Doktorsitesi.com

Suç İşleyen Alkol/Madde Bağımlısı Kişilerin Zorla Tedavi Altına Alınması

Uzm. Psk. Sinem Çibaş Karlıklı
Uzm. Psk. Sinem Çibaş Karlıklı
21 Eylül 2018268 görüntülenme
Randevu Al
Suç İşleyen Alkol/Madde Bağımlısı Kişilerin Zorla Tedavi Altına Alınması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Madde Bağımlılığı: Tanımı ve Kapsamı

Madde bağımlılığı, vücudun temel işlevlerini olumsuz etkileyen maddelerin kullanılması, kişinin bu maddeler nedeniyle zarar görmesine rağmen kullanımı bırakamaması ve sürdürmesi olarak tanımlanır. Bağımlılık olgusu, bireyde fiziksel veya psikolojik boyutlarda gerçekleşebilir.

Bu süreç; kişinin ruh sağlığına, maddeye olan toleransına, kullanım sıklığına ve çevresel etkenlere göre şekillenir. Başlangıçta "gevşeme, sorunları unutma veya neşelenme" gibi gerekçelerle başlayan kullanım, bir süre sonra fiziksel yoksunluk ve şiddetli ağrılara dönüşür. Bu aşamada kişi, sadece yaşadığı fiziksel acıyı dindirmek amacıyla madde kullanımına devam eder.

Tanısal Sınıflandırmada Tarihsel Süreç

Amerikan Psikiyatri Birliği (DSM), madde kullanımını tarihsel süreçte farklı kategorilerde ele almıştır:

  • 1952 (DSM-I): Madde kullanımı "sosyopatik kişilik bozukluğu" altında sınıflandırıldı.
  • 1980 (DSM-III): Madde kötüye kullanımı ve madde bağımlılığı ayrımı yapılarak fizyolojik belirtilerin önemi vurgulandı.
  • DSM-IV: Kötüye kullanımın bağımlılığın başlangıç noktası olduğu hiyerarşik bir yaklaşım getirildi.
  • DSM-IV-TR: Bozukluklar; "madde kullanım bozuklukları" ve "madde kullanımının yol açtığı bozukluklar" olarak iki ana kategoriye ayrıldı.

Bağımlılık ve Beyin İlişkisi

Alkol ve madde kullanımı, her bireyde aynı hızda yoksunluk yaratmasa da mutlaka olumsuz fiziksel etkiler bırakır. İnsan beyni, haz veren davranışları pekiştirmek için dopamin salgılayacak şekilde programlanmıştır. Beynin derinliklerinde bulunan akkumbens çekirdeği uyarıldığında salgılanan dopamin, kişinin kendisini mutlu ve tatmin olmuş hissetmesini sağlar. Maddeler bu mekanizmayı doğrudan etkileyerek bağımlılık döngüsünü başlatır.

Madde Kullanımı ve Psikopatoloji İlişkisi

Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, beynin derin mekanizmalarına işleyerek sıklıkla ek psikiyatrik bozukluklara (eş tanı) neden olur. Araştırmalar, tedavi için başvuran hastaların %50,1'inde farklı psikolojik tanıların eşlik ettiğini göstermektedir. Özellikle anksiyete bozukluğu (%22,5) ve majör depresif bozukluk (%10,5) en sık görülen tablolar arasındadır.

Eşlik Eden Psikiyatrik Durumlar

Madde kullanımı ile ilişkili olarak görülen temel psikiyatrik tablolar şunlardır:

  • Şizofreni: Genel topluma göre madde kullanım riski 9 kat daha fazladır.
  • Depresyon: Alkol bağımlılarının %80'inde depresif belirtiler görülür.
  • Bipolar Bozukluk: Bipolar I hastalarında bağımlılık eş tanısı %60,7 oranındadır.
  • Kişilik Bozuklukları: Madde kullanıcılarında yaygınlık %30 ile %90 arasındadır.
  • Dissosiyatif Bozukluk: Bağımlı bireylerde görülme oranı %39-42 civarındadır.
  • İntihar ve Kendine Zarar Verme: Madde kullanıcılarında intihar riski genel nüfusa göre 5 kat daha fazladır. Kendine zarar verenlerin %90'ında madde kullanımı mevcuttur.

Gönülsüz ve Zorla Tedavi Süreçleri

Bireylerin kendi istekleri dışında hastaneye yatırılmasına "gönülsüz/zorla tedavi" denir. Bu uygulama, kişinin hastalığını kabul etmediği veya muhakeme yeteneğinin bozulduğu durumlarda, vekil onamıyla gerçekleştirilir. Temel gerekçeler şunlardır:

  1. Kişinin tedaviye gereksinim duyduğunu reddetmesi.
  2. Toplumun kişinin davranışlarından korunması.
  3. Kişinin kendisini koruyamayacak durumda olması (intihar veya kendine zarar verme riski).

Bu uygulama, temel insan hakları ve özerklik ilkesi bağlamında dünya genelinde etik tartışmalara konu olmaya devam etmektedir.

Dünyada ve Türkiye'de Yasal Uygulamalar

Bölge / ÜlkeUygulama Esasları
ABD, Fransa, AlmanyaToplum için tehlike oluşturanlar mahkeme kararıyla zorunlu tedavi edilir.
İngiltere, İsviçre, İtalyaTehlikelilik kriteri zorunlu değildir; tedavi gereksinimi yeterli görülebilir.
Danimarka, YunanistanHem tedavi gereksinimi hem de tehlikelilik kriterleri birlikte aranır.
Türkiye (TCK 57)Suç işleyen bağımlılar, güvenlik tedbiri olarak özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilir.
Türkiye (TMK 432)Toplum için tehlike oluşturan bağımlılar, kişisel korunma amacıyla kuruma yerleştirilebilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Alkol ve madde bağımlılığı, beynin derin yapılarını etkileyerek bireyin sağlıklı düşünme ve muhakeme yeteneğini ortadan kaldırır. Psikopatolojik hastalıklarla olan güçlü bağı, intihar riskini ve çevreye zarar verme potansiyelini artırır. Bu nedenle, bireyin ve toplumun güvenliğini sağlamak amacıyla, gerekli durumlarda uygulanan zorunlu yatış ve tedaviler kamu yararı açısından büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

Madde bağımlılığı tedavisiMadde bağımlılığı ve öfkeMadde bağımlılığında psikiyatrik yaklaşımMadde bağımlılığının nedenlerizorla tedavi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Sinem Çibaş Karlıklı

Uzm. Psk. Sinem Çibaş Karlıklı

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.