Bağlanma Stillerinin Romantik İlişkilere Yansıması

Bağlanma kuramı, bireylerin yakın ilişkilerdeki duygu düzenleme biçimlerini, beklentilerini ve davranış örüntülerini anlamada temel bir çerçeve sunar. Çocukluk döneminde birincil bakım verenlerle kurulan ilişkiler doğrultusunda gelişen bağlanma stilleri, yetişkinlikte romantik ilişkilerde yakınlık kurma, güven geliştirme, çatışma çözme ve ayrılıklarla başa çıkma biçimlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu makalede güvenli, kaygılı, kaçınmacı ve dağınık bağlanma stillerinin romantik ilişkilere yansımaları kuramsal ve klinik açıdan ele alınmakta; terapötik çalışmalara yönelik çıkarımlar sunulmaktadır.
Bağlanma kuramı ilk olarak John Bowlby tarafından geliştirilmiş, Mary Ainsworth’un ampirik çalışmalarıyla sistematik bir yapı kazanmıştır. Kuram, bireyin erken dönem bakım verenleriyle kurduğu ilişkinin, içsel çalışma modelleri aracılığıyla yaşam boyu sürdüğünü öne sürer. Bu içsel modeller; bireyin kendilik algısını (“Ben sevilmeye değer miyim?”) ve başkalarına ilişkin beklentilerini (“Diğerleri güvenilir mi?”) şekillendirir. Yetişkinlikte romantik ilişkiler, bu erken bağlanma örüntülerinin en yoğun biçimde aktive olduğu alanlardan biridir.
Bağlanma Stillerinin Kuramsal Çerçevesi
Güvenli Bağlanma
Güvenli bağlanma stiline sahip bireyler, hem kendilerini hem de başkalarını olumlu algılar. Yakınlık kurmaktan rahatsız olmazlar ve özerklik ile bağlılık arasında sağlıklı bir denge kurabilirler.
İlişkilere Yansıması: - Duygularını açık ve düzenlenmiş biçimde ifade edebilirler. - Çatışmaları tehdit olarak değil, ilişkiyi geliştirme fırsatı olarak görürler. - Partnerlerine güven duyar, terk edilme ya da aşırı bağımlılık korkuları yaşamazlar. - İlişki doyumları genellikle yüksektir.
Kaygılı (Saplantılı) Bağlanma
Kaygılı bağlanma stilinde bireyin kendilik algısı olumsuz, başkalarına yönelik algısı ise görece olumludur. Yakın ilişkilerde yoğun terk edilme korkusu ve onay ihtiyacı ön plandadır.
İlişkilere Yansıması: - Sürekli ilgi, güvence ve onay arayışı görülür. - Partnerin davranışlarını aşırı yorumlama eğilimi vardır. - Ayrılık, mesafe ya da belirsizlik yoğun kaygı yaratır. - Kıskançlık ve ilişkiye aşırı odaklanma sık görülür.
Kaçınmacı (Kayıtsız) Bağlanma
Kaçınmacı bağlanmada bireyin kendilik algısı olumlu, başkalarına yönelik algısı olumsuzdur. Bağımsızlık vurgusu yüksektir ve yakınlık tehdit edici olarak algılanabilir.
İlişkilere Yansıması: - Duygusal yakınlıktan kaçınma ve mesafe koyma eğilimi vardır. - Duygular bastırılır veya küçümsenir. - Çatışma durumlarında geri çekilme sık görülür. - Partner tarafından “soğuk” veya “ulaşılamaz” olarak algılanabilirler.
Dağınık (Korkulu-Kaçınmacı) Bağlanma
Dağınık bağlanma, hem kendilik hem de başkalarına yönelik algının olumsuz olduğu bir örüntüdür. Yakınlık isteği ile yakınlıktan korkma aynı anda yaşanır.
İlişkilere Yansıması: - İlişkilerde yoğun gelgitler ve tutarsız davranışlar görülür. - Hem terk edilme korkusu hem de yakınlıktan kaçınma bir aradadır. - Travma öyküsü sık eşlik eder. - İlişkiler genellikle kaotik ve yorucudur.
Bağlanma Stilleri, Çatışma ve İlişki Doyumu
Araştırmalar, güvenli bağlanma stilinin yüksek ilişki doyumu ve etkili çatışma çözme becerileriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Kaygılı bağlanma, ilişki doyumunu düşüren aşırı talepkârlık ve duygusal dalgalanmalarla; kaçınmacı bağlanma ise duygusal uzaklık ve düşük yakınlıkla ilişkilidir. Dağınık bağlanma ise en yüksek ilişki stresi ve kopma riskiyle ilişkilendirilmektedir.
Klinik ve Terapötik Çıkarımlar
Bağlanma stillerinin fark edilmesi, bireysel ve özellikle çift terapilerinde temel bir değerlendirme ve müdahale alanı sunar. Partnerler arası çatışmalar çoğu zaman “kim haklı?” sorusundan ziyade, bağlanma ihtiyaçlarının ve korkularının çarpışması şeklinde ortaya çıkar. Terapötik ilişki, güvenli bağlanmanın yeniden deneyimlenebileceği bir alan olarak işlev görebilir.
Terapide hedeflenen temel noktalar şunlardır:
- İçsel çalışma modellerinin fark edilmesi
- Duygu düzenleme becerilerinin güçlendirilmesi
- Güvenli yakınlık deneyimlerinin artırılması
- Kaçınma ve aşırı talepkârlık döngülerinin kırılması
Kaynakça (Seçme)
Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. Routledge.
Ainsworth, M. D. S. (1978). Patterns of Attachment. Lawrence Erlbaum.
Hazan, C., & Shaver, P. (1987). Romantic love conceptualized as an attachment process. Journal of Personality and Social Psychology, 52(3), 511–524.
Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2016). Attachment in Adulthood. Guilford Press.


