Doktorsitesi.com

Vajinismus: ‘Neden Biz?’

Uzm. Dr. Taner Canatar
Uzm. Dr. Taner Canatar
24 Ekim 2016272 görüntülenme
Randevu Al
Vajinismus: ‘Neden Biz?’
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinselliğin Merkezi: En Önemli Cinsel Organımız Beyin

Cinsel organlar denildiğinde akla genellikle penis ve vajina gelse de, aslında en önemli cinsel organımız beyindir. Cinsellikten alınan haz, tamamen duygularımız ve düşüncelerimizle doğrudan bağlantılıdır. Kişinin cinselliğe dair olumsuz duygu ve düşüncelere sahip olması, cinsel ilişkiden haz almasını zorlaştıran temel unsurdur.

Bütün cinsel işlev bozukluklarının temelinde bu olumsuz algılar yatmaktadır. Yaklaşık her 10 kadından birinde görülen vajinismusta da en sık sebep psikolojik kaygılardır. Bu durum, zihindeki bariyerlerin bedensel bir tepkiye dönüşmesi olarak tanımlanabilir.

Vajinismus Nedir? Bir Kaçınma ve Erteleme Sorunu

Vajinismus; fiziksel bir engel olmamasına rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi veya verememesi durumudur. Bir kaçınma ve erteleme sorunu olan vajinismus, kadının zihninde cinsel birleşmeyi her zaman ağrı ile eşleştirmesine neden olur.

Bu süreçte yaşanan ağrı algısı iki şekilde karşımıza çıkabilir:

  1. İlk deneyimde tecrübe edilen gerçek bir ağrı,
  2. Daha önce hiç yaşanmamış, tamamen zihinsel kurguya dayalı hayali bir ağrı algısı.

Vajinismusun Çiftler Üzerindeki Psikolojik Etkileri

Vajinismus yaşayan kadınlar bir yandan cinsel ilişkiden korkup kaçınırken, diğer yandan bunu gerçekleştiremedikleri için yoğun bir huzursuzluk duyarlar. Bu durum; depresif ruh hali, başarısızlık hissi, işe yaramazlık duygusu ve eşine haksızlık ettiği düşüncesini beraberinde getirir. Erkek ise eşi tarafından istenmediğini düşünebilir, çevrelerindeki herkesin başardığı bir durumu başaramamaktan dolayı hırçınlaşabilir.

Cinsel hayatın penis-vajina birlikteliğini içermemesi çiftin ruh sağlığını bozabilir ve günlük yaşamlarını olumsuz etkileyebilir. Bu süreçte sıklıkla görülen duygusal durumlar şunlardır:

  • Suçluluk ve eksiklik hissi,
  • Utanç duyma ve kendinden nefret etme,
  • Hayal kırıklığı ve umutsuzluk,
  • Çaresizlik ve yoğun bunaltı.

İki tarafın da birbirini gerçekten anlaması ve destek olması, bu sorunların aşılmasındaki en kritik faktördür.

Vajinismusta Hatalı Uygulamalar ve Yanlış Tedaviler

Vajinismus sadece kadının değil, çiftin ortak sorunudur. Tedavi arayışında olan çiftler bazen hızlı ve mucizevi çözümler bekleyebilirler. Ancak vajinismusta mucize çözüm yoktur. Deneyip başarısızlıkla sonuçlanan her hatalı yöntem, çiftin maddi ve manevi kaynaklarını tüketmektedir.

Sıklıkla karşılaşılan hatalı ve geçersiz tedavi yöntemleri şunlardır:

Hatalı UygulamaNeden Kaçınılmalı?
Kızlık zarının ameliyatla alınmasıSorun fiziksel değil, psikolojiktir.
Genel anestezi altında ilişkiBilinç dışı korkuyu çözmez.
Vajinaya botoks uygulamasıKasılmanın zihinsel nedenini ortadan kaldırmaz.
Alkol veya uyku hapı kullanımıSağlıklı bir cinsel farkındalığı engeller.
Sıcak suya oturma veya buharTıbbi bir geçerliliği yoktur.

Bilimsel Çözüm: Kişiye Özel Cinsel Terapi

Vajinismus tedavisinde çift; fiziksel, duygusal ve zihinsel bir bütün olarak ele alınmalıdır. Günümüzde uygulanan en etkili ve ilk seçenek tedavi yöntemi vajinismusa özgü cinsel terapidir.

Her bireyin geçmiş yaşamı, aile öyküsü, cinsel geçmişi ve travmaları farklıdır. Bu nedenle her çiftin tedavisi kendilerine özgüdür ve standart bir şablon üzerinden ilerleyemez. Cinsel terapi süreci, çiftlerin iletişim boyutlarını ve cinsel yaşamlarını yeniden yapılandırarak daha sağlıklı bir bağ kurmalarını sağlar.

Sonuç olarak, bu süreci doğru bir terapi ile yöneten çiftler, gerçek cinsel mutluluğu daha çabuk yakalamakta ve "biz olma" bilincini daha güçlü bir şekilde geliştirmektedirler.

Etiketler

Vajinismus sebepleriVajinismus neden olurVajinismuslu kadınlarVajinismus tedavisiVajinismus tekrarlar mıVajinismus nedenleri

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Taner Canatar

Uzm. Dr. Taner Canatar

1970 yılında gözlerini hayata açan Taner CANATAR,  İçel Anadolu Lisesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra 2001 yılında  ihtisas eğitimini tamamlayarak tıpta uzmanlığını almıştır. 2002 yılından bu yana Aile ve Evlilik Terapileri, Aile Danışmanlığı, Bilişsel Davranışçı Terapi, EFT (Duygusal Özgürleşme ve Enerji Psikolojisi Teknikleri), Cinsel Terapi ile çeşitli kişisel gelişim ve süpervizyon eğitimleri almıştır.  Farklı kurumlarda görev yapmasının ardından 2009 yılında kendisine ait CANATAR Terapi Merkezi’ni kurmuş ve danışanlarını kendi terapi merkezinde kabul etmeye başlamıştır. 2009 yılında “Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)  Adana Şubesi’ni”, 2015 yılı Ocak ayında “Canatar Terapi Enstitüsü’nü”, 2015 Haziran ayında “Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği’ni (TERAPİDER)” kurmuş olan Uzm. Dr. Taner CANATAR, halen TERAPİDER Genel Başkanlığı ile CİSED Adana Şube Başkanlığı görevlerini yürütmektedir. AETD, TERAPİDER, CİSED, TTB, TAHUD üyeliklerinin yanında çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmakta, sosyal sorumluluk projelerinde yer almakta, bireysel, ailesel ve kurumsal eğitimler vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.