Doktorsitesi.com

Televizyon Çocuğunuzun Gelişimini Nasıl Etkliyor

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
3 Ekim 201983 görüntülenme
Randevu Al
Televizyon Çocuğunuzun Gelişimini Nasıl Etkliyor

Televizyon yaklaşık 75 yıl önce hayatımıza girmesine karşın, bu gün çok hızlı gelişmekte ve hayatımızın merkezine oturmaktadır. Peki TV neden bu kadar popüler? Birden fazla duyuya hitap etmesi, hareket, ses ve renklerin birleşimiyle ortaya görsel bir şölenin çıkması 7’den 70’e herkesin ilgisinin çekmektedir. Yenidoğan çocuklar için bile ilgi çekici yanı vardır. İnternetin ise tüm dünyada kullanılır hale gelmesinin ardından, iletişim oldukça kolay hale gelmiştir. Televizyondan gelen zarar ise dil gelişimi, psikososyal sorunlar( öğrenme güçlüğü, okul sorunları, toplum dışı davranışlar) gibi benzeri sorunlardır.

Araştırmalara göre çocuklar gün içerisinde dört saat kadar televizyon ile vakit geçirmektedir. Şiddet, saldırganlık, sigara, antisosyal kişilik bozuklukları gibi gelişim problemlerinin televizyon ile bağlantıları araştırılmış ve televizyon programlarının davranış bozuklukları açığa çıkardığını görülmüştür.

Televizyonun Çocuk Gelişiminde Olumsuz Etkileri

Okul öncesi dönem çocuklarında merak duygusu ön plandadır. Televizyonda gördükleri canlı renkler, hızlı uyaranlar, sesler onu kolayca etkisi altına alabilir. Özellikle çizgi film izlerken çocuklar oldukça dikkatlidir. Merak ve keşif duygusundan uyaranlara büyük bir ilgi gösterirler. İlkokul döneminde ise çocukların şiddete eğilimleri açısından televizyon izleme sıklığı dikkat edilmesi gereken konudur. Kavrama yeteneği gelişen çocuk, olaylar hakkında yorumlar yapabilir. Çevresindekileri taklit edebilir. Bu dönemde şiddet içerikli programları izleyen çocuk zamanla saldırganlaşabilir. Sanal dünyada gördüklerini kolayca kendi gerçek dünyasına uyarlayabilir. Ergenlik döneminde ise kimlik gelişimi açısından önemli bir dönem olduğundan, ergenler televizyonda gördükleri karakterleri kolayca benimseyebilir, kendini onunla özdeştirebilir. Gördükleri riskli davranışları ( korunmasız cinsel ilişki, madde kullanımı, hırsızlık, çete kurma, dolandırıcılık, hızlı araba kullanma) kolayca sergileyebilirler.

Ayrıca televizyon karşısında aşırı vakit geçiren çocuklarda obezite riski artmaktadır. Beslenme alışkanlıkları bozulmaktadır. Çocuklar eskilerdeki gibi sokaklarda arkadaşlarıyla saklambaç, yakar top oynayarak, koşarak vakit geçirmek yerine şimdi televizyon karşısında vakit geçirmeyi tercih etmektedirler. Masa başında ailesi ile yemek yerine, televizyon karşısında yemek yiyen çocuklara dönüştüler. Reklamlarda izledikleri abur cuburları yemek olarak kendilerine uygun görmekte, sebze ve meyveden kaçınmaktadırlar. Yüksek kalorili, doymuş yağlarla yapılan besinleri tercih etmelerinden dolayı aşırı ve hızlı kilo almaktadırlar. Hareketsizlikte arttığı için çocuklarda obezite riski artmaktadır.

Aşırı derecede televizyon izleyen çocuklarda hırçınlık, kaygı, korku gibi olumsuz psikolojik davranış değişiklikleri görülmektedir. Uzun süreli TV karşısında vakit geçiren çocuklarda yatma saatlerinin geciktiği ve uyku problemlerinin ortaya çıktığı ve bunların fiziksel gelişimi olumsuz etkilediği bilinmektedir.

MEDYA KULLANIMI HAKKINDA EBEVEYNLERE ÖNERİLER Amerikan Pediatri Akademisine( 2011) göre, 0-2 yaş çocuklar internet ve televizyondan uzak kalmasının, 3-5 yaş arası çocukların günde 1 saat ile sınırlandırılmasının, 6-18 yaş arası çocuklar için ise 2 saat sınırlanmasının uygun olduğunu açıklamıştır.

Çocuklar mümkün olduğunca yalnız başına medya kullanmamalıdır. Ebeveynleri ile birlikte bu aktiviteler gerçekleştirilmelidir.

Çocukların gerçek dünyada akranlarıyla olan ilişkileri desteklenmeli ve oyun oynamaları için teşvik edilmelidir.

İnternetin ve televizyonun zararlı etkileri çocuğada anlatılmalı ve bilgilendirilmelidir. TV ve internet çocukların yemek yemelerini sağlayan, ağladığında onları susturan bir araç olarak kullanılmamalıdır.

Bilişsel ve sosyal-duygusal gelişim özellikleri göz önünde bulundurularak çocuklar için, görsel ve işitsel yayınlarda tespit edilecek zararlı içeriklerden korunmaları için, koruyucu simge düzenlemesi getirilmiştir. Ebevynler bu konuda bilgi sahibi olmalıdır (Radyo Televizyon Üst Kurulu,2014).

Çocukların izledikleri çizgi filmler gözden geçirilmeli gerekirse birlikte izlenmeli, gerekli görülen noktalarda çocuğa açıklamalar yapılmalıdır.

İzlenecek programlar tüm aileyle birlikte seçilmeli ve program bitince TV kapatılmalıdır.

Ebeveynler izledikleri programlarla çocuklara model olduklarını akıllarından çıkarmamalıdırlar.

Çocukla alınan kararlar yazılı bir sözleşme olarak hazırlanabilir. Evlerde bilgisayar ortak bir odada bulunmalıdır. Yeri geldiğinde aile çocuğu rahatça kontrol edebilmelidir.

Ebeveynler, arama motoru filtreleme, içerik sınırlayan servisler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

Eğer çocuk arkadaşlık ilişkileri kurmak ve sürdürmek konusunda zorlanıyorsa, destekleyici olunmalı bu durumun sürmesi halinde bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Çocuklar ruhsal, zihinsel gelişimleri açısından spora yönlendirilmelidirler.

Ev içinde televizyon izlemek yerine birlikte aktiviteler (kitap okumak, oyun oynamak) yapabilirler.

SEVGİLERİMLE;

UZM.KLİNİK PSİKOLOG ÖZLEM ŞEN BAYSAL

AYVALIK KEŞİF PSİKOLOJİ

Etiketler

Bağımlılık yaşıÇocukÇocuk gelişimiDikkat eksikliği yaşıÖfkeEbeveynDikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuŞiddetHırçınlıkMedyaEmdr terapisiTelevizyonpsikologayvalikayvalık keşif psikolojiayvalık emdremdr ayvalık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

 Uzm.Klinik.Psikolog,Özlem ŞEN İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (2011-2016) Psikoloji lisans diplomasını almaya hak kazanmış, mezun olduğu yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek lisansını tamamlamıştır. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversites’nde  Sosyal Hizmetler Bölümüne devam etmektedir.
Milliyet Pembenar  yazarıdır. İletişim alanında TRT spikeri Muratcan Canbay’dan iletişimde dil ve diksiyon dersleri almıştır.
Lisans yıllarında takım arkadaşlarıyla psikoloji alanında çalışmalar yapmış ve 20.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde “ Can you control your future? “ adlı çalışmaları yayınlanmıştır.
18.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresine katılmış olup, “Travma Gruplarıyla Gönüllü Psikolog Olarak Çalışma ve Bunların Yaratabileciği İkinci Travma” çalışma grubuna katılmıştır. 19.Ulusal Psikoloji Kongresi’nde Uzm. Psk. Pınar ÖZBEK’in “Genç Yetişkinlerde Öz Farkındalık ve Geliştirilmesi: Yöntem Dağarcığı Oluşturma, Program Tasarlama ve Uygulama Süreçleri” çalıştayına ,aynı zamanda Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk’ un “Terapist Hataları: Bir Danışanı Kaybetmenin Bin Bir Yolu” konulu çalıştayına  katılım göstermiştir.
Lisans eğitimi boyunca alana yönelik teorik birikimini arttırmak ve pratik deneyimler edinebilmek için çeşitli stajlar yapmıştır. Zorunlu stajlarını Boğaziçi Üniversitesi, Ayvalık Devlet Hastanesi’nde tamamlamış, Gönüllü stajında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin AMATEM, Poliklinik servisi, B1 servisi ve Çocuk Ergen Polikliniğinde gözlem ve pratik imkanı bulmuştur.
Yar. Doç. Dr. Oytun ERBAŞ’ın Aşkın Nörobiyolojisi kongresine katılmıştır. Lisans eğitimi seçmeli ders kapsamında İnsan cinselliği, Adli psikoloji, Sağlık psikolojisi , Nöropsikolojik değerlendirme derslerini başarıyla tamamlamıştır.
Psikolojide test geliştirme dersi için gerekli olan “İnsanların Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği” adlı ölçeği takım arkadaşları ile birlikte geliştirmiş ve uygulamıştır.
Lisan eğitimi boyunca Medya ve Şiddet,Trafikte agresif sürücü tutumları ve cinseyete göre farklılıklar, Bireysel ve Kollektivist kültürlerdeki mültecilerin stres farklılıkları “Pseudoneglect” konuları ve birçok konuda proposallar yazmış ve araştırmalar yapmıştır.
İleri Düzey İngilizce ve B1.3 düzeyinde Almanca bilmektedir. Klinik psikoloji programı kapsamında bitirme projesini “Medyanın Çocukların Gelişimi Üzerindeki Olumsuz Etkilerinin İncelenmesi” üzerine tamamlamıştır. Klinik Yüksek Lisansı sürecinde BDT eğitimini tamamlamıştır.
Empati Psikolojik Danışma Derneği tarafından düzenlenen Çocuk ve Ergen Testleri eğitimine katılmış olup,  EK-1 ‘ de yer alan testleri uygulama yetkisine sahiptir. Ayrıca yüksek lisans eğitiminde psikolojik testler dersini almış olup testleri uygulamaktadır.
Psikoloji Akademisi’nden almış olduğu WISC-R Zeka Testi uygulayıcı sertifikasına sahiptir.
Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk ve Eğitmen Asena Yurtsever’den EMDR I. Düzey Temel Eğitimini almış bulunmaktadır.
Kurucusu olduğu Ayvalık Keşif Psikoloji Hizmet Merkezi’nde EMDR terapisti olarak çocuk,ergen ve yetişkinler  ile çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.