Doktorsitesi.com

Adet öncesi sendrom

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
3 Haziran 2015645 görüntülenme
Randevu Al
Adet öncesi sendrom
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Adet Öncesi Sendrom (PMS) Nedir?

Adet öncesi sendrom (PMS), kadın sağlığını fiziksel ve psikolojik boyutlarıyla yakından ilgilendiren, kişilerarası ilişkileri etkileyebilen klinik bir durumdur. Genellikle adet kanamasından 7 ila 14 gün önce başlayan bu süreç, kişiden kişiye farklılık gösteren bir belirtiler kompleksi olarak tanımlanır. Psikiyatri pratiğinde ruhsal durum muayeneleri sırasında sıkça karşılaşılan bu sendrom, ayırıcı tanı ve tedavi takibinde kritik bir rol oynamaktadır.

İlk kez ruhsal yapıda değişkenlik ve ödem oluşumuna eğilim olarak tanımlanan PMS, oldukça karmaşık semptomlara sahiptir. Kadınların yaklaşık %30-50’sinde görülen bu durum, vakaların %5-10’unda günlük hayatı sekteye uğratacak kadar şiddetli seyredebilir. Sendromun en yoğun görüldüğü yaş aralığı ise genellikle 25–35 yaş arasıdır.

PMS Tanı Kriterleri ve Sınıflandırmalar

Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-10 sınıflamasına göre bir tabloya adet öncesi sendrom tanısı konulabilmesi için belirli kriterler mevcuttur. Belirtilerin sadece adet öncesi evrede ortaya çıkması, adetle birlikte veya kısa süre sonra kaybolması temel şarttır. Tanı için aşağıdaki semptomlardan en az birinin varlığı yeterli kabul edilmektedir:

  • Hafif ruhsal huzursuzluk ve konsantrasyonda azalma
  • Şişkinlik hissi, ödem ve kilo alımı
  • Memelerde hassasiyet ve ağrı
  • El ve ayaklarda şişme
  • Uyku bozuklukları ve iştah değişiklikleri

Amerikan Psikiyatri Birliği (DSM) ise bu tabloyu Premenstrüel Disforik Sendrom veya Geç Luteal Faz Disforik Bozukluk olarak adlandırmaktadır. Tarihsel süreci Hipokrat dönemine kadar uzanan bu rahatsızlık, modern literatürde ilk kez 1952 yılında Dalton tarafından "Adet Öncesi Sendrom" terimiyle ifade edilmiştir.

Görülme Sıklığı ve Toplumsal Farklılıklar

Araştırmalar, kadınların %70–90’ının yaşamlarının bir döneminde PMS belirtileri yaşadığını göstermektedir. Şikâyetlerin şiddeti ise popülasyona göre değişkenlik gösterir. 1972 yılında yapılan çok uluslu bir çalışmada, kültürel farklılıkların semptom yaygınlığı üzerindeki etkisi incelenmiştir.

Ülke/Etnik KökenBelirti Yaygınlığı Durumu
Türk ve Nijeryalı KadınlarEn sık belirti görülen gruplar
Japon KadınlarEn az belirti görülen grup
Türk Kadınlarında En Sık Belirti%88 oranında gerginlik

Adet Öncesi Sendromun Nedenleri

PMS’in kesin nedenleri henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, birçok fizyopatolojik etken üzerinde durulmaktadır. Bu dönemde kadınların bilişsel ve duyusal algılarında belirgin değişimler gözlenir. Görsel ve işitsel algı, dikkat süresi, tat ve koku duyuları farklılaşabilir; strese verilen yanıt abartılı hale gelebilir. Hatta bu dönemde intihara ve suça meyil oranlarında artış saptanmıştır.

Hormonal ve Psikodinamik Faktörler:

  • Hormonlar: Over hormonları, prolaktin, insülin, tiroksin, kortizol, serotonin ve aldosteron gibi birçok hormonun süreçle ilişkili olduğu düşünülmektedir.
  • Psikososyal Etkenler: Kültürel inançlar, kişilik yapısı, şehirleşme, eğitim durumu ve kadının kendilik algısı semptomların şiddetini etkiler.
  • Tutumlar: Adet döngüsüne karşı olumsuz ve ürkütücü düşüncelere sahip olan kadınlarda, PMS belirtilerinin daha şiddetli yaşandığı gözlemlenmiştir.

PMS Tedavi ve Yönetim Stratejileri

Adet öncesi sendromun tedavisi, doğrudan neden bilinmediği için semptomları hafifletmeye yöneliktir. Tedavi süreci yaşam tarzı değişikliklerinden farmakolojik müdahalelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

1. Yaşam Tarzı ve Beslenme Düzenlemeleri

Temel tedavinin ilk aşaması egzersiz ve beslenme düzenidir. Düzenli egzersiz; öfke, çökkün duygu durum, göğüs hassasiyeti ve şişkinlik gibi şikayetleri azaltır. Beslenmede ise kafein kısıtlaması, karbonhidrat ağırlıklı ve düşük proteinli bir diyet uygulanması önerilir.

2. İlaç Tedavileri

  • Diüretikler: Vücuttaki sıvı birikimine bağlı ödem ve şişliği azaltmak için kullanılır.
  • Doğum Kontrol Hapları: Somatik yakınmalar (şişkinlik, ağrı) üzerinde etkili olsa da duygu durum belirtilerinde etkisi sınırlıdır.
  • Antidepresanlar: Özellikle serotonin üzerinden etkili olan ilaçlar, psikolojik belirtilerin tedavisinde yüksek başarı göstermektedir.

3. Psikolojik Destek ve Gevşeme Yöntemleri

İlaçsız tedavi seçenekleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve gevşeme egzersiz programları yer alır. Bu yöntemlerin, özellikle stres yönetimi ve belirtilerin şiddetinin azaltılması konusunda faydalı olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Etiketler

Adet öncesi gerginlikPremestruel sendromAdet öncesiAdet öncesi sendromuPremens sendromu

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Yard. Doç. Dr. Sabri Burhanoğlu, tıp eğitimini 1996 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2002 yılında tamamlamış ve ardından aynı yıl Londra King's College Hospital, Luminal Gastroenterology Unitesinde gözlemci olarak görev yapmıştır. Uzmanlık eğitimine ise 2003 yılında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Genel Cerrahi bölümünde başlamış ancak bu alandaki eğitimini kendi isteği ile yarıda bırakmış ve 2004 yılında azi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Psikiyatri uzmanlığı eğitimine başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.