Doktorsitesi.com

SUÇLULUK

Uzm. Psk. Ayşenur Karakülah
Uzm. Psk. Ayşenur Karakülah
6 Mayıs 2020167 görüntülenme
Randevu Al
SUÇLULUK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk Psikolojisinde Görünmeyen Kaygılar ve İçsel Çatışmalar

Çocukların dünyasında, yetişkinlerin çoğu zaman fark edemediği ancak çocukların kendi içlerinde derinlemesine yaşadıkları çeşitli duygusal sıkıntılar bulunmaktadır. Özellikle yedi-sekiz yaşlarındaki bir çocuğun yaşadığı yoğun kaygı, genellikle normal bir heyecanla karıştırılabilmektedir. Bu durum, çocuğun huzur ve özgüven gibi olumlu duygulardan habersiz bir şekilde büyümesine neden olabilir.

Sınıf Ortamında Kaygı ve Sosyal Gözlem

Kaygı yaşayan bir çocuk için okul ortamı, kendi iç dünyası ile akranlarının rahatlığı arasındaki farkı gözlemlediği bir alandır. Diğer öğrencilerin tahtada rahatça ders anlatması veya öğretmenlerine çekinmeden soru sorması, bu duyguları tanımayan bir çocuk için oldukça şaşırtıcı bir durumdur. Sosyal kaygı seviyesi yüksek olan çocuklar, bu tür bir rahatlığın kendileri için ulaşılamaz olduğunu düşünerek bu duruma yabancılaşırlar.

Bir Sevgi Gösterisi: Öğretmen ve Öğrenci Etkileşimi

Küçük bir kız çocuğunun sınıftaki sırasında yalnız otururken öğretmeninin yanına gelmesi, onda büyük bir heyecan ve beraberinde değerlilik hissi uyandırabilir. Bu etkileşim anında yaşananlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Kalp Atışlarının Hızlanması: Fiziksel bir tepki olarak ortaya çıkan yoğun heyecan.
  • Sevgi Arayışı: Öğretmenini öpme isteğiyle somutlaşan bir yakınlık kurma çabası.
  • Duygusal Odaklanma: O an çevredeki tüm seslerin ve görüntülerin silinerek sadece o ana odaklanılması.

Yanlış Anlaşılan Girişimler ve Suçluluk Duygusu

Çocuğun büyük bir cesaret ve çekingenlikle gerçekleştirdiği sevgi gösterisi, beklediği karşılığı bulamadığında yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Öğretmenin "sırası değil" şeklindeki fısıltısı ve reddedici tavrı, çocukta yerleşik olan suçluluk duygusunu tetikler. Bu tür bir deneyim, çocuğun gelecekteki benzer girişimlerde bulunma cesaretini tamamen yok edebilir.

Duygu DurumuÇocuğun Yaşadığı Deneyim
KaygıSürekli ve normalleşmiş bir gerginlik hali.
ÇekingenlikKendini ifade etme ve yakınlık kurma korkusu.
SuçlulukHata yaptığına dair derin ve içsel bir inanç.
Yalnızlıkİç sesinin suçlamalarıyla baş başa kalma durumu.

Sonuç olarak, çocuğun zihninde yankılanan "neden yaptın?" sorusu, dersin içeriğinden veya sınıfın atmosferinden daha baskın bir hale gelir. Bu durum, çocukların iç dünyasındaki duygusal kırılganlıkların ne kadar derin olabileceğini ve yetişkinlerin tepkilerinin bu dünyadaki kalıcı izlerini gözler önüne sermektedir.

Etiketler

Okul çağıÇocuklukta sosyal fobiErgenlik dönemiÇocuk psikolojisiSuçluluk duygusuSuçlulukOkul fobisiİhmal

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ayşenur Karakülah

Uzm. Psk. Ayşenur Karakülah

Uzm. Psk. Ayşenur Karakülah, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Ayrıca Konya Selçuk Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimini Aile Danışmanlığı alanında tamamlamış daha sonra da Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde Formasyon Eğitimini tamamlamıştır. Çeşitli belediyelerde Aile Danışmanlığı yapmış üç yıl boyunca özel bir okulda rehber öğretmenliği görevinde bulunmuş ve bu esnada öğrenci Koçluğu eğitimini almıştır.

4 yıl boyunca Psikoterapi Enstitüsü Bayramoğlu Yerleşkesi’nde Psikiyatrist Tahir Özakkaş’tan Bütüncül Psikoterapi Teorik, Formulasyon ve Süpervizyon eğitimleri ile Hipnoz Eğitimlerini, Alp Karaosmanoğlu’ndan Şema Terapi eğitimini almış, oyun terapisi eğitimini de aldıktan sonra çocuk, ergen ve yetişkin danışmanlığı, bunun yanında hamilelik öncesinde, esnasında ya da doğum sonrasında danışmanlık almak isteyen anne babalara ebeveyn danışmanlığı yapmakta olan Uzm. Psk. Ayşenur Karakülah mesleki çalışmalarına şu an Ankara'da bulunan Psikonefes Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.