Doktorsitesi.com

Travma Sonrası Tepkiler

Psk. Berk İşlek
Psk. Berk İşlek
5 Temmuz 202379 görüntülenme
Randevu Al
Travma Sonrası Tepkiler
Travma Sonrası Tepkiler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikolojik Travma ve Stres Tepkileri: Vücudun Savunma Mekanizması

Yoğun stres ve psikolojik travma durumlarında insan organizması, hem biyolojik hem de psikolojik düzeyde çeşitli savunma mekanizmalarını devreye sokar. Bu tepkiler, bireyin karşılaştığı zorlayıcı yaşam olaylarına karşı verdiği doğal birer yanıttır. Stresin etkileri; fiziksel, duygusal, bilişsel ve kişilerarası olmak üzere dört ana kategoride incelenmektedir.

1. Fiziksel Tepkiler: Sinir Sisteminin Rolü

Normal stres tepkileri, vücudumuzdaki sempatik ve parasempatik sinir sistemi etkileşimiyle ortaya çıkar. Tehlike algılandığı anda devreye giren sempatik sinir sistemi, bedeni "kaç veya savaş" moduna hazırlar. Bu süreçte vücutta şu belirtiler gözlemlenir:

  • Kalp atışlarının ve solunumun hızlanması
  • Aşırı terleme ve kaslarda belirgin gerginlik
  • Sindirim sisteminde hareketlenme ve mide bulantısı
  • Kronik yorgunluk ve vücudun farklı bölgelerinde oluşan ağrılar

Tehlike unsuru ortadan kalktığında ise parasempatik sinir sistemi devreye girerek vücudu normale döndürür ve sempatik sistemin yarattığı fiziksel değişimleri dengeler.

2. Duygusal Tepkiler ve Zaman Faktörü

Psikolojik travma sonrasında ortaya çıkan yoğun duygusal tepkilerin süresi, durumun ciddiyetini belirleyen kritik bir faktördür. Travmayı takip eden ilk iki hafta içerisinde gözlenen duygusal değişimler normal kabul edilmektedir. Ancak bu duyguların yoğunluğu ilk 1-2 haftadan sonra azalmıyor ve varlığını koruyorsa, bu durum muhtemel bir psikolojik soruna işaret edebilmektedir.

3. Bilişsel Tepkiler: Zihinsel Süreçlerdeki Değişimler

Strese verilen bilişsel tepkiler, doğrudan duygusal durumla ve yaşanan olayın fiziksel etkileriyle ilişkilidir. Bireyin zihinsel süreçlerini etkileyen bu tepkiler şu şekilde özetlenebilir:

  • Şaşkınlık ve dalgınlık hali
  • Mekan veya zaman oryantasyonunda (uyum sağlama) güçlük
  • Hafıza problemleri ve yoğun kafa karışıklığı

4. Kişilerarası İlişkilerde Gözlenen Tepkiler

Aşırı stres durumları; bireyin ev, okul, iş ve sosyal çevre içindeki ilişkilerini doğrudan etkiler. Eş, ebeveyn ve arkadaşlık ilişkilerinde ortaya çıkan bu değişimler, bireyin dış dünya ile olan bağını zayıflatabilir. İlişkilerde gözlenen temel belirtiler şunlardır:

İlişkisel BelirtilerDavranışsal Yansımalar
Güven SorunlarıGüvensizlik, tedirginlik ve önyargılı olma
Sosyal Geri Çekilmeİçe kapanma, yalnız kalma isteği ve uzaklaşma
Çatışma EğilimiArtan tartışmalar ve kontrol etme ihtiyacında artış
Duygusal HassasiyetKendini reddedilmiş veya terk edilmiş sanma

Etiketler

Travma sonrasıTravma sonrası belirtilerTravma sonrası stres bozukluğu nedir

Yazar Hakkında

Psk. Berk İşlek

Psk. Berk İşlek

Psikolog Berk İŞLEK Lefke Avrupa Üniversitesi Psikoloji(İngilizce) bölümünden mezun olmuştur. Lisans eğitimi sürecinde Rehalife Alkol ve Madde Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde stajyer psikolog olarak çalışmıştır. Daha sonrasında Prof.Dr. Murad Atmaca ve Yrd.Doç.Dr. Gizem Akcan tarafından Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolü eğitimini, Prof.Dr. Başaran Gençdoğan tarafından Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimini,Bağlamsal Bilimler ve Psikoterapiler Derneği tarafından Kabul ve Kararlılık Terapisi eğitimini, ve bazı psikolojik testlerin uygulanması üzerine de eğitimler almıştır. Aynı zamanda Türkiye Psikologlar Derneği(TPD) üyesidir. Rehalife Alkol ve Madde Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde psikolog olarak çalışmıştır ve Bağımlılık alanında psikoterapi ve Grup terapileri (SAMBA) süreçleri yürütmüştür.Şu anda da aktif olarak Ayka Life Longevity Center bütünleyici Sağlık Merkezinde çalışmalarını sürdürmek ile birlikte Yetişkin danışanlarla çalışmalarını İngilizce ve Türkçe dillerinde yüzyüze ve online terapilerle sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.