Geçmiş yıllarda, psikolojik ve psikiyatrik sorunların tedavisinde birey tek başına ele alınıp psikoterapide kişinin içsel yaşantısına odaklanırdı. Günümüzde psikoloji ve psikiyatrideki gelişmeler sonucunda biyolojik ve sosyal modellerin bir araya gelmesi ile daha bütüncül bir yaklaşım uygulanmaktadır. Çünkü insan biyolojik, psikolojik ve sosyal yönü olan karmaşık bir canlıdır ve bireyin iç yaşantısı, psikolojik dünyası biyolojik yapısının yanı sıra çevresinden de büyük ölçüde etkilenmektedir.

İnsanın psikolojik yaşantısı ve kişiliği üzerinde, en yakın sosyal çevresi olan ailenin önemi büyüktür. Aynı şekilde aile de bireyin psikolojik durumundan etkilenmektedir. Bu nedenle günümüzde bireyi tek başına tedavi etmenin neredeyse olanaksız olduğu, sadece bireysel tedavi yaklaşımlarının yetersiz kaldığı araştırmalarla da belirlenmiş bir gerçektir.

Ailede değişen roller ve Türkiye’ deki durum

Günümüzde yeni aile yapısı eskiye oranla çok daha esnek bir görünüm kazanmış, çağdaş ailede kadın ve erkeğin rolü önemli değişikliklere uğramıştır. Türkiye’ de aile içi ilişkilerde benzer değişimler görülmekle birlikte Batı ile karşılaştırıldığında bazı geleneksel özelliklerin güçlerini koruduğu söylenebilir. Bu farklılık özellikle anne baba ile çocuk arasındaki bağımlılık ilişkisinde ortaya çıkmaktadır. Türkiye’ de çocuktan en çok istenen özellik “ ana baba sözünü dinlemesi” dir. Yapılan bir araştırmaya göre; bunu annelerin % 59’u, babaların da %61’ i öncelikle istemektedir. Çocuğun öncelikle “ bağımsız olması ve kendine güvenmesi” ana babaların yalnızca %18,5 oranında aradığı bir özelliktir. Bu verilerden yola çıkarak Türk ailesinin bireysel değil, aileye bağlılığı temel alan geleneksel değerleri koruduğu söylenebilir.


Çanakkale Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!