Doktorsitesi.com

Vestibüler Fold Elektrofizyolojik Aktivitesi

Prof. Dr. Haldun Oğuz
Prof. Dr. Haldun Oğuz
12 Temmuz 2016238 görüntülenme
Randevu Al
Vestibüler Fold Elektrofizyolojik Aktivitesi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Glottik Rekonstrüksiyon ve Vestibüler Fold Kullanımı

Vokal fold üzerindeki bir tümörün rezeksiyonu, laringeal yapıda şekil değişikliğine ve başta fonasyon olmak üzere anatomofizyolojik fonksiyonel modifikasyonlara yol açar. Cerrahi müdahale sonucu oluşan anatomik boşluğun doldurulmasını hedefleyen glottik rekonstrüksiyon uygulamaları, ses değişimlerini minimize etmek adına kritik öneme sahiptir. Neo-vokal fold oluşturma sürecinde sıklıkla larinkse yakın dokular veya vestibüler foldlar gibi laringeal yapılar tercih edilmektedir.

Vestibüler Foldların Anatomik ve Fonksiyonel Yapısı

Vestibüler foldlar; elastik lifler, yağ hücreleri ve tiroaritenoid (TA) kası liflerini içeren gevşek bir bağ dokusundan meydana gelir. Bu bölgedeki kas lifleri, solunum ve hava yolunu koruma işlevleri nedeniyle hızlı kasılan tipte lifler barındırır. Normal fizyolojik koşullarda, laringeal bozukluklar dışında fonasyon sürecinde aktif bir görevleri bulunmamaktadır.

Glottik bölgeye yerleştirilen vestibüler foldların titreşim davranışı sergilediği ve disfonik ses kalitesine yol açmadan tam bir adaptasyon sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu yapılar, mevcut vokal foldu korumanın yanı sıra fonatuar fonksiyonu da üstlenmektedir.

Çalışmanın Amacı ve Metodolojisi

Supraglottik bölgedeki yerleşimi nedeniyle vestibüler fold (VF) kas liflerine yönelik literatürde yeterli EMG çalışması bulunmamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, kordektomi sonrası rekonstrüksiyon için glottik seviyeye taşınan VF’ların ses çıkarma sırasındaki motor ünite rekrütmanlarını ve motor ünite aksiyon potansiyellerini (MÜAP) değerlendirmektir.

Metot Detayları:

  • Olgu Grubu: 53-82 yaş arası 11 erkek hasta.
  • Takip Süresi: Ortalama 43 ay (9-90 ay aralığında).
  • Tanı ve İşlem: Vokal kord hareket kısıtlılığı yapmayan, hafif subglottik uzanımlı vokal kord SCC; laringofissür kordektomi ve vestibüler fold flebi ile rekonstrüksiyon.
  • Değerlendirme: Opere edilen ve edilmeyen taraflardaki krikotiroid (CT) ve tiroaritenoid (TA) kasları EMG ile analiz edilmiştir.

EMG Analiz Sonuçları ve Bulgular

Yapılan elektromiyografi (EMG) çalışmaları sonucunda elde edilen veriler, vestibüler foldun fonksiyonel başarısını ortaya koymaktadır. Bulgular şu şekildedir:

  • Kas Aktivitesi: Opere edilen yönde TA kası tespit edilen 7 olgunun 6'sında bulgular tamamen normal izlenmiştir.
  • Motor Ünite Saptanması: Vestibüler flep analizinde olguların %64'ünde (7 olgu) motor üniteler saptanmış ve ses çıkarma sırasında tamamında MÜAP rekrütmanı gözlenmiştir.
  • CT Kas Karşılaştırması: Krikotiroid (CT) kas aktiviteleri arasında operasyon yapılan ve yapılmayan taraflar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır.
  • Teknik Başarı: Bu çalışma, flep içerisinde sadece kas fibrillerinin bulunmadığını, aynı zamanda bu fibrillerin fonasyon sırasında aktif fonksiyon gördüğünü konfirme etmiştir.

Karşılaşılan Teknik Zorluklar

EMG ölçümleri sırasında bazı olgularda çeşitli nedenlerle veri kaybı yaşanmıştır. Bu durumun olası nedenleri tabloda özetlenmiştir:

DurumOlası Nedenler
Ölçüm Yapılamayan OlgularAşırı öksürük refleksi, cerrahi skatris, laringeal atrofi veya obezite
Kartilajın GeçilememesiYaşlı hastalarda görülen tiroid kartilaj kalsifikasyonu
Aktivite Tespit EdilememesiAnatomik değişkenler, kıkırdak hareketliliği azlığı veya hasta uyumsuzluğu

Klinik Değerlendirme ve Tartışma

Vestibüler fold ile glottik rekonstrüksiyon tekniği, ilk kez 1963'te Rethi tarafından tarif edilmiş; 2002'de Ricz tarafından geliştirilmiştir. Eski tekniklerde görülen temel frekans artışı; flebin gerginliği, sütürler veya flep içindeki kasların etkisine bağlanmaktadır.

Bernoulli Fenomeni ve Histolojik Değişim: Glottik rezistansın korunması, titreşim seslerinin oluşumu için kritiktir. Subglottik hava basıncı, vestibüler foldda yeni fonksiyonuna uygun histolojik değişiklikleri tetikleyebilir. Fonasyon sırasında kas kullanımı, kas liflerinin yorulmaya karşı daha dayanıklı hale gelmesini sağlayan biyokimyasal dönüşümleri beraberinde getirebilir.

İnnervasyon ve Kompartmentalizasyon: Bir olguda saptanan kronik nörojenik zedelenme, vestibüler foldun farklı bir innervasyon kaynağı olabileceğini düşündürmektedir. Bu durum, kompartmentalizasyon teorisini desteklemekte ve vokal fold paralizisi olan hastalardaki vestibüler fold addüksiyonunu açıklamak için önemli bir veri sunmaktadır.

Not: Bu içerik www.haldunoguz.com adresindeki veriler temel alınarak düzenlenmiştir.

Etiketler

Ses kısıklığı tedavisiSes kalınlaşması nedenleriSes hastalıkları kbb muayenesi ses kısıklığıSes hastalıklarıVestibüler fold elektrofizyolojik aktivitesiGenel kulak burun ve boğaz

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun OĞUZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmış ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Tıp ve uzmanlık eğitimi yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı içerisinde çok sayıda kurs ve toplantıya katılmış, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Laringoloji ve Ses Restorasyonu Enstitüsü’nde gözlemci olarak çalışmalarda bulunmuştur. 2007 yılında Doçentlik, 2013 yılında ise Profesörlük derecesine yükselmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.