Doktorsitesi.com

Agorafobili Panik Bozukluk

Psk. Esma ŞAHPERİYEVA
Psk. Esma ŞAHPERİYEVA
25 Ağustos 2018151 görüntülenme
Randevu Al
Agorafobili Panik Bozukluk
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Bozukluk Nedir? Belirtileri ve Etkileri

Korku, her insanın deneyimlediği, bizi tehlikeli durumlara karşı uyaran son derece anlamlı ve hayati bir reaksiyondur. Ancak panik bozukluk, kişinin özel ve iş hayatını ciddi şekilde sekteye uğratabilen, profesyonelce ele alınması gereken bir hastalıktır. Bu durum, normal korku tepkisinden farklı olarak kontrol edilemeyen nöbetlerle kendini gösterir.

Panik bozukluk yaşayan kişilerde görülen temel fiziksel ve ruhsal belirtiler şunlardır:

  • Göğüs ağrısı ve nefes darlığı (hava alamama),
  • Titreme, terleme veya sıcak basması,
  • Baş dönmesi ve mide bulantısı,
  • Kontrolü kaybetme, delirme veya ölüm korkusu.

Birçok hasta, bu bedensel semptomlar nedeniyle acil servislere başvurur; ancak yapılan incelemelerde semptomları tetikleyen herhangi bir bedensel neden tespit edilemez. Tıbbi literatürde, bir ay içerisinde birden fazla panik atak görülmesi durumu panik bozukluk olarak tanımlanır.

Agorafobi ve Agorafobili Panik Bozukluk

Eski Yunanca kökenli bir terim olan Agorafobi, kelime anlamıyla "alan korkusu" demektir. Bu rahatsızlığa sahip bireyler; evden çıkmak, kalabalık yerlerde bulunmak, alışveriş merkezlerine girmek veya toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmek gibi durumlardan yoğun korku duyarlar.

Mağdur kişiler, bu mekanlarda bulunurken büyük bir panik yaşar veya bu yerlere gitmekten tamamen kaçınırlar. Panik ataklar ve agorafobi genellikle bir arada görülür; bu klinik tabloya "Agorafobili panik bozukluk" teşhisi konulur.

Görülme Sıklığı ve İstatistikler

Panik bozukluk ve agorafobi, dünya genelinde en sık rastlanan ruhsal hastalıklar arasında yer almaktadır. Toplumdaki yaygınlığına dair veriler şu şekildedir:

Kategoriİstatistiksel Veri
Genel YaygınlıkHer 100 kişiden 5'i hayatında en az bir kez yaşar
Cinsiyet DağılımıKadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülür
Ortaya Çıkış DönemiÇoğunlukla erken yetişkinlik döneminde başlar
Almanya ÖrneğiYaklaşık 1,5 milyon kişi bu bozuklukla yaşamaktadır

Hastalığın Seyri ve Risk Faktörleri

Süreç genellikle ilk panik atağın yaşanmasıyla başlar. Kişi, atağın tekrarlayacağı ve o ortamdan kaçamayacağı düşüncesiyle "korkmaktan korkma" evresine girer. Bu durum zamanla agorafobiye evrilir. Agorafobili panik bozukluklar, profesyonel bir terapi yardımı almadan nadiren kendiliğinden iyileşir.

Hastalığın oluşumunda etkili olan faktörler:

  1. Biyolojik Faktörler: Genetik yatkınlık riski artırır ancak tek başına yeterli değildir.
  2. Bilişsel Süreçler: Vücut sinyallerinin aşırı dikkatli izlenmesi ve yanlış yorumlanması.
  3. Yaşam Olayları: Yakın birinin ölümü, ayrılık gibi travmatik olaylar veya yeni bir iş, doğum gibi stresli/yoğun süreçler.
  4. Kronik Sıkıntılar: Uzun süreli devam eden psikolojik baskılar.

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri

Belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir hekime veya psikoterapiste başvurulmalıdır. Teşhis sürecinde hastanın geçmişi incelenir, anketler uygulanır ve semptomların fiziksel bir nedene dayanıp dayanmadığını anlamak için bedensel muayene yapılır.

Tedavi seçenekleri şunlardır:

  • Bilişsel Davranış Terapisi (BDT): Düşünce kalıplarının sorgulandığı ve korkularla yüzleşildiği, en etkili yöntemlerden biridir.
  • Kombine Tedavi: BDT ile birlikte anti-depresif ilaç kullanımı.

Özellikle ilaçsız uygulanan bilişsel davranış terapisinin, hastanın korkularıyla aktif mücadelesinde son derece başarılı olduğu kanıtlanmıştır.

Hasta Yakınları İçin Tavsiyeler

Bu hastalık, hastanın yakın çevresini de doğrudan etkiler. Sosyal aktivitelerin kısıtlanması ve hastaya refakat etme zorunluluğu, yakınlar üzerinde yük oluşturabilir.

  • Bilgi Edinin: Panik bozukluk hakkında bilgi sahibi olmak, hastayı anlamanızı sağlar.
  • Yardım Tuzağına Dikkat: Hastaya her an refakat etmek kısa vadede rahatlatıcı olsa da uzun vadede hastalığın devam etmesine neden olabilir.
  • Kendi Sınırlarınızı Koruyun: Hasta yakınları kendi yaşamlarını aşırı kısıtlamamalıdır. İhtiyaç duyulması halinde aile bireyleri de danışma merkezlerinden veya psikoterapistlerden destek almalıdır.

Etiketler

Agorafobi nedirAgora fobi ve panik bozuklukAgorofobiliAgorofobisizAgorafobi tedavisiAgora fobiAgorofobiAgorafobi için tedavi seçenekleri nelerdir?Agorafobik kaçınmaAgorafobi nedir?AgorafobiAgorafobi nedir ?Agorafobi tanısıAgorafobi nedenleriAgorofobisiz panik bozuklukAgorofobili panik bozuklukAgorofobi nedir?

Yazar Hakkında

Psk. Esma ŞAHPERİYEVA

Psk. Esma ŞAHPERİYEVA

1987 yılında Azerbaycan'in Bakü ilçesinde doğan Psikolojik Danışman Esma Şahperiyeva ilkokul, ortaokul ve liseyi Bakü'de tamamladıktan sonra psikoloji lisans eğitimini Yurtdışın da özel bir Üniversitede yüksek şeref öğrencisi olarak bitirmiştir. Üniversite hayatı sürecinde depresyon tanısı almış hastalar için başlatılan önemli bir sosyal sorumluluk projesi olan "Huzur Projesi" daki etkinliklerde ve projelerde yer almıştır. psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra yine Yurtdışı özel Üniversite de  Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına başlamıştır ve eğitimini tamamlamıştır. Bu esnada Bakü'de bir kolejde okul psikoloğu olarak çocuk ve ergenlerle çalışmaya başlamıştır. Bilimsel çalışmalarını yurt içi ve yurt dışında kongrelerde sunma olanağı olmuştur ve bu çalışmaları farklı uluslararası dergilerde yayımlanmıştır. Uzmanlığını tamamladıktan sonra Bakü ve Azerbaycanda bir çok eğitim Kolejinde çocuklar,ergenler ve ailelerle çalışmaya devam etmiştir. Okul psikoloğu olarak çalıştığı bu yıllarda hem öğrencilere hem de ailelere yönelik çeşitli konularda seminerler vermiştir. mesleki etik ve ilkelere uygun olarak kişiye özel terapi teknikleri ışığında, yaşantısındaki sorun alanlarıyla başa çıkabilmekte güçlük çeken, mesleki/sosyal işlevselliğinde bozulmalar gerçekleşen, ruh hâlinde belirgin değişiklikler hisseden ve bunları değiştirmek isteyen bireylere psikoterapi ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Yapılan seanslarda gizlilik esası, empati ve koşulsuz kabul birinci önceliktir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.