Doktorsitesi.com

Aile ve Teknoloji

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat
7 Kasım 20131351 görüntülenme
Randevu Al
Aile ve Teknoloji
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Teknolojik Değişim ve Toplumsal Dönüşümün Başlangıcı

Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip olan ülkemiz, gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadır. Son yıllarda teknolojik gelişmelerin hız kazanmasıyla birlikte, hayatımızın her alanında köklü bir değişim süreci başlamıştır. Bu değişim dalgası öncelikle bireyleri, ardından aile yaşantısını ve nihayetinde tüm toplumsal yapıyı etkisi altına almıştır.

Televizyonun Sosyal İlişkiler Üzerindeki Etkisi

Toplumsal dönüşüm süreci, ilk olarak özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla tetiklenmiştir. Hayatımıza giren diziler, magazin programları ve kadın kuşakları, sıcak komşuluk ilişkilerinin zayıflamasına neden olmuştur. Eskiden günlük hayatın bir parçası olan komşuluk ziyaretleri, artık sadece bayramlarda ve özel günlerde hatırlanan bir adet haline gelmiştir.

Aile içi dinamikler de bu süreçten payını almıştır. Eskiden tüm ailenin birlikte izlediği ortak programların yerini, bireylerin tercihlerine göre farklılaşan yayınlar almıştır. Ancak asıl büyük kırılma, internet ve cep telefonu kullanımının yaygınlaşmasıyla yaşanmış; bu yeni teknolojiler televizyonun bile yerini sarsmıştır.

Sosyal Ağlar ve Dijitalleşen İlişkiler

Günümüzde dizilerin ve yarışma programlarının ötesine geçilerek, sosyal ağların merkezde olduğu bir yaşam biçimi benimsenmiştir. Bu dijital mecralarda kurulan kontrolsüz ilişkiler, toplumda derin yaralar açmaktadır. İnternet üzerinden edinilen sanal arkadaşlıklar ve birbirini tanımadan kurulan evlilikler; ihanetlere, yıkılan yuvalara ve mağdur olan çocuklara zemin hazırlamaktadır.

Sanal dünyadaki değişimlerin toplumsal etkileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Yapay İlişkiler: Sosyal ağlarda kullanılan yapay gülücükler, gerçek hayattaki samimiyetin yerini almıştır.
  • Değerler Kaybı: Kültürümüze özgü olan doğallık, içtenlik ve tebessüm unutulmaya başlanmıştır.
  • Bireyselleşme: Sosyallikten uzaklaşan bireyler, kendilerini sanal dünyalara hapsederek aile bağlarını zayıflatmıştır.

Geleneksel Aile Yapısı ve Teknoloji Nesli Arasındaki Çatışma

Geleneksel aile yapısını koruyan ebeveynler ile teknolojiyle büyüyen gençler arasında ciddi bir kuşak çatışması yaşanmaktadır. Örf ve adetlerini yaşam biçimi haline getiren aileler, günümüz dünyasının dayattığı gerçeklerle mücadele etmektedir. Bu durum, geleneksel değerler ile modern dünyanın beklentileri arasında adeta bir meydan savaşına dönüşmüştür.

Geleneksel DeğerlerGünümüz Gençliğindeki Durum
Saygı ve SevgiFarklılaşan ifade biçimleri
Paylaşmak ve ŞükretmekBireysellik ve menfaat odaklılık
Geniş Aile BağlarıSanal ağlarda aranan huzur
Ortak Sohbet KültürüEkranlara hapsolmuş yalnızlık

Aile İçi İletişim ve Şiddet Riski

Ebeveynlerin kendi çocukluklarındaki değerleri yeni nesilde görememesi, büyük bir hayal kırıklığına ve aradaki uçurumun derinleşmesine yol açmaktadır. Değerlerin yaşanma biçimindeki bu farklılıklar, aile içi iletişim çatışmalarına ve hatta şiddet olaylarına zemin hazırlayabilmektedir. Bireyselliğin ön plana çıkması, aile içi paylaşımları azaltarak boşanma oranlarının artmasına neden olmaktadır.

Sonuç: Aile Bağlarının Yeniden İnşası

Toplumun en temel birimi olan aileyi korumak için, teknoloji ve getirilerinin doğru okunması gerekmektedir. Bireylerin kendilerini hapsettikleri sanal çiftliklerden, ayrı odalardaki ekranlardan ve ellerden düşmeyen cep telefonlarından sıyrılması elzemdir. Mutluluğu sosyal ağlarda aramak yerine, aile hayatına daha fazla önem verilmelidir.

Gelecek nesillere örnek teşkil etmek adına; aynı masa etrafında toplanabilen, sohbet edebilen, sevgi ve duygularını paylaşabilen aile ortamları yeniden inşa edilmelidir. Aksi takdirde, ekranlara hapsolmuş, samimiyetsiz, mutsuz ve yalnız bireylerden oluşan bir toplum yapısı kaçınılmaz olacaktır.

Etiketler

Teknoloji bağımlılığıAileTeknolojiAile ve teknoloji

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır. Evli, iki çocuk babasıdır ve mesleki çalışmalarına Tokat ve İstanbul’da devam etmektedir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.