Doktorsitesi.com

‘’Yan etki ne kadar fazla ise, kanser tedavisinden yarar o kadar fazladır’’ inancı doğrulanıyor mu?

Prof. Dr. Hasan Mutlu
Prof. Dr. Hasan Mutlu
8 Kasım 2017350 görüntülenme
Randevu Al
‘’Yan etki ne kadar fazla ise, kanser tedavisinden yarar o kadar fazladır’’ inancı doğrulanıyor mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser Tedavisinde Yan Etki Algısı ve Gerçekler

Onkoloji uzmanları, klinik pratiklerinde kanser tedavisi alan hastalarda birbirine zıt iki temel yaklaşımla sıkça karşılaşmaktadır. Bazı hastalar, yan etkilere daha fazla maruz kaldıklarında tedavinin daha etkili olduğunu düşünerek bu durumdan memnuniyet duyarken; bir diğer grup ise hiç yan etki görmediğinde tedavinin etkinliği konusunda endişeye kapılmaktadır.

Esasen, yeni nesil kemoterapötik ilaçların geliştirilme sürecinde yan etki profillerinin düşürülmesine odaklanılmış ve toksisiteyi yöneten ilaç yelpazesi genişlemiştir. Bu tıbbi ilerlemeler sayesinde, günümüzde yan etkilerin sıklığı ve derecesi geçmişe oranla ciddi şekilde azalmış durumdadır. Dolayısıyla hastalar artık eskisi kadar yoğun yan etkilerle karşılaşmamaktadır.

Hedeflenmiş Tedaviler ve Spesifik Yan Etki Eşleşmeleri

2005 yılından sonra hedeflenmiş tedavilerin (akıllı ilaçlar) tıp literatürüne girmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte, klasik kemoterapiden farklı yan etki profilleri gözlemlenmeye başlanmıştır. Yapılan bilimsel çalışmalar, belirli ilaçlar ile ortaya çıkan spesifik yan etkilerin tedavi etkinliğinin bir göstergesi olabileceğini kanıtlamıştır.

Bu kapsamda öne çıkan bazı tedavi ajanı ve yan etki eşleşmeleri şunlardır:

  • Erlotinib ve Cetuximab: Cilt döküntüsü oluşumu ile artan tedavi etkinliği.
  • Sunitinib: Hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişimi ile korele başarı.
  • Kapesitabin: Tümör hücresinde yüksek etkinlik gösteren bu ajanda el-ayak sendromu ile artan başarı oranı.

İmmünoterapilerde Yan Etki ve Tedavi Başarısı

Kanser tedavi yöntemleri arasında cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedeflenmiş tedavilerden sonra 5. jenerasyon olarak kabul edilen immünoterapiler, yan etki-başarı ilişkisinde kritik bir noktadadır. Özellikle bağışıklık sistemini tümöre karşı aktive eden bu ilaçlarda, yan etkilerin varlığı tedavinin yanıt süresini doğrudan etkileyebilmektedir.

JAMA Oncology'de Eylül 2017'de yayınlanan bir makalede, akciğer karsinomu tanısıyla Nivolumab (Opdivo) tedavisi alan hastalar incelenmiştir. Araştırma sonuçları, immünoterapiye bağlı yan etki gösteren hastaların, yan etki yaşamayanlara göre çok daha başarılı sonuçlar elde ettiğini ortaya koymuştur.

Nivolumab Tedavisi ve Yanıt Süreleri Karşılaştırması

Hasta GrubuTedavi Yanıt Süresi (Ortalama)
Yan Etki Görülen Hastalar9.2 Ay
Yan Etki Görülmeyen Hastalar4.8 Ay

Veriler incelendiğinde, yan etki yaşayan hastaların tedaviye yanıt süresinin, yaşamayanlara oranla yaklaşık 2 kat daha fazla olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır.

Sonuç: Yeni Nesil Tedavilerde Değişen Argümanlar

Geçmişte bilimsel olarak tam karşılık bulmayan "Fazla yan etki, artmış tedavi yanıtı demektir" inancı, yeni nesil tedavi ajanları ile birlikte kanıtlanmış bir argümana dönüşmektedir. Güncel veriler bu ilişkiyi desteklese de onkolojide temel vizyon her zaman minimum yan etki ile maksimum tedavi yanıtına ulaşmak olmaya devam edecektir.

Etiketler

Kanser tedavisiYan etkiTedavi yan etkileriİmmünoterapi güvenilir midirTedavi yanıtı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hasan Mutlu

Prof. Dr. Hasan Mutlu

Prof. Dr. Hasan MUTLU, 10 Temmuz 1972 yılında Antalya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1998 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2005 yılında İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur. 2009 Yılında Aynı üniversitede Tıbbi Onkoloji alanında yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.