Doktorsitesi.com

Alıp başını gitmek

Dr. Ali Hilmi Yazıcı
Dr. Ali Hilmi Yazıcı
9 Haziran 20082148 görüntülenme
Randevu Al
Alıp başını gitmek
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaşamın Ritmi ve Üstlendiğimiz Roller

Yaşam; sorumluluklar, ödevler ve oynamamız gereken rollerle hızla akıp gidiyor. Bu rolleri çoğu zaman biz seçtik; çünkü yaşam, bu sorumluluklarla mana kazandı. Her yeni adım başlangıçta heyecan ve gurur verse de, geçen yıllarla birlikte üst üste yığılan yükler, zamanla derin bir yorgunluğa dönüşebiliyor.

Yürümeye başlayan bir çocuktan artık emeklememesi beklenir. Okula başlamak, meslek sahibi olmak, evlenmek ve ebeveyn olmak gibi gelişmeler hayatımızı geri dönülemez şekilde değiştirir. Bu hedeflere ulaşmak için çok çabalasak da madalyonun öteki yüzüyle karşılaşırız: Bizi tanımlayan roller, kendimize ayırdığımız zamanı giderek daraltır.

Gitme İsteği ve İki Kutuplu Yaşam Dengesi

Birçok kişi zaman zaman "Her şeyi bırakıp kimsenin beni tanımadığı bir yere gitmek istiyorum" duygusuna kapılır. Bu durum aslında iki kutuplu bir içsel çatışmadır. Bir yanımız ait olduğumuz grup içinde kabul görmek ve takdir edilmek isterken, diğer yanımız alabildiğine özgür olmayı arzular. Bu noktada, her bireyin kendi ihtiyaçları doğrultusunda bir yaşam dengesi kurması gerekir.

Genel yaşam dengesi terazisini şu şekilde kategorize edebiliriz:

  • Zorunluluklar Kefesi: İşe gitmek, çocukların bakımı, rapor hazırlamak, kişisel bakım ve hatta sosyal yükümlülükler. Bunlar her zaman sıkıcı olmasa da yapmak zorunda olduğumuz eylemlerdir.
  • Özgür Seçimler Kefesi: Edebiyatla ilgilenmek, maç izlemek, enstrüman çalmak veya yeni bir alanda kendini geliştirmek. Bunlar kimsenin bizden beklemediği, tamamen kendi seçimimiz olan uğraşlardır.

Modern Toplumun Başarı Kriterleri ve Bedelleri

Endüstri toplumunda "iyi bir hayat" sürmek, birçok rolün başarıyla icra edilmesine bağlanmıştır. Rekabetin sert olduğu bu dönemde; araba, semt ve sosyal sınıf gibi ölçülebilir başarı kriterleri egemenlik kazanmaktadır. Toplumun yükselen standartlarına ulaşmaya çalışırken girilen her yeni yükümlülük, beraberinde ödenmesi gereken bir bedel getirir.

Bilgi çağında medya, sürekli olarak ulaşılması güç "ideal hayatlar" pazarlar. Şık kıyafetler ve şatafatlı yaşamlar bilinçaltımıza bir bombardıman gibi iner. Bu sanal dünyayı izlemek bir afyon etkisi yaratsa da, etkisi geçtiğinde yerini büyük bir yoksunluk ve anlamsızlık hissine bırakır.

Varoluşçu Kaygı ve Önceliklerin Belirlenmesi

Gerçek hayat, sürekli seçim yapmayı gerektiren dikenli bir yoldur. İnsan; kariyeri, ailesi, sağlığı ve sosyal yaşamı arasında bir sıralama yapmak zorundadır. Her seçim bir ayrılığı, her ayrılık ise bir hüznü davet eder. Bu karmaşa içinde hissedilen derin anlamsızlık, felsefede varoluşçu kaygı olarak tanımlanır.

Yaşam AlanlarıKarşılaşılan İkilemler
Kariyer vs. Aileİş başarısı için aileden ne kadar ödün verilmeli?
Güvenlik vs. TutkuEvliliğin güveni mi, yeni bir aşkın tutkusu mu?
Sorumluluk vs. ÖzgürlükToplumsal roller mi, bireysel kaçışlar mı?

Kendini Tanıma Yolculuğu ve Küçük Kaçışlar

İnsan, yaşamla iyi bir pazarlık yapmak zorundadır. Bu süreçte en önemli kural, yapılamayacak şeylere imrenmemektir. Kendini tanıma yolu uzun ve kıvrımlı olsa da, bu koridorda sanat bize eşsiz pencereler açar. Can Yücel'in de dediği gibi, çoğumuz "gitmek" istesek de sorumluluklarımıza kök salarız.

Hayatta kalma bedelinin bir ömürle ödenmemesi için gün içinde küçük kaçışlar yaratmak hayati önem taşır. Sadece kendiniz için bir şeyler yapmayı ihmal etmeyin; çünkü gerçek denge, sorumluluklar arasında kendi sesinizi duyabildiğinizde kurulur.

Etiketler

Alıp başını gitmek

Yazar Hakkında

Dr. Ali Hilmi Yazıcı

Dr. Ali Hilmi Yazıcı

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.