Doktorsitesi.com

Vajinismus Sadece Bedensel Bir Sorun Değildir!

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu
Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu
25 Şubat 20268 görüntülenme
Randevu Al
Vajinismus yalnızca bedensel bir kasılma değil; çoğu zaman beden, zihin ve ilişki arasındaki görünmez üçgenin ürünüdür. Bedensel olarak kasılma görülse de bu kasılmayı tetikleyen şeyler çoğunlukla duygusal, öğrenilmiş ya da ilişki dinamikleriyle bağlantılıdır.
Vajinismus Sadece Bedensel Bir Sorun Değildir!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vajinismus: Bedenin "Hazır Değilim" Mesajı ve Psikolojik Temelleri

Vajinismus süreci yaşayan birçok kadın, zihinsel olarak arzu duymasına rağmen fiziksel bir engelle karşılaşmaktadır. Sıklıkla dile getirilen "istiyorum ama olmuyor" veya "kendimi bıraksam bile bedenim izin vermiyor" ifadeleri, aslında bedenin verdiği bir savunma mesajıdır. Bu durum, bedenin kendini koruma altına aldığı ve henüz "hazır değilim" dediği bir süreci işaret eder.

Vajinismusun Nedenleri ve Kasılma Refleksi

Bedenin kasları savunmaya geçirmesinin altında yatan çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler genellikle bireyin geçmiş deneyimlerinden veya zihinsel şemalarından beslenir. Kasların istemsizce kasılmasına neden olan temel unsurlar şunlardır:

  • Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler,
  • Cinselliğe dair edinilen yanlış bilgiler,
  • "Ya acırsa?" korkusuyla gelişen yoğun kaygı.

İlişkisel Dinamiklerin Vajinismus Üzerindeki Etkisi

Vajinismus sadece bireysel değil, aynı zamanda ilişkisel bir boyuta sahiptir. Sürecin yönetilmesinde partnerin sabrı, yaklaşımı ve sunduğu duygusal destek kritik bir rol oynamaktadır. İlişki içerisindeki bazı unsurlar kasılma tepkisini doğrudan etkileyebilir:

  1. Baskı ve Performans Kaygısı: Partner üzerindeki baskı veya hissedilen suçluluk duygusu kasılmaları artırır.
  2. İletişim Eksikliği: Açık iletişimin kurulamadığı ilişkilerde beden daha fazla kapanma eğilimi gösterir.
  3. Duygusal Destek: Güven temelli bir yaklaşım, bedenin savunma mekanizmasını esnetmesine yardımcı olur.

Vajinismus Bir "Arıza" Değil, Çözülebilir Bir Düğümdür

Önemle belirtilmelidir ki; vajinismus bir "arızalı beden" göstergesi değildir. Bu durum; beden, zihin ve ilişki üçgeninde şefkatle ele alınması gereken psikolojik bir düğümdür. Uygun terapi yöntemleri ve doğru bir yaklaşımla bu düğümün çözülmesi ve sağlıklı bir cinsel yaşama kavuşulması tamamen mümkündür.

Etiketler

VajinismusKadınSağlığıCinselTerapiİlişkiDinamikleri

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu, 1982 yılında Kayseri'de doğmuştur. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 2005 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını aynı üniversitede yapmış ve Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olmuştur. 2016 yılına kadar Üreme Sağlığı, endoskopik - laparoskopik cerrahi ve tüp bebek alanında çalışmalarını sürdürmüştür. 2017 - 2018 Yılları arasında Prof. Dr. Tayfun Bağış ve Prof. Dr. Mehmet Cincik gibi Tüp Bebek ve Genetik alanında deneyimli hocalarla çalışmış, İstanbul Acıbadem Altunizade Hastanesi'nde tüp bebek temel eğitimini tamamlamıştır. Bu dönemde İstanbul’da birçok klinikte araştırma ve gözlemlerine devam etmiş, Tekrarlayan Tüp Bebek başarısızlığı konusunda deneyim kazanmış ve PRP uygulama eğitimi almış olup mesleki çalışmalarına ise, Kayseri Hüma Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi'nde devam etmektedir. Aynı zamanda Hüma Tüp Bebek Ünite Sorumlusu olan Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu, embriyoloji alanında yüksek başarıya sahip isimlerden biri olan Dr. Mehmet Ural ile birlikte çalışmaktadır. Genetik tanılı tüp bebek ve azospermi konusunda yurtdışından hasta kabulüne devam eden merkezde %70’lere varan gebelik başarısı bulunmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir. Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda bilimsel yayın ve ödülleri bulunmaktadır. Şu anda Özel Erciyes Hastanesi ve Memorial Tüp Bebek Merkezi’nde hasta kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.