Doktorsitesi.com

ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz )

Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu
Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu
13 Şubat 20145746 görüntülenme
Randevu Al
ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz )
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) Nedir?

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), omurilikteki ön boynuz hücrelerini ve beyin sapındaki kranyal hücreleri etkileyen, ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Hastalık, tutulum gösterdiği bölgeye göre farklı isimler alır; omurilikteki hücreleri tuttuğunda spinal form, beyin sapındaki kranyal hücreleri tuttuğunda ise bulber form olarak adlandırılır. Hem kranyal hem de ön boynuz hücrelerinin birlikte tutulması durumunda ise doğrudan Amyotrofik Lateral Skleroz tanısı konulur. Günümüzde sebebi henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, kesin bir tedavisi de bulunmamaktadır.

ALS Tanı Yöntemleri ve Belirtileri

ALS tanısı, uzmanlar tarafından klinik muayene ve elektrofizyolojik incelemeler (EMG) ile konulmaktadır. EMG, tanıyı tamamlayıcı en önemli inceleme yöntemi olarak kabul edilir. Klinik tanı sürecinde değerlendirilen temel belirtiler şunlardır:

  • Kas güçsüzlüğü, atrofi (kas erimesi) ve kramplar,
  • Fasikülasyonlar (kas seğirmeleri),
  • Reflekslerde artış ve taban derisi refleksinin ekstansör olması,
  • Bulber belirtiler: Yutma güçlüğü, nazone (genizden) konuşma, dilde atrofi ve fibrilasyon,
  • Çene refleksinin alınması ve solunum güçlüğü.

ALS Risk Faktörleri ve Etyopatogenez

ALS vakalarının %7-10'u ailesel (familyal) kökenlidir. Hastalığın gelişiminde (etyopatogenez) birçok farklı faktörün rol oynadığı düşünülmektedir. Öne sürülen sebepler ve risk faktörleri şu şekilde kategorize edilebilir:

Risk FaktörleriEtyopatogenez Teorileri
Fiziksel travmaGlutamat toksisitesi
Hipoksi (oksijen azlığı)Akson transport metabolizma bozukluğu
Sigara kullanımıViral sebepler ve immünolojik etkenler
Toksik maddelerAğır metal zehirlenmeleri ve growth faktör eksikliği

ALS Tedavisi ve Multidisipliner Yaklaşım

Sebebi ve kesin tedavisi bilinmeyen bu hastalıkta temel amaç, hastanın hayat kalitesini yükseltmektir. ALS tedavisi; destek tedavisi ve farmakolojik tedavi olmak üzere iki ana başlıkta incelenir. Tedavi süreci, farklı uzmanlık alanlarının bir arada çalıştığı multidisipliner bir yapıda yönetilmelidir. Bu ekipte şu uzmanlar yer almalıdır:

  • Nöroloji ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanları,
  • Pulmoner tıp (göğüs hastalıkları) uzmanları,
  • ALS konusunda deneyimli hemşireler,
  • Çalışma terapistleri ve psikoterapistler,
  • Hastayı yönlendirme uzmanları.

Bulber semptomları gelişen hastalar için cerrahi ve beslenme ekiplerinin kontrolünde trakeostomi ve PEG (mideden beslenme tüpü) uygulamaları hayati önem taşır.

ALS Hastalarında Uygulanan Semptomatik Tedaviler

Hastalığın seyri boyunca ortaya çıkan semptomları hafifletmek için aşağıdaki tedavi ve yöntemlere başvurulur:

  1. Egzersiz ve Spastisite Yönetimi: Kas sertliğini azaltmak ve hareketliliği korumak için uygulanır.
  2. Siyalore Tedavisi: Artan tükürük yapımının kontrol altına alınmasıdır.
  3. Disfaji (Yeme Güçlüğü): Beslenme güvenliği için PEG uygulanması gerekebilir.
  4. Dizartri (Konuşma Bozukluğu): Konuşma organlarındaki kas sorunları için konuşma terapisi desteği verilir.
  5. Dispne (Nefes Darlığı): Solunum desteği için BİBAP veya ev vantilatörü cihazları kullanılır.
  6. Bulber Belirtilerin Tedavisi: Yutma ve konuşma gibi fonksiyonların iyileştirilmesine odaklanılır.

Etiketler

Als tedavisi nasıldırAls hastalığı nedirAls de uygulanan tedaviler nelerdirAls nedenleri ve belirtileri nelerdirAls'nin tedavisi var mıdırAls tanısı nasıl konulurAls nin ilaçla tedavisi var mıdırAls nin farmakolojik tedavisi nasıldır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu

Prof. Dr. Halil Atilla İdrisoğlu

Prof. Dr. Halil Atilla İDRİSOĞLU, 1951 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini Lüleburgaz'da bitirmiş,1968 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1974 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır.1974-1976 yılları arasında Erzurum'un Pasinler ilçesinde askerlik vazifesini yerine getirmiştir. 1976 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği'nde ihtisasına başlamıştır. 1980 yılında "Demansiyel  Sendromlarda Pnömo Ensefalografi" konulu tezi ile ihtisasını eğitimini tamamlayarak Nöroloji Uzmanı olmuştur. Yine 1980 yılında üzerinde çalıştığı Nöroradyoloji alanındaki bilgi, görgü ve pratiğini arttırmak amacıyla Berlin Frei Universitat Klinikum Stegliz'in (FUB) Nöroradyoloji departmanında 2 ay boyunca çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.