Doktorsitesi.com

Artık Çözüm Zamanı!!!

Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük
Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük
2 Ekim 2018170 görüntülenme
Randevu Al
Artık Çözüm Zamanı!!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk Şiddeti ve Toplumsal Vicdan: Neden Engel Olamıyoruz?

Son dönemde ardı ardına gelen çocuk ölüm haberleri, toplumun her kesimini derinden sarsmaya devam ediyor. Bu trajediler sadece doğal nedenlerle gerçekleşen kayıplar değil; akla ve mantığa sığmayan, insan eliyle gerçekleştirilen vahşet eylemleridir. Ülkemizde ne zaman bu tür trajik bir olay yaşansa, konu hızla ülke gündemine yerleşiyor. Şehir yaşamının dar alanlarına sıkışmış çocuklarımızı, artık en tanıdık yüzlere bile emanet edemez hale geldiğimiz bir dönemden geçiyoruz.

Savunmasız, henüz hayatın başında ve hiçbir günahı olmayan çocukların maruz kaldığı bu şiddet, sadece fiziksel bir saldırı değil, insanlığın ortak utancıdır. Çocuk şiddeti, failin fiziksel gücünden ziyade, genellikle aile içinden veya yakın çevreden gelmesi nedeniyle korunması en zor saldırı türüdür.

Şiddetin Kökeni: Bir Bebek Nasıl Caniye Dönüşür?

Toplum olarak bir çocuk katiliyle karşılaştığımızda, haklı olarak büyük bir öfke duyuyor ve en ağır cezaların verilmesini istiyoruz. Ancak asıl sormamız gereken soru şudur: Bir zamanlar masum bir bebek olan bir birey, nasıl olur da bu kadar kirlenerek korkunç bir yetişkine dönüşür?

Uzmanlar, bu durumun genellikle berbat bir çocukluk mirası olduğunu vurgulamaktadır. Bugün toplumun nefretle baktığı pek çok fail, geçmişte kendisi de ağır ihmal ve istismara uğramış birer mağdurdur. Toplumun giderek bireyselleşmesi, hızlı şehirleşme ve manevi değerlerin zayıflaması, insanların birbirine yabancılaşmasına ve bu tür karanlık profillerin artmasına zemin hazırlamaktadır.

Toplumsal Çözüm İçin Öz Eleştiri Zamanı

Sadece failleri cezalandırmak veya idamı tartışmak, vicdanları rahatlatsa da sorunun kökünü kurutmaya yetmemektedir. Çözüm için her kesimin iğneyi kendine batırması gerekmektedir:

  • Medya ve Yayıncılar: Şiddet haberlerinin veriliş biçimi, şiddeti sıradanlaştırıyor mu? Toplumun duyarsızlaşmasına neden oluyor mu?
  • Dizi Yapımcıları: Güç kullanarak zayıfı ezen karakterler, çocuklara yanlış rol modeller mi sunuyor? Mafya kültürü, dürüst mesleklerin önüne mi geçiyor?
  • Devlet ve Yasalar: Kanunlar yeterince caydırıcı mı? Bir çocuk ana rahmine düştüğü andan itibaren devlet güvencesini tam olarak hissediyor mu?
  • Ebeveynler ve Eğitimciler: Çocuklar sevgi ve güven ortamında mı büyüyor? Eğitim sisteminde sevgi, saygı ve insan hakları yeterince işleniyor mu?

Şiddeti Önlemede Ortak Sorumluluk

Şiddet sadece fiziksel darp veya cinayet değildir; toplumun her katmanında engelliye, yaşlıya, kadına ve çocuğa yönelik "görünmeyen" şiddet eylemleri devam etmektedir. "Aile içi mesele" diyerek görmezden gelinen her durum, yarın bir çocuğun hayatına mal olabilir.

Sorumlu GruplarTemel Görev ve Yaklaşım
AkademisyenlerSorunun kökenine inen bilimsel veriler ve analizler sunmak
SiyasetçilerCaydırıcı yasalar ve koruyucu sosyal politikalar üretmek
MedyaŞiddeti özendirmeyen, etik bir dil benimsemek
BireylerÇevresindeki istismara sessiz kalmamak ve ihbar etmek

Sonuç olarak; sevgi ve güven dolu bir ortamda büyüyen çocuklar, yarınların sağlıklı yetişkinleri olacaktır. İnsan var oldukça kötülük de var olacaktır; ancak hedefimiz bu olayları asgariye indirmek olmalıdır. Daha kaç Eylül veya Leyla kurban vereceğimizi sorgulamak yerine, her birimiz elimizi taşın altına koyarak çözümün bir parçası olmalıyız. Şiddet bir kader değil, toplumsal bir sorundur ve çözümü topyekûn bir mücadele gerektirir.

Etiketler

ÇocukŞiddetİstismarPsikolojiçocuk şiddeti

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük

Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük

1995 yılında Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesi'nden mezun oldum. 1996-2003 yılları arasında Erciyes Üniversitesi'nde almış olduğum Tıp Eğitiminin akabinde iki yıla yakın bir süre pratisyen hekim olarak çalışma fırsatı buldum. Ardından 2005-2010 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve AraştırmaHastanesi-Ankara AMATEM bünyesinde psikiyatri asistanı olarak görev yaptım. Eğitimim süresince Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi kuramsal eğitimlerini ayrıca aldım.

GATA Uyku Laboratuvarında uyku bozuklukları üzerine çalıştım. Asistanlığım süresince yurt içi ve yurt dışı çeşitli kongre ve eğitim aktivitelerine katılımım oldu. Nihayetinde 2010 yılında Uzman Doktor ünvanına hak kazandım ve zorunlu hizmetimi Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamladım. Özellikle Aile içi Şiddet, Alkol/Madde Bağımlılığı, Şizofreni konuları başta olmak üzere çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde koordinatör ve aktif çalışmacı olarak görev yaptım. Yapmış olduğum çalışmalar Adıyaman Valiliği tarafından plaket ile ödüllendirildi. Özellikle bağımlılık konularında eğitim faaliyetlerinde bulundum.

CİTEB bünyesinde cinsel terapi eğitimimi tamamladıktan sonra, 2015 -2017 yılları arasında Bartın Devlet Hastanesi'nde başhekim yardımcısı olarak çalıştım. İlde görev yaptığım süre boyunca Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde Davranış Bilimleri ve Fizyolojik Psikoloji derslerinde öğretim görevlisi olarak görev aldım. Asistanlık eğitimim ve uzmanlık pratiğim süresince çeşitli ulusal ve uluslar arası hakemli dergilerde yayımlanmış makalelerim, bilimsel toplantılarda sunulan bildirilerim mevcuttur. Akademik faaliyetlerimi titizlikle sürdürmekteyim.

Mesleki çalışmalarıma Ankara'da bulunan özel muayenehanemde hizmet vermekteyim. Evliyim, iki çocuğum var.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.