Doktorsitesi.com

Artan başarı arzusu ve rekabet kişinin yaşam kalitesini etkiliyor.

Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva
Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva
20 Ağustos 2024126 görüntülenme
Randevu Al
Günümüzde artan başarı arzusu ve rekabet kişinin yaşam kalitesini etkiliyor. Yoğun başarı ihtiyacı ve takdir beklentisi taşıyan birey aşırı çalışmaya başlayarak, işinde mükemmeliyetçi davranabiliyor. En ufak başarısızlığı da kişiselleştirerek demoralize olabiliyor. Aşırı çalışma sonucu bireyin yaşadığı baskının ve stresin, uzun vadede çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğunu ve yaşamdan aldığı doyumu etkilediğini görmekteyiz.”
Artan başarı arzusu ve rekabet kişinin yaşam kalitesini etkiliyor.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Modern Dünyada Başarı Arzusu ve İşkoliklik Kavramı

Günümüz dünyasında artan yenilikçilik hızı ve yoğun rekabet ortamı, bireylerin çalışma sürelerini ve tempoyu önemli ölçüde artırmıştır. Takdir görme arzusu veya çeşitli ihtiyaçlarını karşılama motivasyonuyla hareket eden bireyler, zamanlarının büyük bir kısmını işlerine ayırarak yaşamlarını tamamen iş odaklı kurgulamaktadır. Bireyin yaşamının her alanına sirayet eden bu aşırı çalışma durumu, son yıllarda literatürde sıkça karşılaşılan işkoliklik kavramını gündeme getirmektedir.

İşkolikler, zamanlarının çoğunu iş yerinde geçirmelerinin yanı sıra, hayatlarının her anında zihinsel olarak işleriyle meşgul olurlar. Bu durum, bireyin işine karşı geliştirdiği saplantılı bir tutum olarak tanımlanabilir. Bazı dönemlerde iş yükünün artması normal karşılansa da, bu durumun tek başına çalışmaya bağımlılık olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Gerçek bir çalışma bağımlısı, dışsal faktörlerden bağımsız olarak, içsel ve engelleyemediği bir dürtüyle çalışma motivasyonu sağlar.

Başarı İhtiyacı ve Yaşam Kalitesi Üzerindeki Baskı

Artan başarı arzusu ve rekabetçi ortam, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır. Yoğun bir başarı ihtiyacı ve takdir beklentisi içinde olan kişiler, iş süreçlerinde mükemmeliyetçi bir tavır sergileyerek aşırı çalışmaya yönelirler. Bu süreçte yaşanan en küçük başarısızlıklar bile birey tarafından kişiselleştirilerek ciddi bir moral bozukluğuna yol açabilir.

Aşırı çalışmanın yarattığı sürekli baskı ve stres, uzun vadede bireyin yaşam doyumunu azaltmakta ve çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlamaktadır. Araştırmalar ve gözlemler, bu yoğun stresin hem fiziksel hem de psikolojik bütünlüğü tehdit ettiğini göstermektedir.

İş Stresinin Birey Üzerindeki Olumsuz Etkileri

İş yaşamında daha iyi olma isteği, ekonomik kaygılar ve iş güvencesinin belirsizliği gibi faktörler, bireylerin sürekli olarak yoğun iş stresi yaşamasına neden olur. Belirli bir seviyedeki stres başarıyı tetiklese de, kontrol edilemeyen stres verimliliği düşürür ve duygusal dengeleri bozar.

Aşırı iş stresinin yol açtığı duygusal ve fiziksel problemler şunlardır:

  • Duygusal Tepkiler: Kızgınlık, korku, panik, çaresizlik ve güvensizlik hissi.
  • Fiziksel Sağlık Sorunları: Kronik yorgunluk, tansiyon problemleri ve uyku bozuklukları.
  • Psikolojik Rahatsızlıklar: Kaygı bozukluğu, depresyon ve panik bozukluk.

Bunun yanı sıra, iş yaşamındaki beklentiler ile bireyin kişisel özelliklerinin uyuşmaması rol karmaşasına yol açar. Bu durum, iş ve özel yaşam arasındaki dengenin bozulmasına, sosyal ilişkilerin zayıflamasına ve bireyin yalnızlığa itilmesine neden olur.

Mükemmeliyetçilik ve Stres Yönetimi Zorlukları

Zihni sürekli işle meşgul olan ve iş bağımlılığı yaşayan kişilerin stres seviyeleri, diğer bireylere göre çok daha yüksektir. Bu kişiler, mükemmeliyetçi yapıları gereği sorumluluklarını başkalarına devretmekte (delegasyon) zorlanırlar. Tüm yükü tek başına üstlenmek, strese bağlı psikolojik sağlık sorunlarının şiddetini artırırken yaşamdan alınan doyumu da minimize eder.

İş Stresiyle Baş Etme Yöntemleri

İş yaşamında stres yaratan unsurları tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, bu stresin kronikleşmesini önlemek için etkili bir stres yönetimi planlaması yapılmalıdır. Stres yönetimi kişisel özelliklere göre farklılık gösterse de, aşırı çalışma temposuyla başa çıkmak için şu stratejiler uygulanabilir:

Strateji AlanıUygulanabilecek Yöntemler
Kişisel FarkındalıkHayat felsefesini gözden geçirmek ve uygun iş alanlarını belirlemek.
İş BölümüSorumlulukları paylaşmak ve görev dağılımı yapmak.
Yaşam Dengesiİş ve özel hayatı birbirinden keskin çizgilerle ayırmak.
Fiziksel AktiviteDüzenli spor yapmak ve gevşeme tekniklerini uygulamak.
SosyalleşmeSosyal aktivitelere zaman ayırmak ve dinlenmeye odaklanmak.

Sonuç olarak, kişinin kendisine vakit ayırması ve yeterli düzeyde dinlenmesi, iş stresi yönetiminde en kritik faktörlerden biridir. Bu adımlar, hem profesyonel verimliliği hem de genel yaşam kalitesini korumaya yardımcı olacaktır.

Etiketler

Mükemmeliyetçi kişiAşırı sorumluluk duygusuÇalışma hayatında tükenmişlik sendromuİşkolik olmakiş stresiaşırı sorum

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva

Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva

1989 yılında Baku/Azerbaycan’ da doğdu. 2013 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. Öğrenim süresince Mersin E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda, Mersin Devlet Hastanesinin çeşitli psikiyatri birimlerinde ve çeşitli anaokullarında gönüllü gözlemci olarak staj çalışmalarında bulundu.
2016 yılında İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programından mezun oldu ve Uzman Klinik Psikolog unvanını aldı. Yüksek lisans bitirme projesini ‘Obsesif – Kompülsif Bozukluk Tanısı Alan Bireylerin Aileleri ve Sosyal Çevrelerindeki Bilişsel Süreçleri’ üzerine yazdı.
Psikoloji lisans eğitimini tamamladığı sene Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde aile danışmanlığı, zihinsel ve bedensel engelli bireyler için bireysel ve grup terapileri alanlarında çalışma yaptı.
2014 yılında trafik psikolojisinin alanı olan psikoteknik değerlendirme merkezinde sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan zihinsel özelliklerini, psikomotor yetenek ve becerilerini, tutum ve davranışlarını değerlendirerek trafik içinde seyahat eden halkı, tehlikeli sürücülerden korumak amaçlı çalışmalarda bulundu.
2015 yılında iki sene dışarıdan sözleşmeli olarak Mersin Uluslararası Limanı operatörlerinin işe alımında, pozisyon değişikliklerinde ve iş kazası durumlarında bireysel ve kurumsal danışmak hizmeti verdi. 
2017-21 yılları arasında Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi’ nde bilişsel davranışçı terapi ekolünü, oyun terapisi ve EMDR terapi yöntemini benimseyerek çocuk – ergen ve yetişkin bireylere bireysel danışmanlık hizmeti verdi. 
Uzman Klinik Psikolog Gülcihan Agaeva, özel danışmanlık merkezinde Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR Terapisi, Oyun Terapisi ve Aile ve Evlilik Terapisi yöntemlerini kullanarak çocuk ve ergen, yetişkin, aile ve çift danışmanlık hizmetlerini vermeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.