Doktorsitesi.com

Anti-TNF İlaç Tedavisine Başlamadan Önce Hepatit B Taraması Nasıl Yapılmalı?

Doç. Dr. İsmail Şimşek
Doç. Dr. İsmail Şimşek
28 Aralık 20111703 görüntülenme
Randevu Al
Anti-TNF İlaç Tedavisine Başlamadan Önce Hepatit B Taraması Nasıl Yapılmalı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hepatit B Virüsünün Toplum Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin Hepatit B virüsü (HBV) ile enfekte olduğu bilinmektedir. Ülkemizde son on yılda yürütülen yoğun aşılama kampanyaları sayesinde hastalığın görülme sıklığı önemli ölçüde azalmış olsa da, toplumun yaklaşık %5’inin halen bu virüsü taşıdığı tahmin edilmektedir. Bu veriler, hastalığın halk sağlığı açısından ciddiyetini koruduğunu göstermektedir.

Hepatit B virüsü, karaciğeri doğrudan etkileyerek hepatite ve bunun bir belirtisi olan sarılığa yol açabilen bir enfeksiyondur. Virüsün temel bulaşma yolları şunlardır:

  • Kan yoluyla temas,
  • Cinsel temas,
  • Anneden bebeğe geçiş.

Hastalığın Kronikleşme Süreci ve Risk Faktörleri

Virüsle karşılaşan hastaların büyük bir bölümünde vücudun savunma mekanizmaları virüsü temizlemeyi başarır. Ancak, enfekte olan kişilerin %5-10 kadarında hastalık kronikleşmektedir. Kronikleşen vakaların %20-40’ında siroz gelişmekte, siroz hastalarının yaklaşık dörtte birinde ise karaciğer kanseri tablosu ortaya çıkmaktadır. Bu ciddi sonuçlara rağmen, toplumdaki olguların çok azına tanı konulabilmekte ve birçok birey taşıyıcı olduğundan habersiz yaşamaktadır.

Romatolojik Hastalıklar ve Anti-TNF İlaç Kullanımı

Hepatit B riski, özellikle romatoid artrit, ankilozan spondilit ve psöriatik artrit gibi romatolojik hastalıklar nedeniyle anti-TNF grubu ilaç kullanacak hastalar için kritik bir önem taşır. Bu grupta yer alan başlıca ilaçlar şunlardır:

  • İnfliksimab
  • Etanercept
  • Adalimumab

Bu ilaçların, vücutta uyku evresinde (latent) bekleyen Hepatit B virüsünü uyandırarak, yani reaktive ederek yeniden iltihap oluşturduğu tespit edilmiştir. Bu durum anti-TNF kullanımına engel teşkil etmese de, tedavi sürecinde hepatit B için de eş zamanlı önlemler alınmasını zorunlu kılar.

Tanı Sürecinde Laboratuvar Testlerinin Rolü

Kişinin virüsle karşılaşıp karşılaşmadığını ve vücudun buna nasıl bir tepki verdiğini belirlemek için çeşitli laboratuvar testleri uygulanır. Geçmişte hekimler, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlara başlamadan önce genellikle sadece bir veya iki test ile karar vermekteydi. Geleneksel yaklaşımda HBsAg pozitifliği durumunda hasta gastroenterolojiye yönlendirilirken, anti-HBs pozitifliği doğal bağışıklık veya aşılama olarak kabul edilmekteydi.

Gizli Hepatit B Tehlikesi ve Anti-HBc Testi

Tayvanlı araştırmacılar tarafından yapılan ve Annals of the Rheumatic Diseases'in Ekim 2011 sayısında yayımlanan çalışma, tanı protokollerinde önemli bir değişikliğe işaret etmektedir. Çalışma, rutin testlere ek olarak anti-HBc testinin yapılmasının, diğer testlerle saptanamayan gizli Hepatit B vakalarını ortaya çıkardığını kanıtlamıştır. Bu sayede hastaların uygun şekilde izlenmesi ve gerekli durumlarda antiviral tedavi almaları sağlanabilmektedir.

Anti-TNF Tedavisine Başlayacak Hastalar İçin Kontrol Listesi

Eğer romatolojik bir rahatsızlık nedeniyle anti-TNF grubu ilaçlardan birini kullanacaksanız, güvenliğiniz için aşağıdaki üç testin de yapıldığından emin olmalısınız:

Test AdıÖnemi
HBsAgVirüsün vücutta mevcut olup olmadığını gösterir.
Anti-HBcGizli kalmış veya geçmişte geçirilmiş enfeksiyonu saptar.
Anti-HBsVücudun virüse karşı bağışıklık durumunu belirler.

Bu testlerin eksiksiz yapılması, tedavi sürecinde oluşabilecek karaciğer komplikasyonlarını önlemek adına hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Anti-tnf sebepleriAnti-tnf tedavisi hangi durumlarda yapılırHepatit b tarama riskleriHepatit b taraması ne demektir

Yazar Hakkında

Doç. Dr. İsmail Şimşek

Doç. Dr. İsmail Şimşek

Doç. Dr. İsmail ŞİMŞEK, 1970 yılında İzmir'in Bornova ilçesinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de, liseyi ise Kayseri Fen Lisesi'nde tamamlamıştır. 1987 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1996 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisasına başlamıştır. 2000 yılında İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.