Treatment of ısolated penetrating flank trauma
- Hemodinamik olarak stabil olan penetran flank yaralanmalarında, triple kontrastlı BT ve klinik gözlem yöntemi laparotomi ihtiyacını önemli ölçüde azaltmaktadır.
- Diyafram yaralanmalarının tanı ve tedavisinde laparoskopi kullanımı, cerrahi süreçte etkili ve faydalı bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.
- Klinik gözlem veya laparoskopi ile takip edilen hastaların hastanede kalış süreleri, açık cerrahi uygulanan hastalara göre belirgin şekilde daha kısadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Penetran Flank Yaralanmalarında Klinik Yönetim ve Tanı Yöntemleri
Hemodinamik olarak stabil olan penetran flank (böğür) yaralanmalarının yönetimi, cerrahi literatürde halen tartışılan ve kesin sınırları belirlenmemiş bir konudur. Bu vakalarda laparoskopik eksplorasyon, kapalı abdominal muayene ve triple kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) gibi farklı modaliteler alternatif olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma, söz konusu vakalardaki klinik deneyimleri ve tedavi sonuçlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Metot ve Flank Bölgesi Tanımı
Çalışma kapsamında, Ocak 2003 ile Nisan 2013 tarihleri arasında izole penetran flank travması nedeniyle başvuran hastalar geriye dönük olarak incelenmiştir. Araştırmada flank bölgesi; anterior ve posterior aksiller çizgiler arasında kalan, beşinci interkostal aralığın altı ve iliak kanadın üstü olarak tanımlanmıştır.
Hasta Grupları ve Uygulanan Tedavi Yöntemleri
Toplam 118 erkek hastanın (9 ateşli silah yaralanması, 109 kesici delici alet yaralanması) dahil edildiği çalışmada hastalar üç ana gruba ayrılmıştır:
- Laparotomi Grubu (13 Hasta): Hemodinamik instabilite, ateşli silah yaralanması ve peritoneal iritasyon bulguları nedeniyle doğrudan açık cerrahiye alınan hastalardır.
- Laparoskopi Grubu (16 Hasta): İki teğetsel ateşli silah yaralanması ve kesici delici alet yaralanması olan vakaları içerir. Bu grupta 5 izole diyafram yaralanması laparoskopik olarak onarılmış, 3 hasta ise organ yaralanması (dalak ve kolon) nedeniyle açık cerrahiye dönüştürülmüştür.
- Klinik Gözlem ve BT Grubu (89 Hasta): Seri abdominal muayene ve triple kontrastlı BT ile takip edilen gruptur. Bu hastaların %75,4'ü cerrahi müdahale olmaksızın yönetilmiştir.
Klinik Sonuçlar ve Hastanede Kalış Süreleri
Çalışma verilerine göre, tedavi yöntemlerinin hastanede kalış süreleri üzerinde belirgin farklar yarattığı gözlemlenmiştir. Gruplara göre ortalama yatış süreleri şu şekildedir:
| Hasta Grubu | Hasta Sayısı | Ortalama Hastanede Kalış Süresi (Gün) |
|---|---|---|
| Grup 1 (Laparotomi) | 13 | 8.7 |
| Grup 2 (Laparoskopi) | 16 | 3.0 |
| Grup 3 (Gözlem ve BT) | 89 | 3.5 |
Sonuç ve Uzman Değerlendirmesi
Stabil seyreden, özellikle kesici delici aletle yaralanmış hastalarda, laparotomi ihtiyacını minimize etmek için triple kontrastlı BT eşliğinde kapalı klinik gözlem öncelikli olarak tercih edilmelidir. Bununla birlikte, diyafram yaralanmalarının değerlendirilmesinde ve tedavisinde laparoskopinin sürece eklenmesi oldukça faydalı bir yaklaşımdır.
Yazarlar: Dogan Gonullu, M.B.Can Balcı, Mehmet Gedik Lari, Muzaffer Er, Ferda Nihat Köksoy
Kaynak: Journal of Academic Research in Medicine. 01/2014; 3:100-2.


