Doktorsitesi.com

Varis yarası nasıl geçer

Op. Dr. Atilla Kaya
Op. Dr. Atilla Kaya
10 Ekim 2015906 görüntülenme
Randevu Al
  • Varis hastalığının erken teşhis edilmesi, sürecin iyileşmesi güç olan varis ülseri yaralarına dönüşmesini engelleyerek tedavi maliyetini ve süresini düşürür.
  • Varis ülseri tedavisinde kullanılan PRP yöntemi, hastanın kendi kanından elde edilen serumun yara bölgesine enjekte edilmesiyle hücre yenilenmesini ve hızlı iyileşmeyi sağlar.
  • Yaraların tamamen iyileşmesi ve tekrar etmemesi için PRP tedavisinin yanı sıra ülserin asıl kaynağı olan damar genişlemesinin de mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Varis yarası nasıl geçer
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Ülseri Tedavisinde Erken Teşhisin Önemi

Sağlık alanında sıklıkla vurgulanan erken teşhis kavramı, varis hastalığı söz konusu olduğunda hayati bir önem taşımaktadır. Erken dönemde fark edilen varislerin tedavisi çok daha kolay, kısa süreli ve düşük maliyetli olmaktadır. Ancak birçok hasta, başlangıç aşamasındaki belirtileri ihmal ederek sürecin varis ülseri olarak adlandırılan, bacaklarda iyileşmesi güç yaralara dönüşmesine neden olabilmektedir.

Varis Ülseri Nedir ve Neden Oluşur?

Varis hastalığı, genetik faktörler veya çalışma koşullarına bağlı olarak toplardamarlardaki fonksiyon bozukluğu ile başlar. Kirli kanı kalbe taşıyan toplardamar kapakçıklarının bozulması, kanın damarlarda birikmesine ve gölleşmesine yol açar. Artan basınçla birlikte genişleyen damarlar cilt dışına taşarak belirgin hale gelir.

Tedavi edilmeyen varislerde süreç şu şekilde ilerler:

  • İlk aşamalarda ağrı, sızlanma ve kaşıntı hissedilir.
  • Damar yapısının bozulmasıyla damar çatlamaları ve kanamalar meydana gelir.
  • Kan akışının kesilmesiyle doku beslenmesi durur ve ciltte çürüme başlar.
  • Bu süreç, bacaklarda yürüme yetisini engelleyebilecek düzeyde derin yaralara, yani varis ülserine dönüşür.

Varis Ülseri Tedavi Edilebilir mi?

Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri konusunda uzmanlaşan Medical Art, varis ülseri tedavisinde modern teknolojileri kullanmaktadır. Klasik yöntemlerde aylar süren oksijen tedavileri uygulanırken, günümüzde PRP tedavisi ile çok daha hızlı sonuçlar alınmaktadır. Bu yöntem, çaresizce iyileşmeyi bekleyen hastalar için hayat verici bir müdahale olarak öne çıkmaktadır.

Varis Ülseri PRP Tedavisi Nasıl Yapılır?

Açılımı Platelet Rich Plasma olan PRP, hücre yenilenmesini tetikleyen ve yaraların iyileşmesini hızlandıran en etkili yöntemlerden biridir. Tedavi süreci şu adımlarla gerçekleştirilir:

  1. Kan Alımı: Hastanın kendi vücudundan bir miktar kan alınır.
  2. Serum Hazırlama: Alınan kan, özel bir cihaz yardımıyla işlenerek hücre yenileyici özelliklere sahip bir serum haline getirilir.
  3. Enjeksiyon: Hazırlanan bu yoğunlaştırılmış serum, çok ince uçlu iğnelerle doğrudan yara bölgesine enjekte edilir.
  4. İyileşme Süreci: Bölgeye taze kan akışı sağlanamadığı için oluşan çürüme, hastanın kendi kanından elde edilen bu doğal karışım sayesinde yerini doku onarımına bırakır.
Tedavi YöntemiUygulama Şekliİyileşme Kaynağı
Klasik TedaviUzun süreli oksijen uygulamalarıDış destekli süreç
PRP TedavisiLokal enjeksiyonHastanın kendi kan hücreleri

Kalıcı Çözüm İçin Varis Tedavisi Şart

PRP tedavisi uygulanmaya başladığı andan itibaren bölgede hızlı bir hücre yenilenmesi gözlenir. Ancak bacak yaralarının tamamen iyileşmesi ve tekrar etmemesi için yaraya neden olan asıl sorun, yani damar genişlemesi (varis) de tedavi edilmelidir. Hem yaraların iyileştirilmesi hem de varisli damarların ortadan kaldırılmasıyla, hastanın gelecekte benzer bir riskle karşılaşma ihtimali ortadan kalkar.

Op. Dr. Atilla Kaya

Etiketler

Varis ülseri nedirVaris yarasi prpVaris yarası nasıl iyileşirVaris yarası tedavisi yapan hastanelerVaris ülseri prp tedavisi nasıl yapılır?Varis ülseri tedavi edilir mi?

Yazar Hakkında

Op. Dr. Atilla Kaya

Op. Dr. Atilla Kaya

Op. Dr. Atilla Kaya, 1961 yılında Malatya’da doğmuştur. İlk, orta ve liseyi Malatya'da bitirerek lisans öncesi eğitimini tamamlamıştı. 1980 yılında üniversitesi sınavını kazanarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini başlamıştır ve lisans eğitimini 1986 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanını almıştır. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda ihtisasını tamamlamıştır. Yandal eğitimini Genel Cerrahin’in alt branşı olan Proktoloji (Hemoroid ve Kıl Dönmesi) alanında yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.