Doktorsitesi.com

TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER-HABİTÜEL ABORTUS

Op. Dr. Ali Ekber Şahin
Op. Dr. Ali Ekber Şahin
17 Nisan 2018200 görüntülenme
Randevu Al
  • Erken gebelik kayıplarının %80'i ilk 12 haftada gerçekleşmekte olup, bu vakaların %70'inden fazlası kromozom anomalilerinden kaynaklanmaktadır.
  • Tekrarlayan düşük yaşayan çiftlerde genetik bozukluklar, rahimdeki yapısal anomaliler ve pıhtılaşma sorunları temel risk faktörleri arasında yer almaktadır.
  • Yaşam tarzı düzenlemeleri, hormonal takviyeler ve gerekli durumlarda uygulanan cerrahi müdahaleler ile sağlıklı bir gebelik şansı önemli ölçüde artırılabilmektedir.
TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER-HABİTÜEL ABORTUS
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erken Gebelik Kaybı Nedir? Tanımı ve Görülme Sıklığı

Son adet tarihine göre 20. gebelik haftasından önce gerçekleşen kayıplar, tıbbi literatürde erken gebelik kaybı olarak tanımlanmaktadır. Klinik tanısı konulmuş olan gebeliklerin yaklaşık %15’inde bu durumla karşılaşılmaktadır. Gebelik kayıplarının büyük bir çoğunluğu, yani %80’i, hamileliğin ilk 12 haftalık sürecinde meydana gelmektedir.

Erken gebelik kayıplarının temel nedenleri incelendiğinde, vakaların %70’inden fazlasından kromozom anomalileri sorumlu tutulmaktadır. Bu noktada anne adayının yaşı, düşük riskini belirleyen en kritik faktörlerden biridir. Yaş ilerledikçe düşük yapma oranı da buna paralel olarak artış göstermektedir.

Anne Adayının YaşıGebelik Kaybı Oranı
25 Yaş Altı%12
40 Yaş Üstü%26

Tekrarlayan Düşük (Habitüel Abortus) ve Gelecek Gebelik Şansı

Üst üste 3 kez yaşanan erken gebelik kaybı, tıpta tekrarlayan düşük (habitüel abortus) olarak adlandırılır. Bu tanıyı alan hastaların bir sonraki gebeliklerinde yeniden kayıp yaşama riski %30-45 arasındadır. Ancak geçmişteki doğum öyküsü, gelecekteki başarı şansını doğrudan etkilemektedir.

Geçmişte hiç canlı doğumu olmayan ve tekrarlayan düşük yaşayan hastaların sağlıklı bir bebek dünyaya getirme ihtimali %55-60 civarındadır. Buna karşın, en az bir kez canlı doğum yapmış olan hastalarda bu oran %70’e yükselmektedir. Unutulmamalıdır ki, hastanın yaşı ilerledikçe bu başarı oranları olumsuz yönde etkilenmektedir.

Genetik Faktörler ve Kromozom Testlerinin Önemi

Erken gebelik kayıplarında en sık rastlanan neden kromozom hastalıklarıdır. Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerin %3-8’inde genetik bir bozukluk saptanmaktadır. Özellikle geçmişinde malformasyonlu (yapısal bozukluk) bebek öyküsü olan çiftler için kromozom testleri hayati önem taşır.

Kromozom testinde bir anormallik saptanması durumunda doğrudan bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak bu gruptaki hastaların %50’si sağlıklı bir gebelik elde edebilmektedir. Bu tür durumlarda, gebelik süresince amniyosentez veya koryon villus biyopsisi gibi ileri tetkiklerin yapılması önerilmektedir. Kromozom testi maliyetli bir işlem olduğu için öncelikle tekrarlayan kayıp öyküsü olan çiftlere tavsiye edilir.

Genetik Bozukluklarda Alternatif Seçenekler

Ülkemizde yasal olarak sperm ve yumurta (ovum) vericiliği yasaklanmış olsa da, kromozom patolojisi saptanan çiftler için uluslararası alanda bu yöntemler birer tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilmektedir.

Yaşam Tarzı ve Çevresel Faktörlerin Etkisi

Gebelik kayıplarında yaşam tarzı alışkanlıkları önemli bir rol oynayabilmektedir. Sigara ve alkol kullanımı, tüketilen dozla doğru orantılı olarak tekrarlayan düşük riskini artırır. Buna karşın, toplumda yanlış bilinen bazı durumlar mevcuttur:

  • Egzersiz yapmak düşük yapmaya neden olmaz.
  • Yatak istirahati, düşüğe karşı kanıtlanmış bir koruma sağlamaz.
  • İlaç, kimya veya elektrikli cihazların kullanıldığı sektörlerde çalışanlarda düşük riskinin arttığına dair bir bulgu yoktur.

Hormonal Nedenler ve Tedavi Yaklaşımları

Kontrol altında olmayan ağır vakalar dışında, rutin hormon hastalıkları genellikle tekrarlayan düşüklerin ana nedeni değildir. Ancak tiroid hastalıkları veya diabetes mellitus (şeker hastalığı) gibi sistemik sorunlar gebelik kayıplarını tetikleyebilir.

Embriyonun beslenmesini sağlayan hormonların eksikliği, yani luteal faz yetmezliği, bir diğer önemli faktördür. Bu durumda, uzman doktorun belirleyeceği hormon takviyesi ilaçları ile eksiklik giderilerek sağlıklı bir gebelik süreci hedeflenir.

Rahim Yapısındaki Anomaliler ve Myomlar

Uterusun (rahim) doğuştan gelen yapısal bozuklukları, embriyonun rahimde tutunmasını engelleyerek düşüğe yol açabilir. En sık karşılaşılan anomali, rahimde perde veya bölme olarak bilinen uterin septum durumudur.

Cerrahi Müdahale ve Histeroskopi

Rahimdeki yapısal bozukluklar, deneyimli ellerde karın açılmadan histeroskopi yöntemiyle cerrahi olarak düzeltilebilir. Bu operasyonlar sonrası elde edilen gebelik sonuçları oldukça başarılıdır. Ayrıca rahim içine doğru büyüyen myomlar (leiomyom) da düşüğe neden olabilir. Myomların tedavisi yerleşimine göre şu yöntemlerle yapılabilir:

  1. Histeroskopi: Rahim içine büyüyen myomlar için.
  2. Laparotomi (Açık Ameliyat): Farklı yerleşimli büyük myomlar için.
  3. Laparoskopi: Küçük subseröz myomlar için.

Her myomun mutlaka ameliyat edilmesi gerekmez; hekim, myomun büyüklüğü ve yerleşimine göre ameliyatsız takip kararı da verebilir.

Enfeksiyonlar, Trombofili ve Bağışıklık Sistemi

Enfeksiyonlar arasında sadece Ureaplasma urealyticum bakterisinin tekrarlayan kayıplara yol açabileceğine dair şüpheler olsa da bu kesinleşmiş bir bilgi değildir. Diğer mikroorganizmaların benzer bir etkisi gözlenmemiştir. Enfeksiyon şüphesinde uygun antibiyotik tedavisi sorunu çözmektedir.

Trombofili (Pıhtılaşma Eğilimi): Kanın akışkanlığının azalması, embriyoyu besleyen damarlarda dolaşım bozukluğuna ve dolayısıyla gebelik kaybına neden olabilir. Bu durumda gebelik saptanır saptanmaz düşük molekül ağırlıklı heparin tedavisine başlanmalıdır.

Antifosfolipid Sendromu (Otoimmün Hastalıklar): Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı bu durumda, damar tıkanıklıkları oluşarak gebeliği sonlandırabilir. Tedavi protokolü olarak gebelikle birlikte düşük molekül ağırlıklı heparin ve düşük doz aspirin kullanımı önerilmektedir.

Etiketler

Düşük tekrarıAbortusAbortus nedenleriAbortus (düşük) nedenleri nelerdirAbortus tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ali Ekber Şahin

Op. Dr. Ali Ekber Şahin

Op. Dr. Ali Ekber ŞAHİN, 14 Haziran 1973 tarihinde Tokat'ta doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 2005 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.