Doktorsitesi.com

Anksiyete, Panik Bozukluk ve Tedavi Yöntemleri

Psk. Hatice Kübra Şengül
Psk. Hatice Kübra Şengül
26 Nisan 2023252 görüntülenme
Randevu Al
Günümüzde kaygı bozukluklarına genel bakış, anksiyete ve panik atağı anlamak ve uygun tedavi ve terapi yöntemleri
Anksiyete, Panik Bozukluk ve Tedavi Yöntemleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anksiyete Nedir? Şiddetli Kaygı Bozukluğunun Tanımı

Anksiyete, bireyin yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren, şiddetli kaygı bozukluğu şeklinde kendini gösteren bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu durum; panik, korku ve evham gibi yoğun duyguların birleşimiyle ortaya çıkar. Günlük yaşamda herkes belirli uyaranlar karşısında geçici endişeler yaşayabilir; ancak anksiyete bozukluğunda, tetikleyici ortadan kalksa dahi negatif düşünceler ve aşırı kaygı hali devam eder.

Anksiyete, sebepsiz bir panik hali ve beraberinde getirdiği fiziksel zorluklar nedeniyle okul, iş ve sosyal hayattaki işlevselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Kişi, belirgin bir sebep olmaksızın sürekli bir endişe döngüsü içerisinde kalabilir.

Anksiyete Belirtileri ve Semptomları Nelerdir?

Anksiyete yaşayan bireylerde hem zihinsel hem de fiziksel olarak çeşitli semptomlar gözlemlenir. En yaygın anksiyete belirtileri şunlardır:

  • Herhangi bir işe odaklanmada güçlük çekmek.
  • Kaygıyı artıran düşüncelerden uzaklaşamamak ve kontrol sağlamada zorlanmak.
  • Kaygı oluşturabileceği düşünülen ortamlardan ve durumlardan kaçınma davranışı.
  • Sebepsiz yere ortaya çıkan panik, korku ve huzursuzluk hissi.
  • Hızlı, dengesiz nefes alıp verme veya nefes darlığı.
  • Her an kötü bir olay yaşanacağına dair sürekli korku hali.
  • Gergin bir kişilik yapısı ve ruhsal durumlarda ani değişkenlikler.
  • Sakin kalamama ve ciddi uyku problemleri.
  • El ve ayaklarda soğuma, terleme, uyuşma veya karıncalanma hissi.

Kaygı Bozukluğu Çeşitleri

Kaygı bozuklukları, temelinde aynı mekanizmayı barındırsa da farklı klinik isimlerle sınıflandırılır. Literatürde kabul gören 8 farklı kaygı bozukluğu türü bulunmaktadır:

  1. Yaygın anksiyete bozukluğu
  2. Fobi türleri
  3. Panik bozukluk
  4. Sosyal anksiyete bozukluğu
  5. Travma sonrası anksiyete
  6. Ayrılma kaygısı bozukluğu
  7. Seçici dilsizlik
  8. Obsesif kompulsif bozukluk (OKB)

Panik Atak ve Anksiyete Arasındaki Farklar

Panik atak, ani ve düzenli olarak gelen yoğun bir korku veya panik hissinin etkisi altında kalma durumudur. Birçok kişi panik bozukluk ile yaygın anksiyeteyi birbirine karıştırsa da aralarında belirgin farklar mevcuttur. Panik bozuklukta ataklar genellikle bir sebep olmaksızın aniden ortaya çıkar.

En büyük fark, panik atakta semptomlara ölüm korkusunun eşlik etmesidir. Kişi, atak sırasında öleceğini veya ciddi bir zarar göreceğini düşünerek hayata uyum sağlamakta güçlük çeker. Anksiyete ve panik atağın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; yas gibi travmatik süreçler, beyindeki nörotransmitter dengesizliği veya genetik faktörlerin etkili olduğu kabul edilmektedir.

Panik Atak Belirtileri ve Atak Süresi

Panik ataklar genellikle 5 ile 20 dakika arasında sürse de bazı vakalarda bu sürenin bir saate kadar uzadığı görülmektedir. Atakların sıklığı kişiden kişiye değişebilir; bazıları ayda bir kez yaşarken, bazıları haftada birkaç kez bu durumu tecrübe edebilir.

Panik Atak Fiziksel BelirtileriPanik Atak Psikolojik Belirtileri
Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısıÖlüm korkusu
Nefes darlığı ve boğulma hissiKontrolü kaybetme veya aklını kaçırma korkusu
Baş dönmesi, sersemlik ve bayılma hissiKendini veya çevreyi tuhaf/farklı algılama
Mide bulantısı ve karın ağrısıAşırı huzursuzluk ve korku hali
Titreme, sarsılma ve terlemeSürekli tetikte olma durumu

Anksiyete ve Panik Bozukluk Tedavi Yöntemleri

Anksiyete ve panik bozukluk, profesyonel psikiyatrik tedavi gerektiren durumlardır. Tedavi sürecine başlanmadan önce, semptomların fiziksel bir nedenden (tiroit bozuklukları, şeker düşmesi, kalp veya akciğer hastalıkları vb.) kaynaklanıp kaynaklanmadığı analiz edilir. Fizyolojik bir neden saptanmadığında psikiyatri ve psikoloji birimlerine yönlendirme yapılır.

Etkili Tedavi Seçenekleri:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Anksiyete ve panik atak üzerinde en etkili terapi yöntemlerinden biridir.
  • İlaç Tedavisi: Kişinin durumuna göre uzman psikiyatrist tarafından belirlenen uygun ilaç protokolü.
  • Yaşam Tarzı Düzenlemeleri: Atakları tetikleyebilecek sigara, alkol ve madde bağımlılığı gibi faktörlerin kontrol altına alınması.

Özellikle atakları sık yaşıyorsanız ve bu durumla başa çıkmakta zorlanıyorsanız, en kısa sürede bir psikiyatrist ve psikolog desteği alarak size en uygun tedavi planını oluşturmalısınız.

Etiketler

PsikoterapiAnksiyetePanik atak tedavisiKaygı bozukluklarıBilişsel davranışçı terapi

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Kübra Şengül

Psk. Hatice Kübra Şengül

Psk. Hatice Kübra Şengül;13.11.1988 senesinde İstanbul’da dünyaya geldi. Annesi İngiliz, babası Türk olan Kübra, ilkokul yıllarından itibaren birçok başarıya imza attı. Uluslararası kolejlerde, başarıları doğrultusunda hem devlet hem kolej bursları ile okudu. Lise ve üniversite giriş sınavlarında dereceler yaptı. Lise yıllarında bilim olimpiyatlarına hazırlandı ve ulusal dereceler kazandı. Üniversiteyi yine devlet ve üniversite bursu ile okudu. Üniversitenin ilk yıllarından itibaren bilimsel araştırmalarda yer aldı, Psikoloji lisans, yüksek lisans, doktora eğitimlerinin yanında Harvard Medical School’da tıp eğitimi, Oxford Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve genetik yüksek lisansı ve Avustralya Melbourne Üniversitesi’nde PhD/doktora eğitimi aldı. Araştırmacı pozisyonunda uzun süreler çalıştı. Ve birçok akademik organizasyonda katılımcı, konuşmacı ve ev sahibi olarak rol aldı. Dünyanın en genç review yazarı oldu ve Hollanda Radboud Universitesi’nde çalışma ve eğitimlerine devam ederek, doçent pozisyonunda görev aldı. Şu anda da bireysel ve klinik çalışmalarına, online psikoterapi, yaşam koçluğu ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vererek devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.