Doktorsitesi.com

Takıntılı aşklarda ve unutulamayan geçmiş ilişkilerde emdr işe yarayan bir yöntem mi?

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
25 Mayıs 2015690 görüntülenme
Randevu Al
Takıntılı aşklarda ve unutulamayan geçmiş ilişkilerde emdr işe yarayan bir yöntem mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Takıntılı Aşk: Duygusal Bir Saplantının Psikolojik Analizi

Takıntılı aşk, bitmiş bir ilişkide, sorunlu devam eden birlikteliklerde veya karşılıksız duygularda kendini gösteren patolojik bir durumdur. Temel mesele, artık gündemden çıkması gereken bir ilişkinin veya kişinin, zihinde takıntılı bir biçimde dönüp durmasıdır. Yeni biten bir ilişkide karşıdaki kişiyi bir süre unutamamak doğal karşılansa da, ayrılığın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen kopamamak veya hiç tanınmayan birine karşı yoğun saplantı geliştirmek psikolojik bir takıntı göstergesidir.

Takıntılı Aşkın Belirtileri ve Kişisel İfadeler

Aşk takıntısı yaşayan bireyler, içinde bulundukları duygusal açmazı genellikle benzer ifadelerle dile getirirler. Bu durum, karşıdaki kişinin ilahlaştırılmasına ve kısırdöngüsel bir saplantıya yol açar. Sıkça karşılaşılan bazı ifadeler şunlardır:

  • "Bana çektirdiği o kadar acıya rağmen onu hayatımdan çıkaramıyorum."
  • "Üstünden 6 ay geçmesine rağmen eski sevgilimi dün ayrılmış gibi özlüyorum."
  • "Ondan nefret ediyorum ama aklımdan bir türlü çıkmıyor."
  • "Beni aldattı ve sevmediğini söyledi ama ben onu unutamıyorum."
  • "Hiç tanımıyorum ama onsuz yapamayacağıma inanıyorum."

Özlem mi, Yoksa Takıntı mı?

Takıntılı aşk durumunda karşıdaki kişiyi gerçekten özlemekten bahsetmek zordur. Sağlıklı bir özleme duygusu için iki temel kriterin karşılanması gerekir: Kişiyle çokça olumlu deneyimin olması ve ayrılığın üzerinden çok uzun zaman geçmemiş olması. Takıntılı aşklarda ise genellikle şu tabloyla karşılaşılır:

DurumSağlıklı ÖzlemTakıntılı Aşk
DeneyimlerOlumlu anılar çoğunluktadırOlumlu deneyim azdır veya yoktur
ZamanlamaAyrılık yenidirAyrılığın üstünden uzun zaman geçmiştir
TanışıklıkKişi yakından tanınırKişi bazen hiç tanınmamaktadır

Aşk Takıntısına Yol Açan Temel Nedenler

Neden bazı insanlar bu takıntılı durumu yaşarken diğerleri daha kolay uzaklaşabilir? Araştırmalar ve klinik gözlemler, bu durumun temelinde geçmiş travmatik deneyimlerin yattığını göstermektedir. Özellikle şu üç neden öne çıkmaktadır:

  1. Ebeveyn Travmaları: Çocukluk ve ergenlik döneminde karşı cins ebeveyn ile yaşanan olumsuz deneyimler veya yeterli sevgi bağının kurulamaması.
  2. Geçmiş İlişki Travmaları: Eski ilişkilerde maruz kalınan aldatılma veya kötü muamele deneyimleri.
  3. Mevcut İlişki Dinamikleri: Takıntı duyulan kişi tarafından aldatılmak veya kötü muamele görmek. Sanılanın aksine, bir kişi bize ne kadar kötü davranırsa, yarattığı travmatik etki nedeniyle zihnimize takılma olasılığı o kadar artar.

Psikoterapide Çözüm: EMDR Yöntemi

Psikoterapide temel amaç, takıntılı aşk yaşayan kişinin bu saplantısına karşı duyarsızlaşma sağlamaktır. Bu süreçte izlenen adımlar şunlardır:

  • Takıntılı duruma neden olan travmatik unsurlar tespit edilir.
  • EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yöntemi kullanılarak bu travmalar üzerinde çalışılır.
  • Travmatik anıların mevcut takıntıyı beslemesi engellenir.

EMDR yöntemi ile yapılan çalışmalar sonucunda, takıntılı aşkın konusu olan kişiyi düşünme sıklığı azalır ve bu düşüncelerin yarattığı rahatsızlık seviyesi zamanla tamamen yok olur.

Etiketler

Takıntılı aşkKarşılıksız aşkTakıntılı aşk ve emdr psikoterapisiİlişki sorunları ve emdr

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Y. Doç. Dr. Ercüment DOĞAN,  lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde başladığı Lisans eğitimini 1994 yılında tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.