Doktorsitesi.com

Transkranial Manyetik Stimülasyon ve Uygulama Alanları

Prof. Dr. Raif Çakmur
Prof. Dr. Raif Çakmur
1 Eylül 20121216 görüntülenme
Randevu Al
Transkranial Manyetik Stimülasyon ve Uygulama Alanları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) Nedir?

Transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS), uyarılmış potansiyel kayıtlama sistemlerinin bulunduğu ortamlarda kolaylıkla uygulanabilen ve hastalar tarafından yüksek tolerans gösterilen bir yöntemdir. Bu teknik, santral sinir sistemini fonksiyonel ölçekte değerlendirmek amacıyla uzun yıllardır tıp dünyasında yer almaktadır. Günümüzde nörofizyolojinin yeniden odak noktası haline gelmesinin temel nedeni, geleneksel single-pulse (tek vurulu) manyetik stimülatörlerin yerini daha gelişmiş multi-pulse (çok vurulu) ve repetetif (tekrarlayıcı) sistemlere bırakmış olmasıdır.

TMS Teknolojisi ve Çalışma Mekanizması

TMS sistemi; bir kapasitatör, bir indüktör ve saçlı deriye yakın tutulan bir coil (bobin/makara) düzeneğinden oluşur. Kapasitatörün ani deşarjı ile oluşan 4-20 kA’lık akım, kısa süreli ancak oldukça şiddetli (1-10 Tesla gücünde) bir manyetik alan meydana getirir. Bu manyetik alan, kortekste depolarizasyon oluşturarak sinir hücrelerini uyarır. Mevcut sistemler genellikle 1.5-4 Tesla gücünde ve 160 mikrosaniyede pik yapan manyetik alanlar üretmektedir.

Kullanılan Coil Tipleri ve Özellikleri

Uygulamada tercih edilen bobin tipi, uyarımın derinliğini ve odak noktasını belirlemektedir:

Coil TipiÖzellikleriKullanım Amacı
Geniş Çaplı Yuvarlak CoilEn şiddetli ve derin dokulara ulaşan manyetik alan.Genel uyarım (fokal değildir).
Kelebek Biçimli CoilDaha dar ve belirli bir bölgeye odaklanmış uyarı.Fokal stimülasyon (odaklanmış uyarım).

Klinik Nörofizyolojide Tanısal Kullanım

Klinik nörofizyoloji laboratuvarlarında rutin olarak uygulanan TMS, farklı hastalık gruplarının teşhis ve takibinde kritik rol oynar. Single-pulse TMS ile elde edilen MEP (Motor Evoked Potential) kayıtları, santral motor yolların ve kortikomotornöronal yolun objektif olarak değerlendirilmesini sağlar. Öte yandan, double-pulse (çift vurulu) TMS yöntemi, intrakortikal eksitatör ve inhibitör süreçlerin analiz edilmesine olanak tanır.

Repetetif Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (rTMS)

Son yıllarda kullanımı yoğunlaşan repetetif Transkranial Manyetik Stimülasyon (rTMS), lokal kortikal süreçleri noninvaziv ve geçici olarak bloke veya fasilite (kolaylaştırma) edebilme kapasitesine sahiptir. Bu özellik, serebral korteks fonksiyonlarının hem klinik hem de deneysel olarak incelenmesini sağlar.

  • Yüksek Frekanslı rTMS: Korteks eksitabilitesinde (uyarılabilirliğinde) artışa yol açar.
  • Düşük Frekanslı rTMS: Kortikal eksitabilitede süregelen bir depresyona (baskılanmaya) neden olur.

rTMS’nin Tedavi Amaçlı Kullanımı

rTMS yöntemi, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların tedavisinde potansiyel bir seçenek olarak araştırılmaktadır. Bu kapsamda üzerinde en çok durulan hastalıklar şunlardır:

  • Nörolojik Hastalıklar: Parkinson hastalığı, inme (felç), epilepsi ve migren.
  • Psikiyatrik Hastalıklar: Major depresyon, mani, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve şizofreni.

Özellikle Parkinson hastalığında motor semptomlar üzerindeki etkileri dikkat çekse de, mevcut çalışmalar henüz kesin bilgiler sunmaktan uzaktır. Major depresyon tedavisinde ise rTMS'nin, elektrokonvulzif tedaviye (ECT) göre daha az yan etki oluşturması ve bilişsel bozukluğa yol açmaması nedeniyle önemli bir alternatif olabileceği bildirilmektedir.

Güvenlik Protokolleri ve Riskler

rTMS uygulamasının en önemli risklerinden biri epileptik nöbet oluşturma potansiyelidir. Bu nedenle, yöntemin güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için uluslararası gruplar tarafından belirlenen spesifik kurallara uyulması zorunludur. Belirlenen parametreler dahilinde kalındığında, rTMS hem hastalar hem de sağlıklı kontroller üzerinde güvenle uygulanabilmektedir.

Sonuç ve Uzman Görüşü

Bugün için kanıta dayalı tıp açısından bakıldığında, TMS'nin rutin tedavi amacıyla kullanımı hala tartışmalıdır. Uygulama ilkeleri tam olarak standardize edilmediği için, yöntemin öncelikle araştırma amaçlı kullanımı önerilmektedir. Ancak, diğer tedavi yöntemlerine dirençli vakalarda uzman kontrolünde uygulanması planlanabilir.

Prof. Dr. Raif Çakmur
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı, İzmir


Kaynaklar:

  1. Cakmur R, et al. Advances in Neurology, 2004; 94: 37-44.
  2. Oztürk V, et al. J Neurol 2002; 249(9):1268-71.
  3. Tataroglu C, et al. Clin Neurol Neurosurg. 2003;105(2):105-10.
  4. Pascual-Leone A, et al. Neurology 1994; 44: 892–898. (Diğer 28 akademik kaynak metnin bilimsel temelini oluşturmaktadır.)

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Raif Çakmur

Prof. Dr. Raif Çakmur

Lise eğitimini Kabataş Erkek Lisesi’nde tamamlamıştır. 1987 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1979–1987 yılları arasında lise ve üniversite eğitimi süresince TÜBİTAK Bilim Adamı Yetiştirme Grubu bursiyeri olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.