Doktorsitesi.com

TRAVMANİN HAYATİMİZDAKİ İŞLEYİŞİ

Psk. Fatma Çakır Çalışkan
Psk. Fatma Çakır Çalışkan
6 Şubat 2024102 görüntülenme
Randevu Al
Her travma kendini tekrar eder. Güçlü ve derinden sarsan olaylardan sonra insan o olayı zihninde tekrar tekrar yaşar ( Kaza, deprem, savaş vs). Bazen de bağlantı tamamen kesilir ve insan hiçbir şey hatırlamaz.
TRAVMANİN HAYATİMİZDAKİ İŞLEYİŞİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travmanın Doğası ve Tekrar Etme Mekanizması

Travma, insan hayatında derin izler bırakan ve doğası gereği kendini tekrar eden bir olgudur. Kaza, deprem veya savaş gibi güçlü ve sarsıcı olayların ardından birey, bu deneyimi zihninde defalarca yaşayabilir. Bazı durumlarda ise zihin, olayın şiddetine bağlı olarak sistemi tamamen kapatarak yaşanılanı yok sayabilir ve bağlantıyı kesebilir.

Zihnin bu savunma mekanizması, belirli bir süre sonra (aylar veya yıllar sonra) aniden ortaya çıkan flashbackler ile bozulabilir. Bu durum klinik literatürde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) olarak tanımlanır. Özellikle toplumsal düzeyde yaşanan savaş ve deprem gibi felaketlerin ardından TSSB vakalarına sıklıkla rastlanmaktadır.

İlişkilerdeki Kısır Döngüler ve Duygusal Travmalar

Travmanın tekrar etme özelliği sadece fiziksel olaylarla sınırlı kalmayıp, insan ilişkilerinde de kendini gösterir. İlişkilerde yaşanan duygusal travmalar, bireyin benzer kısırdöngüler içerisinde hapsolmasına neden olur. Birçok insan, farklı kişilerle ve farklı zamanlarda aslında hep aynı duygusal senaryoları tecrübe eder.

Çocukluk dönemi, bu döngülerin temelinin atıldığı kritik bir süreçtir. Bu dönemde yoğun olarak hissedilen; dışlanma, onaylanmama, önemsenmeme, korku, acı, utanç veya suçluluk gibi duygular, kişinin gelecek ilişkilerinde otomatik olarak inşa ettiği zemin haline gelir. Kişi, geçmişin bu yansımalarından kaçmaya çalışsa da, özellikle ebeveyn rolleri gibi benzer kalıplara girdiğinde bu davranışları farkında olmadan tekrarlar.

Bilinçaltı Temizliği Yanılgısı ve Gerçek Tedavi Yaklaşımı

Günümüzde popüler olan "bilinçaltı temizliği" kavramı bilimsel bir gerçekliği yansıtmamaktadır. Bu ifade, insanların iyileşme ihtiyacı üzerinden oluşturulmuş bir sömürü düzenidir. Psikolojik tedavilerde bilinçaltı ile çalışma yöntemi mevcuttur; ancak yaşanmışlıkların tamamen silinmesi anlamında bir "temizlik" söz konusu değildir.

Hayatımıza giren kişiler ve karşılaştığımız olaylar tesadüf değildir; her deneyim travmaların iyileşmesi için bir fırsat sunar. Travmanın tedavisinde bazen ikinci kez travmatize olmak gerekebilir. Örneğin, babayla çözülemeyen bir sorun, eşle olan ilişkide benzer temalarla tekrar yüzeye çıkar. Bu "tamamlanmamış" meseleler içimizde aşılana kadar kuşaktan kuşağa aktarılan kronik bir yük haline gelir.

Travma Sürecinin 5 Temel Evresi

Travmatik bir olayla karşılaşıldığında, kabullenme aşamasına gelene kadar belirli evrelerden geçilir. Bu süreç şu şekilde işler:

  1. Şok Evresi: Alıcıların kilitlendiği, algının kapandığı çok kısa süren başlangıç aşamasıdır.
  2. İnkâr Evresi: Gerçekliğin reddedildiği, "hayır, olamaz" tepkilerinin verildiği dönemdir.
  3. Suçluluk Duygusu: Kişinin "keşke" diyerek kendini suçladığı ve pişmanlık yaşadığı evredir.
  4. Öfke Duygusu: Hem kendine hem de dış dünyaya yönelik yoğun kızgınlık hissedilir.
  5. Kabullenme: Direncin bırakıldığı, acıya izin verildiği ve anlamlandırma sürecinin başladığı aşamadır.

İyileşme Mekanizması: Amigdala ve Bilinçli Farkındalık

İyileşme sürecinde beynin alt bölgesinde yer alan ve duygu kayıt yeri olan Amigdala ile üst beyin (bilinç ve anlamlandırma) arasında yeniden bağ kurulur. Travma anında bu bağlantı kesilir ve sadece alt beyin aktif kalır. Bu nedenle, yoğun duygu bombardımanı altındaki birine mantıklı çözüm önerileri sunmak sonuçsuz kalacaktır.

Kavramİşlevi
AmigdalaDuyguların kaydedildiği ve yoğun yaşandığı alt beyin bölgesi.
Üst BeyinBilinçli düşünme, bağlantı kurma ve anlamlandırma merkezi.
Duygu AkışıAcının bastırılmadan yaşanması ve psikolojik dengenin sağlanması.

Acının Dönüştürücü Gücü ve Sessizliğin Önemi

Toplum olarak acıyı ve olumsuz duyguları hızla bastırma eğilimindeyiz. Ancak acı akmadığında, bu durum ileride Panik Atak gibi daha büyük psikolojik sorunlara yol açabilir. Duygunun kontrollü bir şekilde akmasına izin vermek, onu yönetebilmenin ilk adımıdır.

Travma, doğru dönüştürüldüğünde insanın tekamülüne ve kemalata ulaşmasına hizmet eder. Bilgi ve sessizlik, bu dönüşümün en önemli araçlarıdır. Bazen sadece susmak ve duygunun yaşanmasına alan açmak, yapılabilecek en büyük iyiliktir.

Etiketler

Ruhsal travma nedir?Travma nedir?TRAVMANİN HAYATİMİZDAKİ İŞLEYİŞİTravma

Yazar Hakkında

Psk. Fatma Çakır Çalışkan

Psk. Fatma Çakır Çalışkan

PSİKOLOG FATMA ÇAKIR ÇALIŞKAN 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.