Anal Fistül Nedir? Anal Fistül Çeşitleri ve Tedavileri Nelerdir?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Anal Fistül ve Makat Apsesi İlişkisi
Anal fistül şikâyetlerinin yarısından fazlası, makat bölgesinde meydana gelen apseleşme sonucunda oluşur. Bu nedenle, fistül tanısı konulan hastaların tıbbi geçmişinde genellikle bir makat apsesi öyküsü bulunmaktadır. Apsenin başlangıç evresinde şiddetli ağrı, kokulu veya kanlı akıntı ve belirgin şişlik gibi semptomlar gözlemlenebilir.
Enfeksiyona bağlı olarak gelişen yüksek ateş ve halsizlik, apse oluşumunun diğer önemli belirtileri arasındadır. Eğer makat apsesi kendiliğinden patlarsa veya uzman bir doktor müdahalesiyle doğru şekilde boşaltılmazsa, bu durum fistül oluşumuna zemin hazırlar. Bu süreçte ağrı ve akıntının azalması, hastada yanıltıcı bir iyileşme hissi uyandırabilir.
Anal Fistül Nasıl Oluşur?
Tamamen boşaltılamayan cerahat, zamanla makat çevresindeki dokularda kendine bir yol bulmaya çalışır. Bu süreçte makat bölgesindeki kaslar arasındaki boşlukları kullanarak ilerler. Boşluklara dolan iltihap, anüs dışında yeni bir çıkış noktası oluşturarak dışarı akmaya başlar.
Teknik olarak fistül, giriş ağzı makatın iç kısmında, çıkış ağzı ise genellikle anüs çevresindeki deride bulunan bir kanal olarak tanımlanır. Her ne kadar iltihap öyküsü temel neden olsa da, kriptoglandüler apseler bazen doğrudan fistüle dönüşerek iltihap boşaltımı sağlayabilir. Bu nedenle makat bölgesindeki her türlü şikâyet titizlikle incelenmelidir.
Anal Fistül Çeşitleri ve Sınıflandırılması
Anal fistüller, izledikleri yollar ve karmaşıklık düzeylerine göre farklı kategorilerde incelenir. Fistülün karmaşık hatlar çizmesi, operasyon sürecini de doğrudan etkilemektedir.
1. İntersfinkterik Fistül
Anal fistül vakalarının büyük bir çoğunluğunu bu tür oluşturur. Makatın iç kısmındaki salgı bezlerinde başlayan iltihap, iç ve dış kaslar arasındaki boşluğa yayılarak deriye ulaşır. Dış ağız genellikle makata 1-2 santimetre mesafede konumlanır.
2. Transsfinkterik Fistül
Hastaların yaklaşık %20-30'unda görülen bu türde apse, dış makat kasını geçerek iskiorektal boşluğa ulaşır. Fistül ağzı deride makattan 2-3 santimetre uzakta açılır. Bazı durumlarda bu yapı, dışarı açılmayan kör bir trakt oluşturarak suprasfinkterik forma dönüşebilir.
3. Suprasfinkterik Fistül
Görülme oranı %5 ile %20 arasında değişen, nadir görülen bir türdür. Supalevator anal fistül olarak da adlandırılır. İltihap, en içteki dış kası geçip iskiorektal boşluğa ulaştıktan sonra deriye yönelir. Yapısı gereği oldukça karmaşık bir hat izleyebilir.
4. Extrasfinkterik Fistül
En kompleks fistül türüdür ve vakaların %1 ile %5'inde görülür. Diğer türlerin aksine genellikle Crohn hastalığı, divertikülit veya rektum yaralanmaları gibi travmalar sonucunda gelişir. Tedavi süreci en zorlu olan gruptur.
Ameliyatsız Anal Fistül Tedavisi ve Avantajları
Anal fistül kendiliğinden iyileşebilen bir rahatsızlık değildir ve ihmal edilmesi durumunda kanserleşme riski taşıyabilir. Günümüzde modern tıp, cerrahi işleme gerek kalmadan efektif çözümler sunmaktadır. LAFT (Laser ablation of the fistula tract), FiLaC (Fistula laser closure) ve VAAFT gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilmektedir.
Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin sağladığı avantajlar şunlardır:
- İşlem süresi oldukça kısadır (yaklaşık 5-8 dakika).
- Narkoz uygulanmaz, dolayısıyla anestezi kaynaklı yan etkiler görülmez.
- İşlem öncesinde açlık durumu veya ağır tetkik/tahlil gereksinimi yoktur.
- Kesi ve dikiş uygulaması yapılmadığı için doku hasarı minimumdur.
- İyileşme süreci çok hızlıdır ve hastanede yatış gerektirmez.
- Gaz kaçırma veya dışkı tutamama gibi komplikasyon riskleri bulunmaz.
- İşlem sonrası hissedilen ağrı seviyesi oldukça düşüktür.
| Özellik | Ameliyatsız Tedavi (Lazer/VAAFT) |
|---|---|
| İşlem Süresi | 5 - 8 Dakika |
| Anestezi | Uygulanmaz |
| Kesi / Dikiş | Yok |
| Hastanede Yatış | Gerekmez |
| İyileşme Hızı | Çok Yüksek |



