Doktorsitesi.com

Unutulmaması gereken bir olgu: Çocuklar da depresyona girebilir...

Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz
Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz
29 Ocak 2016217 görüntülenme
Randevu Al
Unutulmaması gereken bir olgu: Çocuklar da depresyona girebilir...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Depresyon ve Psikolojik Dünyanın Derinlikleri

Toplumdaki genel kanının aksine, depresyon sadece yetişkinlere özgü bir durum değildir. Dış dünyadan habersiz ve sürekli mutlu olduğu varsayılan çocukların da kendilerine has, karmaşık bir psikolojik dünyası bulunmaktadır. Çocuklar, kendi dünyalarındaki dengelerin bozulması sonucunda yetişkinler gibi depresif süreçler yaşayabilirler.

Çocuklarda Depresyonun Temel Nedenleri

Çocukluk döneminde görülen psikolojik sorunların temelinde genellikle çevresel ve ailevi faktörler yatar. Çocuklarda depresyon ve huzursuzluğu tetikleyen başlıca unsurlar şunlardır:

  • Anne ve baba arasında yaşanan şiddetli çatışmaların çocuğa yansıtılması,
  • Yeni bir kardeşin dünyaya gelmesiyle oluşan kardeş kıskançlığı,
  • Ebeveynlerin sergilediği yanlış tutum ve hatalı disiplin yöntemleri.

Davranışsal Belirtiler ve Duygusal Yansımalar

Çocuklar, bozulan psikolojik dengelerini doğrudan sözcüklerle ifade etmek yerine davranışlarıyla dışa vururlar. Bu noktada ebeveynlerin dikkatli bir gözlemci olması hayati önem taşır. Psikolojik problemler, çocukta şu şekillerde kendini gösterebilir:

  1. İçe Kapanma: Kendisiyle ilgilenilmediğini düşünen çocuk sosyal çevresinden uzaklaşabilir.
  2. Dikkat Çekme Çabası: İlgi odağı olmak için anlamsız ve aşırı davranışlar sergileyebilir.
  3. Psikosomatik Tepkiler: Bastırılan duygular altını ıslatma gibi fiziksel belirtilerle ortaya çıkabilir.
  4. Öfke ve Şiddet: İfade edilemeyen duygular, dış dünyaya karşı saldırganlık olarak yansıyabilir.

Resimlerin Dili ve İfade Biçimleri

Çocuklar sözel olarak tanımlayamadıkları karmaşık duygularını bazen yaptıkları resimlere yansıtırlar. Dikkatli bir ebeveyn, çocuğun çizimlerindeki detaylardan veya ani davranış değişikliklerinden yola çıkarak ortada bir sorun olduğunu kavrayabilir. Bu yansımalar, çocuğun iç dünyasındaki sessiz çığlıklarıdır.

Sağlıklı Ebeveyn Tutumları Nasıl Olmalıdır?

Çocukla kurulan iletişimin kalitesi, onun psikolojik gelişimi üzerinde belirleyici bir rol oynar. Çocuğun kendisini özgürce ifade etmesine izin verilmeli ve onunla kaliteli zaman geçirilmelidir. Sürekli engellenen, katı kurallarla baskılanan ve her eylemi "hayır" ile karşılanan çocuklarda çekingen bir yapı oluşması kaçınılmazdır.

Kritik Ebeveyn TutumlarıDikkat Edilmesi Gerekenler
TutarlılıkAnne ve babanın kuralları aynı anda ve aynı kararlılıkla uygulamasıdır.
İletişimÇocuğa baskı kurmak yerine kendini ifade etme alanı tanınmalıdır.
DisiplinÖdül ve ceza sistemi dengeli ve adil bir şekilde kurgulanmalıdır.

Çözüm Yolları ve Uzman Desteği

Ebeveynlerin tutumlarındaki değişkenlik, doğrudan çocuk üzerinde etkisini gösterir. Bu nedenle, çocukta bir sorun gözlemlendiğinde anne ve babanın öncelikle kendi davranışlarını ve aralarındaki çatışmaları gözden geçirmesi gerekir. Yanlış tutumların düzeltilmesi, genellikle çocuktaki davranış bozukluklarının da iyileşmesini sağlar.

Ebeveynler arasındaki görüş ayrılıkları, birinin "evet" dediğine diğerinin "hayır" demesi, çocuğun güven duygusunu zedeler. Eğer aile içi düzenlemelerle sorunlar aşılamıyorsa, ileride oluşabilecek sosyal fobi gibi daha büyük problemlerin önüne geçmek için bir uzman desteği almak en sağlıklı yoldur.

Etiketler

Depresyon psikoterapisiÇocukta davranışÇocuk depresyonuÇocuk depresyonu nasıl anlaşılırÇocukluk çağı depresyonu

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz

Uzm. Psk. Mustafa Varol Yorulmaz

Uzman Psikolog Mustafa Varol Yorulmaz, 2013 yılında Yeditepe Üniversitesi'nin psikoloji bölümünü bitirmiş ve aynı yıl Okan Üniversitesi'nde Gelişim Psikolojisi üzerine uzmanlık eğitimine ve çalışmalarına başlamıştır. Halen ‘’Hafif Kognitif Bozukluğu ve Demansı Olan Hastalarda Kognitif Rehabilitasyon Tedavileri’’ üzerinde çeşitli süpervizyonlarla çalışmasını devam ettirmektedir. Kendisi aynı zamanda Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Rehabilitasyon Tedavi Merkezi ile İstanbul Tıp Fakültesi’nin yürütmekte olduğu Wernicke-Korsakoff Sendromlu hastalar ile nöropsikolojik ve kognitif rehabilitasyon çalışmalarında da aktif rol almaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.