Doktorsitesi.com

Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P) Nedir?

Prof. Dr. Hakkı Perk
Prof. Dr. Hakkı Perk
7 Nisan 2021375 görüntülenme
Randevu Al
Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P) Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P) Nedir?

Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P), prostat büyümesinin tedavisinde günümüzde altın standart olarak kabul edilen kapalı cerrahi yöntemidir. Bu prosedür, idrar akışını engelleyen prostat dokusunun kapalı yöntemle temizlenmesini sağlar. Operasyon süreci uzman bir ürolog tarafından yönetilir ve hastanın durumuna göre genel veya spinal anestezi (belden uyuşturma) altında gerçekleştirilir; bu işlem lokal anestezi ile yapılamamaktadır.

TUR-P Ameliyatı Nasıl Gerçekleştirilir?

Cerrahi müdahale sırasında ürolog, rezektoskop adı verilen özel bir endoskopik cihaz kullanarak üretra (işeme kanalı) yoluyla prostata ulaşır. Rezektoskop, prostat dokusunu hassas bir şekilde kesmek için yüksek frekanslı elektrik akımı veya plazmakinetik enerji sistemlerini kullanır. Cihaz üzerinde yer alan yüksek kaliteli kamera, cerrahın işlemi bir video monitörü üzerinden detaylı bir şekilde izlemesine olanak tanır.

Operasyon esnasında işeme yolunu tıkayan prostat dokuları, döner keser mantığıyla küçük parçalar halinde kesilerek idrar torbasına (mesane) düşürülür. Ameliyatın sonunda mesane yıkanarak bu parçalar vücut dışına tahliye edilir. Kullanılan enerji türüne göre TUR-P yönteminin farklı çeşitleri bulunmaktadır.

Plazmakinetik Enerji ve Avantajları

Plazmakinetik enerji yönteminde, elektrik enerjisi rezektoskopun iki teli arasında dolaşarak plazma enerjisi oluşturur. Bu teknoloji, doku kesilirken aynı zamanda kanama kontrolü yapılmasını sağlar. Klasik monopolar TUR-P yönteminden farklı olarak elektrik akımı tüm vücudu dolaşmaz.

Plazmakinetik TUR-P yönteminin sağladığı temel avantajlar şunlardır:

  • Doku Güvenliği: Kesme işlemi sırasında derin ve çevre dokulara minimum düzeyde hasar verilir.
  • TUR Sendromu Riski: Yıkama solüsyonu olarak izotonik salin kullanıldığı için su zehirlenmesi (TUR sendromu) riski minimaldir.
  • Geniş Uygulama Alanı: Ameliyat süresi kısıtlaması olmadığı için cerrahın deneyimine bağlı olarak büyük boyutlu prostatlar da bu yöntemle tedavi edilebilir.
  • Kalp Pili Uyumluluğu: Elektrik akımı vücuda yayılmadığı için kalp pili olan hastalarda güvenle uygulanabilir.
  • Kanama Kontrolü: Monopolar yönteme göre çok daha etkin bir kanama kontrolü sağlar.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Operasyonun ardından mesaneye bir sonda yerleştirilir ve pıhtı oluşumunu engellemek amacıyla sonda steril solüsyonla sürekli yıkanır. Genellikle 1-2 gün sonra kanama durduğunda sonda çıkarılır ve hasta ameliyattan sonraki 2. veya 3. günde taburcu edilir.

İyileşme sürecinde karşılaşılabilecek durumlar şunlardır:

  • İdrarda birkaç gün hafif kan görülmesi normaldir.
  • İdrar yaparken yanma, ağrı veya sık tuvalete çıkma ihtiyacı hissedilebilir; bu şikayetler bir ay kadar sürebilir.
  • Ameliyat sonrası 2-3 hafta cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.
  • Retrograd ejakulasyon (geriye dönük boşalma) gelişebilir. Bu, meninin orgazm sırasında dışarı çıkmak yerine mesaneye kaçmasıyla karakterize kronik bir durumdur.

İyileşme Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ameliyatı takip eden 4-6 haftalık süreçte hastaların şu kurallara uyması kritik önem taşır:

Dikkat Edilmesi GerekenlerUygulama Talimatı
Sıvı TüketimiHer gün en az 2 litre (özellikle su) sıvı tüketilmelidir.
Fiziksel Zorlanma5 kilogramdan ağır yük kaldırılmamalıdır.
EgzersizAğır egzersizlerden ve bisiklet sürmekten kaçınılmalıdır.
Isı KaynaklarıTermal banyolar ve saunalar kullanılmamalıdır.
BeslenmeKabızlığı önlemek için lifli gıdalar tercih edilmelidir.

Önemli Uyarı: Yüksek ateş, idrar yapamama, ağır kan kaybı veya şiddetli ağrı durumlarında vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Etiketler

TransplantasyonProstat büyümesitransüretral prostat rezeksiyonutransüretral prostat rezeksiyonu nedirrezektoskop

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakkı Perk

Prof. Dr. Hakkı Perk

Prof. Dr. Hakkı Perk, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1986 yılında mezun olmuş, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Üroloji ihtisasını tamamlamıştır. Akademik kariyerine Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde devam etmiş, burada 2004-2008 yılları arasında doçentlik ve profesörlük unvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.