Doktorsitesi.com

BAĞLILIK MI? BAĞIMLILIK MI?

Klinik Psikolog Sadiye Kübra Ateşsönmez
Klinik Psikolog Sadiye Kübra Ateşsönmez
23 Mayıs 2022123 görüntülenme
Randevu Al
BAĞLILIK MI? BAĞIMLILIK MI?
BAĞLILIK MI? BAĞIMLILIK MI?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal İlişkilerin Temeli: Bağlanma İhtiyacı

İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana yeni bağlar kurmaya ve ilişkiler geliştirmeye ihtiyaç duymuştur. Birey; sosyal aktiviteler, iş hayatı ve toplumsal etkileşimler aracılığıyla bu bağları güçlendirerek hayatına devam etme motivasyonu kazanır. Genişleyen bu sosyal alan; özel hissetme, sevme ve sevilme gibi temel duygusal ihtiyaçların daha yoğun yaşanmasına olanak tanır. Bu etkileşimlerin doğal bir sonucu olarak ise hayatımıza bağlılık ve bağlanma kavramları girer.

Bağlılık ve Bağımlılık: İnce Çizgi, Büyük Fark

Bağlılık ve bağımlılık kavramları arasında oldukça hassas bir çizgi bulunsa da, bu iki kavramın birey üzerindeki etkileri birbirinden tamamen farklıdır. Birçok kişi bu iki terimi birbirinin yerine kullansa da, sağlıklı bir ilişkinin sürdürülebilirliği bu farkın net bir şekilde anlaşılmasına bağlıdır.

Bağımlılık Nedir? Bilincin ve İradenin Kayboluşu

Bağımlılık, bireyin bilincinin büyük oranda devre dışı kaldığı, boyun eğme ve dayatma mekanizmalarının işlediği bir süreçtir. Bağımlılık, kişinin düşünce sistemine ket vurarak onu adeta esir alır. Bu durumun temel özellikleri şunlardır:

  • Kontrol Kaybı: Kişi, duygularını ve davranışlarını kontrol etmek istemesine rağmen bunu başaramaz.
  • Muhtaçlık Hissi: Birey, bağımlı olduğu kişiye karşı kendini çaresiz ve muhtaç hisseder.
  • Kimlik Kaybı: Eşini hayatının merkezine koyarak "tek ruh, tek beden" olma çabasıyla kendi öz benliğini yitirir.
  • Tüketici İlişki: Davranışlar duygusal olarak besleyici değil, tüketici bir nitelik taşır.

Bağımlı ilişkilerde bireyler, kendilerine olan güvenlerini çürüten bir kısır döngüye girerler. Bu patolojik süreçte taraflardan biri, yaşamak için diğerine asalakça tutunmaya başlayabilir. Sağlıklı olan bu ilişkinin sonlandırılması olsa da, bağımlılık düzeyi nedeniyle bireyler bu kararı almakta zorlanırlar.

Bağlılık Nedir? Özgür İrade ve Güvenin Sentezi

Bağlılık, bir kişiye veya oluşuma karşı sevgi, saygı ve sadakatle yaklaşma durumudur. Bağımlılığın aksine bağlılıkta bilinç açık ve uyanıktır. Farkındalığı barındıran bu süreç, tamamen olumlu bir yapıdadır.

Bağlılığın temel yapı taşları şunlardır:

  1. Özgür İrade: Kişi neye ve nasıl bağlandığını seçme iradesini elinde tutar.
  2. Sorgulama Yetisi: Bağlı olmak, bağlanılan şeyi sorgulamamak anlamına gelmez.
  3. Güven Duygusu: Bir ilişkinin temel taşı olan güven, bağlılığın oluşmasını sağlar.
  4. Bireysel Alan: Kişinin kendini ifade etmesine izin veren, yıpratıcı olmayan bir modeldir.
ÖzellikBağlılıkBağımlılık
İradeÖzgür irade ve seçim vardır.Boyun eğme ve mecburiyet vardır.
Bilinç DurumuFarkındalık yüksektir.Bilinç baskılanmıştır.
Duygusal EtkiBesleyici ve mutluluk vericidir.Tüketici ve yıpratıcıdır.
Temel DuyguGüven ve sevgi esastır.Korku ve muhtaçlık esastır.

Bağlılık ve Bağımlılıkta Anne-Baba Tutumlarının Rolü

Bireyin yetişkinlik dönemindeki bağlanma modelleri, çocuklukta ebeveynleri ile kurduğu ilişkinin niteliğine dayanır. Çocuk yetiştirme yöntemleri, bağlılık veya bağımlılık eğilimlerinin temel belirleyicisidir.

  • Aşırı Koruyucu Tutum: Çocuğun bağımsız ve özerk davranışlar geliştirmesini engeller.
  • Otoriter Yaklaşım: Çocuğun bağımlı davranışlarını pekiştirerek kendi ayakları üzerinde durmasını zorlaştırır.

Ebeveynlerin çocuklarını desteklerken, onların kendi kendilerini idame ettirebilmelerine de izin vermeleri gerekir. Aksi takdirde, yetişkinlikte de bir başkasının bakımına muhtaç, bağımlılığının farkında olmayan bireylerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Sonuç: Bağımlı mı Yoksa Bağlı mısınız?

Sonuç olarak, hem ikili ilişkilerde hem de toplumsal alanlarda bireyin kendi konumunu sorgulaması hayati önem taşır. Sağlıklı bir yaşam için birey, ailesine veya partnerine bağlı olmalı ancak asla bağımlı olmamalıdır. Kendi varlığını ortaya koyabilmek ve mutlu bir yaşam sürmek, bu ayrımın bilincinde olarak adım atmaktan geçer.

Etiketler

Bağlılık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Sadiye Kübra Ateşsönmez

Klinik Psikolog Sadiye Kübra Ateşsönmez

Uzm. Kl. Psk. Sadiye Kübra Ateşsönmez lise öğreniminin ardından Üsküdar Üniversitesi Psikoloji bölümünü başarı ile tamamlayarak psikolog unvanını almıştır. Yüksek lisansını 2016-2018 yılları arasında Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji alanında tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.