TAHUD üyeliklerinin yanında çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmakta, sosyal sorumluluk projelerinde yer almakta, bireysel, ailesel ve kurumsal eğitimler vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.