TRAVMA VE EMDR Nedir ?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Ruhsal Travma Nedir? Kavramın Doğru Tanımı ve Kapsamı
Günümüzde travma kelimesi, bireylerin baş edemediği pek çok durum için sıkça kullandığı bir terim haline gelmiştir. Ancak her üzücü olay ruhsal bir travma olarak adlandırılmaz. Ruhsal travma, kişinin genellikle olağandışı ve beklenmedik bir anda karşılaştığı, yoğun korku ve dehşet hissettiği, kendisini çaresiz bırakan olayların kişi üzerindeki kalıcı etkileridir.
İnsan yaşamında derin üzüntü veya mutsuzluk yaratan birçok durum mevcuttur; fakat bu durumların travma kategorisine girmesi için belirli kriterleri karşılaması gerekir. Bu noktada, günlük yaşamın getirdiği olumsuzluklar ile gerçek travmatik deneyimleri birbirinden ayırmak kritik bir öneme sahiptir.
Travmaya Sebep Olan Faktörler ve Psikolojik Etkileri
Bir olayın travmatik olarak nitelendirilmesi, genellikle kişinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik ağır bir tehdit içermesiyle ilişkilidir. Travmaya sebep olan temel olaylar şu şekilde sıralanabilir:
- Taciz, tecavüz ve her türlü işkence vakaları,
- Doğal afetler (deprem, sel, yangın vb.),
- Ciddi kazalar ve beklenmedik ölümler,
- Ölümcül veya ağır seyreden hastalıklar.
Bu tür sarsıcı olayların ardından bireylerde en sık görülen iki temel ruhsal rahatsızlık depresyon ve travma sonrası stres bozukluğudur (TSSB).
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Belirtileri
Kişinin travmatik bir olayı bizzat yaşaması veya bu olaya şahit olması, TSSB gelişimini tetikleyebilir. Bu rahatsızlığın temel belirtileri arasında şunlar yer almaktadır:
- Yoğun Ruhsal Sıkıntı: Olayı hatırlatan iç veya dış uyaranlarla karşılaşıldığında uzun süreli fizyolojik ve psikolojik tepkiler verme.
- Kaçınma Davranışları: Olaya dair düşünce, duygu, kişi, nesne veya durumlardan sistematik olarak uzak durma çabası.
- Olumsuz İnanışlar: Kişinin kendisi veya dünya hakkında geliştirdiği "Ben kötüyüm" veya "Dünya tehlikelidir" gibi abartılı negatif düşünceler.
- Sürekli Negatif Duygulanım: Korku ve dehşet gibi duyguların süreklilik kazanması.
EMDR Terapi Yöntemi ve Uygulama Süreci
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanılarının tedavisinde yoğun olarak kullanılan etkili bir terapi yöntemidir. Bu süreçte terapist, müdahalenin odak noktası olacak spesifik problemi belirlemek için danışanla iş birliği yapar.
EMDR Nasıl Uygulanır?
Terapi süreci yapılandırılmış bir prosedüre dayanır. Terapist, danışanın kendisini rahatsız eden olayı tanımlamasına rehberlik ederek, bu anının en üzücü kısımlarını seçmesine yardımcı olur. Süreç şu şekilde ilerler:
- Danışan, terapistin göz hareketlerini takip ederken aynı zamanda hedef anının çeşitli kısımlarını deneyimler.
- Terapist, bilginin doğru işlendiğinden emin olmak için düzenli aralıklarla göz hareketlerini durdurur.
- Amaç, olumsuz deneyime dair bilginin hızlı bir şekilde işlenmesini ve uygun bir çözülmenin sağlanmasını gerçekleştirmektir.
Tedavinin Hedefleri ve Süresi
Shapiro’ya göre EMDR tedavisinin başarısı; belirtilerin azalması, danışanın negatif inancının pozitif bir inançla yer değiştirmesi ve kişinin optimal işlevsellik düzeyine geri dönmesi anlamına gelir. Tedavi süresi vakanın karmaşıklığına göre değişkenlik gösterir:
| Durum | Tahmini Seans Süresi |
|---|---|
| Tekil Travmalar | 1 - 4 Seans |
| Karmaşık/Zor Problemler | 1 Yıl veya Daha Uzun |


