Tekinsiz (Unheimlich)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Pandemi ve Tekinsiz Kavramının Ortaya Çıkışı
Pandemi sürecinde tekinsiz kavramının bu denli ön plana çıkmasının biri sezgisel, diğeri teorik olmak üzere iki temel sebebi bulunmaktadır. Sezgiseldir; çünkü pandeminin ilk gününden itibaren karşılaşılan manzara, derin bir kaygı uyandıran tekinsiz bir atmosferdir. Bu durum, Jacques Lacan’ın tekinsiz ve kaygı üzerine geliştirdiği teorinin somut bir yansımasıdır. Lacan, bir eksiğin olduğu yerde bir şeyin belirmesine tekinsiz derken, bu boşluğun istila edilmesi olasılığının kaygı yarattığını savunur.
Freud ve Tekinsizin Etimolojik Kökenleri
Sigmund Freud, tekinsizi ele alırken iki yöntem önerir: Etimoloji ve tekinsizlik hissi uyandıran durumların ortak özelliklerini incelemek. Freud, Almanca unheimlich kelimesinin izini sürerek şu sonuçlara ulaşır:
- Heimlich: Tanıdık, dostça, eve ait ve mahrem olan.
- Unheimlich: Yabancı, ifşa olmuş ve korku uyandıran.
Freud’un dahiyane tespiti, başlangıçta "heimlich" kelimesinin "unheimlich" anlamını da barındırmasıdır. Bu ambivalans (çift değerlilik), dilin ve bilinçdışının yasalarının paralelliğini gösterir. Bilinçdışında "hayır" yoktur; karşıt düşünceler bir arada bulunabilir. Bu bağlamda tekinsiz; eve ait ve mahrem olanın ortaya çıkmasıyla, hem tanıdık hem de yabancı gelen bir duygu olarak tanımlanır.
Tekinsizliği Tetikleyen Temel Durumlar
Freud, tekinsiz etkisinin ortaya çıktığı pek çok örneği incelemiş ve bunların ortak paydasının kastrasyon karmaşası olduğunu tespit etmiştir.
| Durum | Psikanalitik Açıklama |
|---|---|
| Uzuv Kaybı (Gözler) | Gözlerin kaybedilmesi, Oedipus mitinde olduğu gibi kastrasyonu sembolize eder. |
| Cansızın Canlanması | Çocuksu bir arzuya ve canlı-cansız ayrımının henüz netleşmediği döneme geri dönüştür. |
| İkiz (Double) | Birincil narsizme vurulan darbe sonucu öznenin kendinden şüphe etmesidir. |
| Yineleme Zorlantısı | Aynı şeyin istek dışı tekrarlanması, bastırılmış olanın geri dönüşüdür. |
Çocukluk ve Birincil Narsizm
Çocukluk yıllarında canlılık ve cansızlık ayrımı net değildir; bu yüzden bir oyuncağın canlanması çocuksu bir inancın tekinsiz bir şekilde geri gelmesidir. Benzer şekilde, ikiz görüngüsü, birincil narsizmin aldığı yaraya karşı öznenin ürettiği bir güvenlik önlemiyken, daha sonra yabancı bir unsur olarak tekinsizliğe davetiye çıkarır.
Lacan’ın Ayna Şeması ve Kaygı
Lacan, tekinsizi ve kaygıyı ayna şeması üzerinden formüle eder. Şemada fallus, speküler imgede (yansıyan görüntüde) bir kesik veya boşluk olarak belirir.
- a nesnesi: Arzu işlevini destekleyen, ancak özneye gözükmeyecek kadar yakın olan artık nesnedir.
- Kaygı: Arzu nesnesi olan a'nın yerine, şemanın sağ tarafında (-phi)'nin olduğu yerde bir şey belirdiğinde ortaya çıkar.
- Tekinsiz: Eksik olan (-phi)'nin olması gereken yerde bir şeyin görünmesidir.
Bakışın İşlevi ve Tekinsiz Etkisi
Tekinsizliğin nihai noktası bakış meselesidir. Freud’un "Fort-da" oyununda gözlemlediği "gözden kaybolma ve geri gelme" döngüsü, bakışın işleviyle doğrudan ilgilidir. Lacan’a göre insan, bakılan bir varlıktır ve bu durum seyre dalmaktan daha önceliklidir.
Bakışın tekinsizliği şu şekilde özetlenebilir:
- Bakış, ancak kastrasyon kaygısını yaratan eksikliği ikame ettiği ölçüde kendini gösterir.
- Leke, bakışı hem üzerine çeker hem de onu aldatır.
- Tekinsiz olan, bazen bir oda dolusu insanın bakışı, bazense sadece bir çift gözün üzerimizdeki etkisidir.
Sonuç olarak pandemi, ölümü bir manzara olarak karşımıza çıkararak, terkedilmiş animistik düşünceleri ve bastırılmış korkuları tetiklemiş; böylece kolektif bir tekinsiz deneyimi yaratmıştır.




