Doktorsitesi.com

Terk Etme ve Terk Edilme Sendromu

Uzm. Psk. Alkım Seven
Uzm. Psk. Alkım Seven
25 Ağustos 2016247 görüntülenme
Randevu Al
Terk Etme ve Terk Edilme Sendromu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Terk Etme ve Terk Edilme Kavramına Genel Bakış

Terk etme ve terk edilme kavramları, genellikle yalnızca duygusal ilişkiler çerçevesinde değerlendirilse de aslında hayatın her alanını kapsayan geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu süreç; bir şehirden taşınmaktan iş değişikliğine, boşanmadan okul değişikliğine kadar pek çok farklı durumu ihtiva eder. Tüm bu eylemlerin temelinde yatan ortak payda ise terk ve kaygı duygusudur.

Terk Eyleminin Psikofizyolojik Boyutları ve Kaygı

Dil bilimsel açıdan terk, iradeye bağlı olarak bir yerden veya kişiden ayrılmak anlamına gelir. Ancak bu eylemin gerçekleşmesi için her zaman bireysel irade şart değildir; örneğin, bir memur çocuğunun tayin nedeniyle bulunduğu ortamdan ayrılması irade dışı bir terktir. Bu noktada eylemin faili (terk eden) ile edilgeni (terk edilen) arasında benzerlikler olsa da ciddi farklar da mevcuttur.

Terk eyleminin psikofizyolojik getirileri, eylemin gerçekleştiği şartlara göre değişkenlik gösterir. Olumsuz koşullardan kaçış (terör, şiddet vb.) dışındaki tüm durumlarda hissedilen temel duygu kaygıdır. Bu kaygı durumu, ilerleyen süreçlerde birçok farklı klinik tabloya zemin hazırlayabilir.

Terk ve Kaygı Kaynaklı Gelişebilecek Klinik Durumlar

Kaygı, aşağıda belirtilen tali unsurların ve rahatsızlıkların temel sebebi olma niteliği taşımaktadır:

  • Depresyon ve duygu durum bozuklukları
  • Dikkat eksikliği ve odaklanma sorunları
  • Sosyal yalıtılmışlık ve içe kapanma
  • Kaygı bozukluğu (Anksiyete)
  • Cinsel isteksizlik ve benzeri psikolojik rahatsızlıklar

Boşanma Sürecinde Çocuk Psikolojisi ve Terk Hissi

Evli çiftler arasındaki ayrılıklar sadece eşleri değil, çocukları da doğrudan etkilemektedir. Özellikle tek çocuklu ailelerde boşanma veya evden ayrılma, çocukta ciddi bir suçluluk hissiyatı yaratabilir. Bu durumdaki bir çocuk kendisini değersiz ve sevgisiz hissedebilir.

Klinik sahada çocuklardan en sık alınan geri bildirimler şunlardır:

  1. "Beni sevselerdi ayrılmazlardı."
  2. "Benim yüzümden annem/babam diğerini çok üzdü."

Bu tür durumlarda çocuğun sevgi ve değer algısının merkezde olduğu hissettirilmeli ve çocuk birey uzmanlarca yakından takip edilmelidir.

Sürekli Yer Değiştirmenin Sosyal Güven Bağı Üzerindeki Etkisi

Ülkemizdeki tayin ve atama sistemi (subay, polis, öğretmen vb.), çocukların sürekli sosyal ortam değiştirmesine neden olmaktadır. Klinik gözlemler, bu durumun sosyal ilişkilerde güven bağı kurulmasını zorlaştırdığını göstermektedir. Yeni bir mekâna veya kişiye adaptasyon sürecinde yaşanan sıkıntılar, yükselen kaygı düzeyinin bir sonucudur.

DurumPsikolojik Etki
İlk Terk/AyrılıkTravmatik etkisi daha yüksektir.
Sistematik AyrılıklarPsikofizyolojik alışkanlık gelişir, travma etkisi azalır.
Gelecek Beklentisi"Zaten ayrılacağım" düşüncesiyle güvensiz bağlar kurulur.

Sürekli yer değiştiren çocuklarda gelişen bu sağlıksız sosyal örüntüler, ileriki yaşantıda güvenli ilişki kurma konusunda ciddi sorunlara yol açabilir.

Sonuç: Bireysel Değerlendirmenin Önemi

Özetle, terk etme ve ayrılma davranışı, irade dahilinde olsun ya da olmasın hem fail hem de edilgen üzerinde derin etkiler bırakır. Eylemin sürekliliği bireyler arasında farklı sonuçlar doğurabilir. Unutulmamalıdır ki psikoloji bilimi çok sayıda değişkeni içinde barındırır. Bu nedenle, terk süreçlerinde yaşanan tüm psikolojik değişimler kişiye özel olarak değerlendirilmeli ve klinik yaklaşımlar bu doğrultuda gerçekleştirilmelidir.

Alkım Seven
Nöropsikoloji Uzmanı

Etiketler

İlişki problemiİlişki problemleri nasıl çözülürAyrılık korkusuTerk edilme sonrası depresyonİlişki problemleriTerk edilme korkusu

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Alkım Seven

Uzm. Psk. Alkım Seven

Alkım Seven 1985 yılı İzmir doğumludur. Liseyi İzmir Konak Anadolu Lisesi’nde okumuş ve bu dönemde Ege bölgesi Liseler Arası Felsefe Platformu’nu kurmuştur. Liseyi bitirdikten sonra sırasıyla Yakın Doğu Üniversitesi ve Bristol Üniversitesi’lerinde psikoloji ve nöropsikoloji eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.