Doktorsitesi.com

Ailesel Akdeniz Ateşi Hakkında Güncel Bilgiler

Prof. Dr. Bünyamin Kısacık
Prof. Dr. Bünyamin Kısacık
1 Haziran 2017335 görüntülenme
Randevu Al
Ailesel Akdeniz Ateşi Hakkında Güncel Bilgiler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) Nedir?

Ailesel Akdeniz Ateşi, ülkemizde sıkça rastlanan romatizmal hastalıkların başında gelmektedir. Tıp literatüründe yaygın olarak kullanılan FMF ismi, hastalığın İngilizce karşılığı olan Familial Mediterranean Fever kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Bu rahatsızlık, özellikle belirli periyotlarla tekrarlayan ataklar ve yüksek ateş ile karakterize bir tablodur.

FMF Hastalığı Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar?

FMF hastalarının büyük bir çoğunluğunda klinik bulgular 20 yaşına kadar kendini göstermektedir. Ancak her hastada süreç aynı şekilde ilerlemeyebilir. Şikayetleri çok belirgin seyretmeyen kişilerde, hastalığın ilk kez 20 yaşından sonra teşhis edilmesi de mümkündür.

Ailesel Akdeniz Ateşi Belirtileri Nelerdir?

FMF hastalığının en tipik ve sık görülen belirtisi tekrarlayan karın ağrısı şikayetidir. Bu ağrıyı diğer karın ağrılarından ayıran temel özellikler şunlardır:

  • Ağrı giderek şiddetlenir ve aralıksız olarak 24 ile 72 saat arasında sürer.
  • Karın ağrısına genellikle yüksek ateş eşlik eder.
  • Şiddeti hastayı yatağa düşürecek düzeydedir.
  • Atak sona erdiğinde hasta, sanki hiç hastalanmamış gibi normal hayatına devam eder.

Diğer Önemli Klinik Bulgular

Karın ağrısının yanı sıra hastaların yaşam kalitesini etkileyen diğer yaygın bulgular şunlardır:

Belirti TürüÖzellikleri
Göğüs AğrısıTek taraflı, batma tarzında ve 3-5 gün süren, nefes almayı zorlaştıran ağrılar.
Eklem BulgularıDiz ekleminde ağrı ve şişlik (eklem iltihabı), ayak bileklerinde tekrarlayan kızarıklık.
Tekrarlayan AteşBazı vakalarda tek bulgu olabilir; ateş 2-3 gün boyunca yüksek seyredebilir.

FMF Tanısı Nasıl Konur?

FMF tanısı koyulurken temel yöntem hastanın klinik öyküsünün detaylıca dinlenmesidir. Tanı süreci ağırlıklı olarak hastanın yakınmalarına ve atak anında yapılan kan tetkiklerine dayanır. Yani FMF teşhisi esas olarak klinik bir tanıdır.

FMF gen testleri ise sadece çok nadir vakalarda tercih edilir. Şikayetleri net olan hastalarda bu testin yapılmasına gerek duyulmaz. Ayrıca, ailede FMF hastası bulunsa dahi, herhangi bir şikayeti olmayan kişilere bu testin uygulanması tıbbi açıdan bir anlam ifade etmemektedir.

FMF Tedavi Yöntemleri ve İlaç Kullanımı

Ailesel Akdeniz Ateşi tedavisinde en kritik ilaç, çiğdem çiçeği kökünden elde edilen kolşisin maddesidir. Hastalığın kontrol altında tutulabilmesi için bu ilacın ömür boyu ve kesintisiz kullanılması zorunludur. İlaç kullanımı bırakıldığında hastalık atakları tekrar başlamaktadır.

Tedaviye Yanıt Vermeyen Durumlar

Hastaların büyük bir bölümü kolşisin tedavisine olumlu yanıt verir. Ancak kolşisinin yetersiz kaldığı durumlarda şu biyolojik ilaçlar devreye girer:

  1. Anakinra
  2. Canakinumab

Bu biyolojik ajanlar, özellikle standart tedaviye dirençli hastalarda oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Tedavi Edilmeyen FMF'in Riskleri: Amiloidoz

FMF hastalığı doğru tedavi edilmediğinde veya düzenli takip yapılmadığında amiloidoz adı verilen ciddi bir tablo gelişebilir. Bu durum, iltihabi maddelerin iç organlarda birikmesiyle oluşur. Özellikle böbreklerde birikim yapması durumunda, geri dönüşü olmayan böbrek yetmezliği riskine yol açabilmektedir.

Etiketler

Fmf hastalığıFmf tedavisiFmf tanısıFmf atağı belirtileriAilesel akdeniz atesi tanisiAilesel akdeniz hastalığıAilesel akdeniz ateşi belirtileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Bünyamin Kısacık

Prof. Dr. Bünyamin Kısacık

Doç.Dr Bünyamin KISACIK, lisans öncesi eğitimlerini tamamladıktan sonra, tıp eğitimini 1998 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda İç Hastalıkları ihtisasını, 2007 yılında ise Romatoloji yan dal ihtisasını tamamlayarak İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.