Doktorsitesi.com

Şu İçimizdeki Acımasız Eleştirmeni Bir Sustursak

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı
Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı
4 Ocak 202086 görüntülenme
Randevu Al
Şu İçimizdeki Acımasız Eleştirmeni Bir Sustursak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İçsel Eleştirmen: Potansiyelinizin Önündeki Görünmez Engel

Bazen bilerek yanlış yollara saptığımızda kendimizi silkelememiz gerekebilir. Ancak içimizde bizi sürekli eleştiren ve aşağı çeken o sesi kontrol etmeyi öğrenemezsek, bu durum gerçek potansiyelimizin ortaya çıkmasını ciddi şekilde engelleyecektir. Çoğu zaman en acımasız düşmanımız, dışarıdaki birinden ziyade; kendisini yetersiz, beceriksiz veya asla "yeterince iyi" görmeyen öz benliğimizdir.

Kendimize karşı sergilediğimiz bu olumsuz tutum, reddedilme ve sevilmeme korkularımızı tetikleyerek bizi bir kısır döngüye hapseder. İçsel eleştirmen, stres seviyemizin düşmesine asla izin vermez. Bir başarı elde ettiğimizde sevinmemizi engeller ve sadece bir sonraki beklentiye kadar kısa bir sessizliğe gömülür. Bu sürekli eleştiri hali, maalesef anksiyete ve depresyon için mükemmel bir zemin hazırlar.

İçsel Eleştirmenin Kökeni ve Mükemmeliyetçilik

İçsel eleştirmen aslında paradoksal bir görev üstlenir; bizi başarısızlığın utancından korumak için bizi sarsar ve eleştirir. Bu durumun kökenleri genellikle çocukluk dönemine, anne ve babamızın onaylamama veya reddetme korkularına dayanır. Ebeveyn figürlerinin yargılarını içselleştirmemiz, kendimizden her zaman daha fazlasını beklememize ve mükemmeliyetçi bir yapıya bürünmemize neden olur.

Mükemmeliyetçilik kavramını doğru analiz etmek bu noktada kritiktir:

  • Makro Düzey: Evren bir bütün olarak mükemmeldir.
  • Mikro Düzey: Canlılar ve durumlar eksikliklere sahiptir; bu eksiklikler bir arada yaşamayı ve dengeyi sağlar.

Utanç Duygusu ve Konfor Alanı Tuzağı

Utanç, bireye ne kadar değersiz ve yetersiz olduğunu fısıldayan temel bir duygudur. İçsel eleştirmen, bizi dışarıdan gelecek utanç verici deneyimlere karşı korumaya çalışırken aslında bizi hayatın dışına iter. Gelişmek ve tekrar denemek yerine, başarısızlığı kabul edip konfor alanına sığınmamıza neden olur. Güçlü bir içsel eleştirmene sahip kişiler, başarılarını tesadüfi veya koşullu görme eğilimindedirler; geçmişteki başarılarını bile görmezden gelirler.

Bilişsel Stratejiler: Kendine Uzaklaşma Tekniği

İçsel eleştirmeni susturmanın yolu onu tamamen yok etmeye çalışmak değildir; çünkü bastırılan ses her zaman geri döner. Bilişsel-Davranışçı Terapi içerisinde sıkça kullanılan "Kendine Uzaklaşma Tekniği", bu süreçte en etkili yöntemlerden biridir.

TeknikUygulama YöntemiAmacı
Kendine Uzaklaşma"Ben" dili yerine dışarıdan bir göz gibi bakmakRasyonel ve net düşünmeyi sağlamak
Hikâye RevizyonuOlumsuz deneyimleri yeniden tanımlamakDeneyimin zekâ veya karakter eksikliği olmadığını anlamak
ÖzonayRasyonel delillerle eleştiriyi çürütmekİçsel sesi dengelemek ve özgüveni korumak

Özşefkat: İyileşmenin Anahtarı

İçsel eleştirmenle baş etmenin en kalıcı yolu özşefkat geliştirmektir. Özşefkat, kendinize bir başkasına gösterdiğiniz nezaketle yaklaşmanızı, hatalarınızdan öğrenerek gelişmenizi sağlar. Bu süreçte profesyonel bir terapist ile çalışmak, eleştirmeninizle ilk ne zaman tanıştığınızı keşfetmek adına atılabilecek en değerli adımdır.

Kendi çocukluğunuza veya gençliğinize baktığınızda hissettiğiniz o doğal şefkati, bugünkü yetişkin halinize yönlendirmelisiniz. Özşefkat, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmenize ve yapamadıklarınızı da yapabildikleriniz kadar sevmenize olanak tanır. Unutmayın, başarı kendisiyle mutlu olan insanların doğal bir eşlikçisidir. Kendinize iyi davranın; bunu sonuna kadar hak ediyorsunuz.

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI
10 Nisan 2019

Etiketler

EleştiriEleştiri ile baş etmekEleştirel düşünme nedenleriEleştiri ile baş edebilmeközeleştiriiçsel eleştiri

Yazar Hakkında

Dr. Psk. R.  Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R. Meltem Kavcar Sırmalı

Dr. Psk. R.Meltem Kavcar Sırmalı, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü başarıyla tamamlamıştır. Viyana Üniversitesi, Psikoloji Bölümü’nden doktora derecesini alarak tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.