Doktorsitesi.com

Takıntılarımız ve biz

Prof. Dr. Kerem Doksat
Prof. Dr. Kerem Doksat
17 Nisan 20151821 görüntülenme
Randevu Al
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), zihindeki takıntılı düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için kişinin zorlayıcı davranışlar sergilediği ve toplumda %40-50 oranında görülen yaygın bir rahatsızlıktır.
  • Hastalığın temelinde beyindeki serotonin ve dopamin dengesizlikleri ile genetik faktörler yatmakta, belirtiler genellikle kirlilik korkusu, kontrol etme ve simetri ihtiyacı şeklinde ortaya çıkmaktadır.
  • Tedavi sürecinde ilaç kullanımı ve bilişsel davranışçı terapiler en başarılı sonuçları verirken, tedavi edilmeyen vakaların depresyon ve işlev kaybına yol açabileceği vurgulanmaktadır.
Takıntılarımız ve biz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): Takıntı ve Zorlantıların Psikolojisi

Günlük hayatta hemen herkes zaman zaman belirli konuları zihnine takabilir ve bu düşüncelerden kurtulmakta güçlük çekebilir. Psikoloji biliminde bu duruma Obsesyon adı verilir. Her takıntı hali mutlaka bir hastalık olarak değerlendirilmez; ancak bu tablo kişinin işlevselliğini aşmaya, hayat kalitesini bozmaya ve sosyal uyumunu zorlamaya başladığında tıbbi bir sorun olan Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) söz konusu olur.

OKB, halk arasında evhamlılık, takıntılılık veya vesveseli olmak şeklinde de tanımlanır. Bu rahatsızlıkta kişi, zihnindeki takıntılı düşüncelerden kurtulmak için Kompulsiyon adı verilen zorlayıcı davranışları sergilemek zorunda hisseder. Bu davranışlar geçici bir ferahlık sağlasa da döngü genellikle tekrarlanır.

OKB Görülme Sıklığı ve Demografik Yapısı

OKB, toplumda sanılandan çok daha yaygın bir rahatsızlıktır. Yapılan araştırmalar, hastalığın görülme sıklığının %40-50 civarında olduğunu göstermektedir. Bu oran, her 10 kişiden beşinde az veya çok derecede bu sorunun varlığına işaret eder.

  • Cinsiyet Dağılımı: Hastalık her iki cinsiyette de eşit oranda görülür.
  • Başlangıç Yaşı: Çocukluktan yetişkinliğe kadar her yaşta rastlanabilse de başlangıç genellikle erken yaşlarda gerçekleşir.
  • Eşik Altı Durumlar: Hafif seyreden vakalar da bu istatistiklere dâhildir. Örneğin, bir şeyi birkaç kez kontrol etmek normal kabul edilebilirken, aynı eylemi onlarca kez tekrarlamak hastalık belirtisidir.

En Sık Rastlanan Obsesyon ve Kompulsiyon Belirtileri

Obsesyonlar; kişinin aklına istemsizce gelen, bunaltıcı ve negatif içerikli fikir veya imajlardır. Kompulsiyonlar ise bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan kalıplaşmış eylemlerdir. Obsesyonlar ilke olarak benliğe yabancıdır (ego-distonik) ve kişi bunların saçma olduğunun farkındadır.

Çocuklarda Sık Görülen Obsesyonlar:

  • Kirlilik ve hastalık bulaşma korkusu.
  • Sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceği endişesi.
  • Simetri ve düzen ihtiyacı.
  • Şiddet veya cinsel içerikli yasak düşünceler.

Sık Rastlanan Kompulsiyonlar:

  • Yıkama ve Temizlik: Aşırı el yıkama veya banyo yapma.
  • Kontrol Etme: Kapıyı, ocağı veya fişleri defalarca kontrol etme.
  • Sıralama ve Sayma: Nesneleri belirli bir düzene koyma veya içinden sayılar sayma.
  • Biriktirme (Hoarding): Gereksiz eşyaları elden çıkaramama.

OKB Neden Olur? Biyolojik ve Genetik Faktörler

OKB'nin ortaya çıkışında biyolojik unsurlar kritik rol oynar. Nörokimyasal çalışmalar ve beyin görüntüleme teknikleri, hastalığın temelinde yatan nedenleri şu şekilde sıralamaktadır:

FaktörAçıklama
Beyin BölgeleriBazal gangliyonlar ve frontal (alın) bölgelerdeki işlev bozuklukları.
NörotransmitterlerSerotonin ve dopamin düzeylerindeki dengesizlikler.
Süzme İşleviTalamus bölgesinin uyaranları süzme yeteneğindeki aksaklıklar.
Genetik GeçişAile öyküsünde OKB olan bireylerde riskin daha yüksek olması.
Eşlik Eden DurumlarTik bozuklukları ve Gilles de la Tourette Sendromu ile birliktelik.

Teşhis ve Kendi Kendini Değerlendirme

OKB teşhisi uzman bir psikiyatrist tarafından konulmalıdır. Eğer aşağıdaki durumlardan birçoğunu yaşıyorsanız profesyonel destek almanız önerilir:

  1. Hastalık bulaşma korkusuyla ortak eşyaları kullanmaktan kaçınmak.
  2. Zihinden uzaklaştırılamayan hoşa gitmeyen düşünceler.
  3. Doğalgaz, musluk ve kapıları defalarca kontrol etmek.
  4. Basit günlük işleri yaparken bile tam emin olamamak.
  5. Temizlik ve ayrıntılara gereğinden fazla zaman harcamak.

Tedavi Yöntemleri: İlaç ve Terapi

OKB tedavisinde en başarılı sonuçlar İlaç Tedavisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) kombinasyonu ile alınmaktadır.

  • İlaç Tedavisi: Seçici Serotonin Geri Alımı İnhibitörleri (SSGİ) yüksek dozda ve uzun süreli (genellikle en az 2 yıl) kullanılır. Bazı vakalarda duygudurum dengeleyiciler eklenerek tedavi güçlendirilir.
  • Psikoterapi: Davranışçı yöntemlerle kişinin takıntılarıyla yüzleşmesi ve kompulsiyonlarını durdurması hedeflenir.
  • Psikoşirürji (Cerrahi Müdahale): Diğer tüm tedavilere (ilaç, terapi, EKT) direnç gösteren, çok ağır ve saldırganlık içeren vakalarda başvurulan son çaredir. Stereotaksik yöntemlerle beyindeki ilgili bölgeye müdahale edilir.

Önemli Not: Tedavi edilmeyen OKB vakalarına zamanla Depresyon eklenebilir ve kişinin okul, iş ve aile hayatı tamamen işlevsiz hale gelebilir. Erken teşhis ve uzman desteği, iyileşme sürecinin en önemli anahtarıdır.

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat

Etiketler

Psikoşirürji ile hangi hastalıkların tedavisi gerçekleştiriliPsikoşirüriji nedir?Çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Obsesif kompulsif bozukluk deniyor (okb) nedirObsesif kompulsif bozukluk deniyor (okb) neden olurObsesif kompulsif bozukluk deniyor (okb) nasıl anlaşılırÇocuklarda obsesif kompulsif bozukluk deniyor (okb)

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kerem Doksat

Prof. Dr. Kerem Doksat

Prof. Dr. Kerem DOKSAT, 1957 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini TED Ankara Koleji ve Özel Adana Koleji'nde bitirmiştir. Ardından Çukurova Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Tıp eğitimi sonrası mecburi hizmetini Biga'da yerine getirmiştir. İhtisasını ise İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda yapmış ve Psikiyatri uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.