Doktorsitesi.com

AORT BALONLAŞMASI(ANEVRİZMA) VE YIRTILMASI(DİSEKSİYONU)

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
22 Aralık 20124680 görüntülenme
Randevu Al
AORT BALONLAŞMASI(ANEVRİZMA) VE YIRTILMASI(DİSEKSİYONU)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aort Damarı Nedir? Yapısı ve İşlevleri

Aort, kalbin sol karıncığından pompalanan oksijenlenmiş kanı, dalları aracılığıyla tüm doku ve organlara taşıyan vücudun en büyük atardamarıdır. Hayati bir öneme sahip olan bu damarın duvarı üç temel katmandan oluşur. En iç tabakada damar yüzeyini kaplayan endotel hücreleri, orta tabakada elastikiyeti sağlayan muskuler hücreler ve elastik lameller, en dışta ise bağ dokusundan zengin bir tabaka yer alır.

Aortanın Temel Segmentleri ve Beslediği Bölgeler

Aorta, vücut içerisindeki konumuna ve işlevine göre dört temel segmente ayrılmaktadır. Bu bölümler ve besledikleri alanlar şu şekildedir:

  • Çıkan Aort: Kalbi besleyen koroner damarların çıkış noktasıdır.
  • Arkus Aort: Beyne ve kollara giden damarları barındırır.
  • İnen Aort: Omuriliğe kan akışı sağlar.
  • Abdominal (Karın) Aort: Karaciğer, mide, bağırsaklar, dalak, böbrekler ve her iki bacağa giden dalları verir.

Aort Hastalıkları: Anevrizma ve Tanı Yöntemleri

Aort hastalıkları genel olarak damar duvarında yırtılma (diseksiyon, rüptür) ve genişleme (anevrizma) başlıkları altında incelenir. Aort çapının normal boyutunun yaklaşık 1.5-2 katı kadar genişlemesi anevrizma olarak tanımlanır. Anevrizmaların %65’i karın bölgesindeki abdominal aortada, %35’i ise göğüs boşluğunda gelişir.

Göğüs boşluğundaki anevrizmaların tanısında ilk aşamada düz akciğer grafisi ile aort gölgesindeki genişleme incelenir. Kesin tanı için ise bilgisayarlı tomografi (BT) veya MR yöntemlerine başvurulur. Hastalığın gelişiminde genetik faktörler (iki yaprakçıklı aort kapağı, Marfan sendromu gibi bağ dokusu hastalıkları) ve sonradan gelişen nedenler (obezite, sigara, hipertansiyon, ateroskleroz ve travmalar) rol oynar.

Aort Hastalıklarında Belirtiler ve Klinik Tablo

Anevrizmanın bulunduğu bölgeye göre semptomlar değişkenlik göstermektedir. Göğüs boşluğundaki anevrizmalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve ses kısıklığı görülür. Abdominal aort anevrizmalarında ise karında her kalp atımıyla hissedilen bir kitle ve bel bölgesinde ağrı en belirgin şikayetlerdir.

Aortik Diseksiyon: Acil Müdahale Gerektiren Durumlar

Aortik diseksiyon, aortun iç tabakasının yırtılarak kanın orta katmana geçmesi ve yüksek basınçla damar duvarında ikinci bir yol oluşturmasıdır. En önemli belirtisi, göğüsten başlayıp sırta doğru yayılan yırtılma tarzında şiddetli ağrıdır. Bu tabloya bayılma, nefes darlığı, nabız kaybı ve nörolojik bozukluklar eşlik edebilir.

  • Tip A Diseksiyon: Çıkan aortadan başlar, bacaklara kadar uzanabilir; acil cerrahi müdahale gerektirir.
  • Tip B Diseksiyon: Sadece inen aortada görülür; genellikle ilaçla tedavi edilir.

Cerrahi Tedavi ve Risk Analizi

Aort hastalıklarında tedavi planlı veya acil cerrahi olarak ikiye ayrılır. Acil operasyonlar genellikle yırtılmalar için uygulanırken, planlı ameliyatlar rüptür veya diseksiyon riskini önlemeyi amaçlar. Tedavi yöntemlerindeki risk oranları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:

Operasyon TürüÖlüm Riski Oranı
Planlanmış Cerrahi%3 - %7
Acil Cerrahi Müdahale%15 - %40
Tedavi Edilmeyen Tip A Diseksiyonİlk hafta %90 (Her saat %3 artış)

Abdominal Aort Anevrizması (AAA) ve Risk Faktörleri

Karın bölgesindeki aortun 3.5 cm üzerine çıkması abdominal aort anevrizması olarak kabul edilir. İleri yaş, erkek cinsiyet (4 kat daha fazla görülür), sigara kullanımı, diyabet ve hipertansiyon temel risk faktörleridir. Çapın 5.5 cm üzerine çıkması durumunda cerrahi veya stent ile girişimsel tedavi zorunludur. Özellikle 65 yaş üstü sigara içmiş erkeklerin tarama yaptırması hayati önem taşır.

Korunma Yolları ve Yaşam Tarzı Önerileri

Anevrizma gelişimini önlemek için ateroskleroz (damar sertliği) ve hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır. Kolesterol ve doymuş yağ asitlerinden fakir bir beslenme düzeni benimsenmeli, ağır sportif aktivitelerden kaçınılmalıdır. Damar çapında hızlı artış veya yüksek rüptür riski saptandığında vakit kaybetmeden cerrahi veya stent tedavisine başvurulmalıdır.

Etiketler

Damar hastalıkları nelerdirAort damarının görevi nedirAort damarının hastalıkları nelerdirDamar hastalıklarının tedavisi nasıldırAort damarı tıkanmasıDamar tıkanıklıklarının tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı, kalp ve damar cerrahisi alanında 28 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye’nin önde gelen hekimlerinden biridir. 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitede uzun yıllar akademisyen ve cerrah olarak görev yaptı. 2011 yılından bu yana kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.