Açlık fizyolojisi

Açlık; ekonomik nedenler veya yemek bulamama nedeniyle, sosyal veya psikolojik nedenlerle, bazen dini ritüeller sebebiyle, bazen de popüler bir diyet vesilesiyle veya sadece kilo vermek için vücudu aç bırakma durumu. Peki acıktığımız zaman vücudumuzda neler oluyor?

Açlık fizyolojisi

Açlığın ilk safhası, ince bağırsak tarafından son yenen yemeğin sindirilmesiyle başlar. Süresi yemeğin türüne ve miktarına bağlı olarak 3–4 saat veya 7–8 saat arasındadır. Karaciğerdeki glikojen ( glikozun depo şekli ) depoları boşaltılarak kan dolaşımına sunulur. Böylece kan şekeri bir süre daha sabit tutulur. Dolaşımdaki insülin oranı azalır dolayısıyla çevresel dokularda glikoz kullanımı da azalır. Kaslardaki glikojen sadece kas dokusuna glikoz sağlar. Karaciğerdeki depo glikojen sizi 10–18 saat bir süre kadar idare edebilir. Açlık devam ederse karaciğerde glikoz sentezi başlar. Bu sentez aslında karbonhidrat olmayan maddelerden sağlanır. Yani açlık daha da uzun sürerse vücut var olan glikozun yerine protein ve yağlara yönelir. Bu etki dokulardaki karbonhidrat stoğu bitmesin diyedir. Glikoz bu sayede sadece beyin ve kırmızı kan hücreleri için kullanılır.

Açlığın yol açtığı hormonal değişikliklerden bazıları da TSH ve büyüme hormonunu artırmasıdır. ‘Açlık metabolizmayı hızlandırır’ muhabbetleri büyüme hormonu artışından ileri gelir zaten.

Açlık süresince dokuda yağ ve protein miktarı gittikçe azalır. Vücuttaki yağ depoları açlık süresince kesintisiz azalır. Protein azalması ise 3 aşamada gerçekleşir.

1- Hızlı azalma 2- Yavaş azalma 3- Ölüm öncesi tekrar hızlı azalma

Evet, maalesef…Protein düzeyleri normalin yarısına düştüğünde ölüm kaçınılmaz olur. Açlıkta 72 saat önemli bir süredir. Kişi sıvı ve elektrolit desteği varsa birkaç ay hayatta kalabilir ancak sıvı alımı yoksa iki üç gün içinde ölüm gerçekleşir. Açlık sonrası beslenme ‘düşük başla,yavaş devam et’ şeklinde olmalıdır ve günlük en fazla 1 litre su içilmelidir.

Bu makale 11 Mayıs 2022 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Dyt. Nursel Zengin Lisans eğitimini 2015 yılında Gümüşhane Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde tamamlamıştır. Mezun olduktan hemen sonra çeşitli kamu kurumlarında diyetisyen olarak görev almıştır. Lisans eğitiminin henüz ilk yıllarındayken beslenme konusunun multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini fark ettiğinden kendi alanında ve alanı dışında birçok eğitim almış, İletişim Fakültesi bölüm derslerine ve projelerine katılım sağlamıştır. 6 yıllık meslek hayatı boyunca 3000’den fazla kişiye danışmanlık hizmeti verme fırsatı bulmuştur. Bunun yanında okullarda öğrenci ve velilere yönelik obezite, diyabet, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite konularında eğitimler vermiştir. 2017 yılında yapılan “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması” projesinde yer almıştır. Türkiye Diyetisyenler Derneği ve Sağlık Bakanlığının düzenlediği birç ...

Etiketler
Diyetisyen tavsiyeleri
Dyt. Nursel Zengin
Dyt. Nursel Zengin
İstanbul - Diyetisyen
Facebook Twitter Instagram Youtube