Doktorsitesi.com

VARİS YARALARI

Prof. Dr. Serdar Akgün
Prof. Dr. Serdar Akgün
13 Ekim 2022362 görüntülenme
Randevu Al
Varisler tedavi edilmedikleri takdirde uzun dönemde ayak bileğinin iç yüzünde olmak üzere değişik yerlerde yara çıkabiliyor Ø Genelde insanların son dakikaya kadar bekledikleri düşünüldüğünde akan, kokan ve doku kaybı ortaya çıkmış ‘’ yaralar ‘’ ile karşılaşıyoruz.
VARİS YARALARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Yaraları Nedir ve Neden Oluşur?

Varisler, tedavi edilmedikleri takdirde uzun dönemde ciddi komplikasyonlara yol açabilen damar rahatsızlıklarıdır. Bu sürecin en ileri aşamalarından biri olan varis yaraları, genellikle ayak bileğinin iç yüzünde gelişmekle birlikte bacağın farklı bölgelerinde de görülebilmektedir.

Klinik gözlemler, hastaların genellikle son ana kadar beklediklerini ve bu nedenle akıntılı, kötü kokulu ve doku kaybı gelişmiş yaralarla uzmanlara başvurduklarını göstermektedir. Bu yaraların temelinde, uzun yıllar boyunca ihmal edilmiş varis sorunları yatmaktadır. Tedavi edilmemiş varis hastalarının tamamında olmasa da önemli bir kısmında bu kronik yaralar ortaya çıkmaktadır.

Varis Ülseri Tedavisinde Güncel Seçenekler

Varis ülseri yaralarının tedavisinde en etkili yöntemlerden biri Skleroterapi veya halk arasında bilinen adıyla Köpük Tedavisi seçeneğidir. Tedavinin temel amacı, yara çevresinde biriken ve kan akışını bozan yetmezlikli damarların devre dışı bırakılmasıdır.

Günümüzde, çapı 3 mm üzerinde olan ve yetmezlik gösteren varis damarlarına köpük tedavisi uygulandığında oldukça olumlu sonuçlar alınmaktadır. Tedavi yaklaşımı olarak yara çevresindeki damarların cerrahi olarak çıkarılması veya bağlanması da seçenekler arasında yer almaktadır.

Köpük Tedavisinde Kullanılan Maddeler ve Etkinlik Farkı

Uluslararası literatürde yer alan 10 yıllık sonuçların paylaşıldığı bir çalışmada, %3 sodium tetradecyl sulphate maddesi kullanılmıştır. Ancak ülkemizde bu madde bulunmadığı için Avrupa'da yaygın olarak tercih edilen AETHOXYSKLEROL maddesi kullanılmaktadır. Klinik tecrübeler, bu maddenin tedavi üzerinde daha etkili olduğunu kanıtlamaktadır.

Klinik Başarı Oranları ve İstatistikler

336 hasta üzerinde yapılan bilimsel çalışmanın sonuçları, köpük tedavisinin varis yaraları üzerindeki başarısını net bir şekilde ortaya koymaktadır. 12 haftalık süreçteki iyileşme verileri şu şekildedir:

Zaman Dilimiİyileşme Oranı
İlk 6 Hafta%21
İkinci 6 Hafta%46,1
Toplam İyileşme (12 Hafta)%67,1

Bu rakamlar, tedavisi oldukça güç olan varis yaraları için oldukça yüksek ve başarılı değerlerdir. Her hastada aynı başarı oranını yakalamak mümkün olmasa da, eldeki en güçlü tedavi seçeneği destekleyici uygulamalarla birlikte budur.

İyileşme Süreci ve Hasta Disiplini

Varis yaralarının iyileşmesi sabır gerektiren, aylar sürebilen bir süreçtir. Tedavinin başarıya ulaşması için ciddi bir yara bakımı ve temel tedavi şartlarına tam uyum sağlanması şarttır. İyileşme sürecinde şu adımlar izlenmelidir:

  • Detaylı Ultrason: Yaraya neden olan temel yetmezlikli damarların saptanması için ayrıntılı bir inceleme yapılmalıdır.
  • Kişiye Özel Planlama: Altta yatan neden saptandıktan sonra uygun tedavi planı oluşturulmalıdır.
  • Kompresyon Tedavisi: Köpük tedavisi uygulandıktan sonra mutlaka uzun süreli kompresyon tedavisi uygulanmalıdır.

Sonuç olarak, en doğru yaklaşım yaraların oluşumuna izin vermeden varisleri zamanında tedavi ettirmektir. Eğer yara oluşumu başladıysa, profesyonel bir tedavi planı ile süreç yönetilmelidir.


Kaynakça:

  • The effects of foam sclerotherapy on ulcer healing: a single-center prospective study. Cuffolo G, Hardy E, Perkins J, Hands LJ. Ann R Coll Surg Engl. 2019 Jan 3:1-5.
  • Comparative analysis of endovenous laser ablation versus ultrasound-guided foam sclerotherapy for the treatment of venous leg ulcers. Weber B, Marquart E, Deinsberger J, Tzaneva S, Böhler K. Dermatol Ther. 2022 Apr;35(4):e15322

Etiketler

VARİS YARALARI

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar AKGÜN, tıp eğitimini 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda yapmış ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.