Doktorsitesi.com

Kılcal Varisler Lazer ve Köpük Tedavisi

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
4 Şubat 2021205 görüntülenme
Randevu Al
Kılcal  Varisler Lazer ve Köpük Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kılcal Varis Nedir ve Neden Oluşur?

Kılcal varis, deri içerisindeki toplardamarların genişlemesi sonucu ortaya çıkan ve estetik kaygılara yol açan bir sağlık sorunudur. Bu durumun temel nedeni, genellikle derin toplardamarlardaki kaçaklar (venöz yetmezlik) olup, otururken veya ayakta dururken kanın geri kaçmasına bağlı olarak gelişen yüksek basınçtır. Bu basınç, damarların genişlemesine ve kozmetik bozulmalara zemin hazırlar.

Kılcal varislerin oluşumunda etkili olan diğer faktörler şunlardır:

  • Doğumsal nedenler ve genetik yatkınlık
  • Kimyasal ajanlara maruziyet
  • Radyasyon ve fiziksel travmalar
  • Romatizmal hastalıklar
  • Hormonal faktörler

Kılcal varis saptanan hastalarda, tedavi planlanmadan önce mutlaka Doppler ultrason ile kaçak varlığı araştırılmalıdır.

Kılcal Varis Tedavisinde Temel Yaklaşım

Kılcal varis tedavisinde başarıya ulaşmanın en önemli yolu, öncelikle altta yatan nedenin doğru tespit edilmesidir. Eğer damarlarda bir kaçak söz konusuysa, kalıcı sonuçlar alabilmek için önce bu kaçağa yönelik girişimlerde bulunulmalıdır. Günümüzde en sık kullanılan yöntemler yüzeyel lazer ve skleroterapi (köpük tedavisi) uygulamalarıdır.

Yüzeyel Lazer Tedavisi

Problem esas olarak kozmetik odaklı olduğunda, cilt üzerindeki kılcal damarlara lazer uygulamaları oldukça faydalıdır. Lazer tedavisinin başarısını etkileyen kritik parametreler şunlardır:

  • Hastanın ten rengi (melanin pigmenti)
  • Uygulanan damarın kalınlığı ve derinliği
  • Lazer ışığının dalga boyu, enerji miktarı ve ışık çapı
Damar DerinliğiÖnerilen Dalga BoyuUygulama Notu
0.7 mm (Yüzeyel)500-600 nmKısa dalga boyu tercih edilir
3 mm (Derin)1064 nmUzun dalga boyu gereklidir

İşlem sırasında ciltte yanık oluşmasını önlemek için cilt soğutma sistemleri kullanılır. Bu yöntemle %75-100 oranında başarı sağlanabilir; ancak nadiren deride koyulaşma görülebilir.

Skleroterapi ve Köpük Tedavisi Nedir?

Skleroterapi, damar içi hücrelerde harabiyet yaratan sklerozan ajanların sıvı veya köpük formunda damara enjekte edilerek damarın yok edilmesi işlemidir. Genellikle 1-3 mm çaplı yüzeyel varislerde tercih edilir.

En popüler uygulama olan köpük skleroterapisi, ilacın hava ile karıştırılarak (1/4 oranında) uygulanmasıdır. Bu teknik, ilacın damar duvarına daha fazla nüfuz etmesini sağlayarak etkinliği artırır. İşlem sonrasında damarın tamamen kaybolması 3 ile 6 ay arasında bir süreci kapsar. Sanılanın aksine, damar işlemden saniyeler sonra kaybolsa da birkaç dakika içinde tekrar görünür hale gelir ve gerçek iyileşme zamanla gerçekleşir.

Skleroterapi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İşlemden sonra bacağa 2 gün elastik bandaj sarılmalı veya varis çorabı giyilmelidir.
  • Toplamda 1 hafta boyunca kompresyon tedavisine devam edilmelidir.
  • 15-30 gün sonra damar içinde biriken pıhtılar iğne ile boşaltılmalıdır. Bu işlem, ciltte sarı-mor renk değişimlerini (lekelenmeyi) önler.

Skleroterapinin Uygulanmadığı Durumlar

Bazı sağlık durumları ve risk faktörleri skleroterapi için engel teşkil edebilir:

  • Gebelik dönemi
  • 75 yaş üzerindeki bireyler
  • Hareket kısıtlılığı olan ve derin ven trombozu riski taşıyanlar
  • Diyabet, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer hastaları
  • Ciddi bacak atar damar hastalığı ve alerjik astımı olanlar
  • Yakın zamanda geçirilmiş damar iltihapları

Olası Komplikasyonlar ve Çözümleri

Skleroterapi güvenli bir yöntem olsa da nadiren şu komplikasyonlar gelişebilir:

  1. Hiperpigmentasyon: Renk koyulaşmasıdır. Trombüsün 15. günde boşaltılmasıyla önlenebilir.
  2. Telenjektatik Matting: Uygulama çevresinde ince yeni damarların oluşmasıdır. Genellikle 6 ay içinde %80-90 oranında kendiliğinden geçer.
  3. Cilt Nekrozu: İlacın damar dışına kaçmasıyla oluşur. Masaj ve serum fizyolojik enjeksiyonu ile müdahale edilir.
  4. Sistemik Alerjik Reaksiyon: Nadirdir; döküntü veya nefes darlığı görülebilir. Antihistaminik ve kortizon ile tedavi edilir.
  5. Derin Ven Trombozu (DVT): Çok nadir görülen ciddi bir pıhtılaşma durumudur. Uzun süreli pıhtılaşma önleyici ilaç kullanımı gerektirir.

Etiketler

Varikosel tedavisiVaris oluşumuKılcal varisVaris tedavi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı, kalp ve damar cerrahisi alanında 28 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye’nin önde gelen hekimlerinden biridir. 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitede uzun yıllar akademisyen ve cerrah olarak görev yaptı. 2011 yılından bu yana kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.