Doktorsitesi.com

TSSB - Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı
Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı
4 Ocak 2020101 görüntülenme
Randevu Al
TSSB - Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB); kişinin baş etmekte zorlandığı gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır yaralanma veya fiziksel bütünlüğe yönelik tehdit içeren olaylarla karşılaşması sonucu gelişen ağır bir anksiyete bozukluğudur. Bu durum, kişinin travmatik bir deneyimi bizzat yaşaması veya bu tür bir olaya tanıklık etmesiyle tetiklenebilir.

TSSB’nin Sınıflandırılması ve Süreçleri

Semptomların süresi ve ortaya çıkış zamanı, bozukluğun klinik sınıflandırmasında belirleyici rol oynar. Bu kapsamda TSSB üç ana başlıkta incelenir:

  • Akut TSSB: Semptomların üç aydan kısa sürmesi durumudur.
  • Kronik TSSB: Semptomların üç aydan daha uzun bir süre devam etmesidir.
  • Gecikmeli Başlangıçlı TSSB: Belirtilerin travmatik yaşantıdan altı ay veya daha uzun bir süre sonra ortaya çıkmasıdır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğunu Tetikleyen Olaylar ve Belirtiler

Doğal afetler, kazalar, ani kayıplar, savaş, cinsel taciz, tecavüz, şiddete maruz kalma, işkence ve hapis gibi zorlu yaşam olayları TSSB'nin temel nedenleri arasındadır. Bu süreçte kişi yoğun bir korku ve çaresizlik hissi yaşar. Belirtiler, olayın şiddetine ve kişinin durumu algılama biçimine göre farklılık gösterse de genel olarak şu reaksiyonlar gözlemlenir:

  • Travmatik olayın imgeler, düşünceler veya algılamalar şeklinde tekrar tekrar yaşanması.
  • Travmayı hatırlatan yer, kişi ve etkinliklerden kaçınma davranışı.
  • Genel bir duyarsızlık hali (apati) ve insanlardan yabancılaşma.
  • Travma anını yeniden yaşıyormuş gibi hissetme ve yoğun fizyolojik tepkiler verme.

DSM-IV-TR Tanı Ölçütlerine Göre TSSB

Klinik tanılama sürecinde kullanılan DSM-IV-TR kriterleri, bozukluğun kapsamını net bir şekilde belirler. Tanı konulabilmesi için aşağıdaki ölçütlerin karşılanması gerekmektedir:

A. Travmatik Olayla Karşılaşma

Kişi, gerçek bir ölüm veya yaralanma tehdidi içeren bir olayı yaşamış, tanık olmuş ya da bu durumla karşı karşıya gelmiş olmalıdır. Bu duruma verilen tepki; aşırı korku, dehşet veya çaresizlik içermelidir. Çocuklarda bu tepkiler dezorganize veya ajite davranışlar şeklinde görülebilir.

B. Olayın Sürekli Yeniden Yaşanması

Travmatik olay, aşağıdaki yollardan biri veya daha fazlasıyla zihinde tekrar eder:

  • Elde olmadan akla gelen sıkıntı verici anılar ve algılar.
  • Olayla ilgili tekrarlayan kabuslar.
  • Flashback (geriye dönüş) epizodları; olayın o an yeniden yaşandığı hissi.
  • Travmayı hatırlatan uyaranlarla karşılaşıldığında yoğun psikolojik ve fizyolojik sıkıntı.

C. Kaçınma ve Tepki Düzeyinde Azalma

Kişi, travmaya eşlik eden uyaranlardan kaçınır ve genel tepki düzeyinde bir azalma yaşar. Bu durum şu belirtilerle kendini gösterir:

  • Travmayla ilgili düşünce, duygu veya konuşmalardan kaçınma.
  • Travmanın önemli bir yönünü anımsayamama (amnezi).
  • Önemli etkinliklere karşı ilginin azalması ve gelecek beklentisinin kaybı.
  • Duygulanımda kısıtlılık (örneğin; sevebilme yetisinin kaybı).

D. Artmış Uyarılmışlık Belirtileri

En az iki belirtinin bulunması gereken bu kategoride şunlar yer alır:

  • Uykuya dalma veya uykuyu sürdürme güçlüğü.
  • Öfke patlamaları ve irritabilite.
  • Odaklanma zorluğu ve hipervijilans (aşırı tetikte olma).
  • Kuvvetli irkilme tepkileri.

Tedavi Yöntemleri ve İyileşme Süreci

TSSB tedavisinde en etkili yaklaşım, farmakoterapi (ilaç tedavisi) ve psikoterapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıdır. Tedavi sürecinin temel hedefleri şunlardır:

Tedavi BileşeniUygulama Amacı
İnkâr MekanizmasıTravmatik deneyimin reddedilmesini ortadan kaldırmak.
Duygu İfadesiKişiyi travmatik hislerini anlatması için cesaretlendirmek.
Baş Etme TeknikleriNefes ve gevşeme egzersizleri ile stresi yönetmek.
Sosyal DestekGrup ve aile terapileri ile destek sistemini güçlendirmek.

Kişinin fiziksel bir engeli bulunmuyorsa iş hayatına dönmesi, terapi sürecinin başarısı açısından kritiktir. Kronikleşme eğilimi gösteren dirençli vakalarda ise uzun süreli psikoterapi desteği zorunluluk arz etmektedir.

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI

Etiketler

Travma sonrasıTravma sonrası belirtilerTravmatik anılarTravma sonrası stres bozukluğu nedirTravmaya verilen tepkiler

Yazar Hakkında

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R.Meltem Kavcar Sırmalı, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü başarıyla tamamlamıştır. Viyana Üniversitesi, Psikoloji Bölümü’nden doktora derecesini alarak tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.