Doktorsitesi.com

Bağımlılığın Görünmeyen Yüzü: UYUMLANMA

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk
Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk
14 Haziran 202612 görüntülenme
Randevu Al
Erken dönem ebeveyn- bebek uyumlanmasının madde bağımşılığına etkisi üzerine bir inceleme…
Bağımlılığın Görünmeyen Yüzü: UYUMLANMA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erken Çocukluk Döneminde Beyin Gelişimi ve Uyumlanma Kavramı

Beyin gelişimi, yalnızca maruz kalınan olumsuz uyaranlardan değil, aynı zamanda yeterli düzeyde "iyi uyarım" olmamasından da ciddi şekilde etkilenmektedir. İngiliz çocuk psikiyatrı D.W. Winnicott’un ifadesiyle, fayda sağlayabilecek bir gelişim süreci yaşanabilecekken hiçbir şeyin yaşanmaması, beyin üzerinde olumsuz izler bırakabilir. Özellikle stres altındaki ebeveynler, çocuklarının beyinlerindeki öz-düzenleme devrelerinin gelişmesi için kritik olan kaliteli uyumlanmayı sağlamakta güçlük çekerler.

Uyumlanma, bir bireyin başka bir kişinin duygusal durumuyla tam bir uyum içinde olmasıdır. Bu kavram, ebeveynin çocuğuna duyduğu sevgiden ziyade; çocuğun kendisini anlaşılmış, kabul edilmiş ve yansıtılmış hissetmesini sağlayan duygusal varlık gösterme becerisi ile ilgilidir. Henüz konuşma yetisi gelişmemiş bir çocuk için uyumlanma, sevginin iletildiği temel bir hat ve gerçek bir sevgi dilidir.

Uyumlanma Sürecinin Hassas Dengesi ve Ebeveyn Etkisi

Uyumlanma, son derece içgüdüsel ve incelikli bir süreçtir. Ebeveynin moral bozukluğu, kafa dağınıklığı veya stresli olması bu hassas süreci hızla kesintiye uğratabilir. Bir ebeveynin çocuğuna derin bir sevgiyle bağlı olması, onunla her zaman uyumlandığı anlamına gelmez.

Uyumlanma eksikliğinin temel özellikleri şunlardır:

  • Kuşaklararası Aktarım: Ebeveynler, kendi çocukluklarında deneyimlemedikleri bir uyumlanma modelini çocuklarına aktarmakta zorlanabilirler.
  • Psikolojik Stres: Depresif ebeveynlerin çocukları, sevilmedikleri için değil, ebeveynleri onlarla duygusal uyum kuramadığı için stres yaşarlar.
  • Görülme İhtiyacı: Çocuklar sevildiklerini bilseler dahi, oldukları haliyle görülmedikleri ve takdir edilmedikleri bir ortamda derin bir eksiklik hissederler.

Yakından Uzaklık: Duygusal Kopukluğun Nörolojik Sonuçları

Ebeveynin fiziksel olarak orada bulunduğu ancak duygusal olarak dengesiz veya kopuk olduğu durumlara "yakından uzaklık" denir. Bu durum, stres etkenlerinin ebeveyn ile çocuk arasındaki uyumlu teması kesmesiyle oluşur. Araştırmalar, bu süreçte çocuğun yaşadığı fizyolojik stresin, fiziksel bir ayrılık anındaki stres seviyelerine yaklaştığını göstermektedir.

DurumBeyin Gelişimi Üzerindeki Etkisi
Düşük UyumlanmaÖz-denetim sistemleri için yetersiz şablon oluşturur.
Yakından UzaklıkStres kontrolü devrelerinin gelişimini sekteye uğratır.
Nörolojik BozulmaNörotransmitter sistemlerini olumsuz etkileyerek bağımlılık riskini artırır.

Bağımlılık Eğilimleri ve Modern Toplumun Etkisi

Bağımlılık riskleri, sanılanın aksine çok küçük yaşlarda filizlenebilir. Ebeveyninden yeterli uyumlanma desteği alamayan çocuklar, kendilerini yatıştırmak için hızla televizyon izleme veya yemek yeme gibi davranışsal bağımlılıklara yönelebilirler. Bu durum, çocuğun duygusal düzeyde bir "bağlantı" kurma ihtiyacının karşılanmamasından kaynaklanır.

Günümüzün parçalanmış ve yüksek stresli toplum yapısında, ebeveynler geçmişteki kabile, geniş aile veya mahalle desteğinden mahrum kalmaktadır. Bu sosyal destek mekanizmalarının yokluğu, uyumlanamayan ebeveyn-çocuk ilişkilerinin ne yazık ki modern bir norm haline gelmesine yol açmaktadır. Sonuç olarak; sevginin varlığına rağmen, görülme ve empati kurulma algısındaki eksiklik, bireyin ilerleyen yaşamında davranışsal bağımlılıkların temelini oluşturabilmektedir.

Etiketler

Madde bağımlılığı tedavisiErgenlerde madde bağımlılığıGençlerde madde bağımlılığıMadde bağımlılığı alkolizmMadde bağımlısıMadde bağımlılığı ve öfkeUyuşturucu madde bağımlılığı tedavisiMadde bağımlılığının tehlikeleriMadde bağımlılığının zararlarıMadde bağımlılarına yaklaşımMadde bağımlılarına aile yaklaşımıMadde bağımlılığı tedavisinde aile önemiMadde bağımlılarının ruh hali nasıldırMadde bağımlılığından iyileşmekMadde bağımlılığında tedavi yaklaşımıMadde bağımlılarına nasıl yaklaşmalıyız

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Merhaba, Ben Zeliha. 3 çocuk annesi, mesleğinde 21 yıllık özel ve kamu deneyimine sahip, öğrenmek büyütmek ve üretmekten müthiş keyif alan biriyim. Yaşam benim için tekdüze değil; her gün gelişimimize yönelik sayısız fırsatlar sunan bir arena ve ben bu sahnede psikolog olmayı daha çocukken arzulamış bir yetişkinim.  Akranlarımın üzgün, haksızlığa uğramış ve acı çeken hallerine kayıtsız kalamayarak içimdeki karşı konulmaz yardım ve şefkat güdüsüne kulak vermenin bir sonucu olarak  bugünkü mesleğimi icra ediyorum ve bu benim için son derece gurur verici.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.