Genellikle 3-7 günlük cinsel perhiz döneminden sonra semen örneği verilmesi tavsiye edilmektedir. Normal erkeklerde her bir günlük cinsel perhizde semen volümü 0.4 ml, semen konsantrasyonu 10-15 milyon/ml artar ki bu artış 5 güne kadar devam eder. Sperm motilite ve morfolojisi 5-7 günlük cinsel perhizde etkilenmez. Bir haftadan sonra ise motilitede yavaşlama meydana gelir.

En uygun semen örneği laboratuvarda mastürbasyonla elde edilir. Semen örneği laboratuarda özel olarak hazırlanmış odalarda alınmalıdır. Burada gerekli tüm temizlik imkanları, uygun ısı ve ses ortamı sağlanmalıdır. Örnek almak için geniş ağızlı kaplar kullanılmaktadır. Bu kaplar kesinlikle deterjan ve diğer zararlı maddeler içermemeli, vücut ısısında olmalıdır.

Semenin rengi mat beyazdır. Cinsel perhiz süresi ve enfeksiyona bağlı olarak renk sarımsı veya gri-krem renkte olabilmektedir. Ejakulasyondan hemen sonra semen sıvı haldeyken hızla koagüle haline gelir. Bu geçiş çok kısa zamanda meydana gelir. Normal ejakülatın pH degeri 7,2 ile 8.0 arasında değişir. Akut prostat, vezikula seminalis, epididim enfeksiyonlarında pH 8.0'in üzerinde saptanabilir. Bu organların kronik enfeksiyonlarında ise pH 7,2 altında saptanabilir

Normal bir semen örneğinde 37°C’de likefaksiyon yaklaşık 10-20 dakika içinde gerçekleşir. Bu olay prostattan salgılanan enzimlere bağlıdır. Likefaksiyon, normal prostat fonksiyonunun bir göstergesidir. Likefaksiyon sonrası, semen yapı ve renk olarak homojen görünümdedir. Eğer likefaksiyon hiç olmuyorsa ya da 30 dakikadan uzun sürüyorsa, bu muhtemel geçirilmiş prostatite bağlı prostatın 26 normal işlev görmediğinin bir belirtisidir. Likefaksiyon süresi spermatozoonun hareketlik kazanması açısından önemlidir.

Viskozite semen akışkanlığına karşı oluşan direnç anlamındadır. Likefaksiyonu başlatan proteolitik enzimler prostatta bulunur ve seminal veziküllerden salgılanan maddeler semeni koagüle eder. Yetersiz likefaksiyon hipervisköz semene yol açar. Yüksek viskozite spermi olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle motiliteyi, konsantrasyonu ve spermin antikorla kaplanmasını etkileyebilmektedir.

Sayı: Fertilite için sperm sayısının olması gereken alt limiti 15 milyon/mL’dir. Bunun altındaki değerler oligozoospermik olarak sınıflandırılırlar, 5 milyon/mL’ nin altında ise şiddetli oligospermi olarak değerlendirilir. Semen örneğinde sperm bulunmamasına Azoospermi olarak adlandırılır. Total sperm sayısı basitçe sperm hacmi ile sperm konsantrasyonun çarpımı ile elde edilir. Konsantrasyon hesaplanırken, sulandırılmış semen örneği, x400 büyütmeli bir mikroskop altında sperm sayımı için özel üretilmiş olan ve sulandırılmadan sayıma olanak veren Makler sayım kamaraları da kullanılabilir. Bu özel kamaralar aynı 27 anda motilite ve morfolojinin de saptanmasına izin verdiğinden sıklıkla tercih edilirleri

Motilite: Sperm motilitesi total sperm popülasyonunda hareketli olan spermlerin yüzdesidir. Dünya Sağlık Örgütü hareketliliği 3 sınıfta değerlendirmektedir: a) İlerleyici (progresif) hareket b) İlerleyici (progresif) olmayan hareket c) Hareketsiz

Morfoloji: Sperm morfolojisi spermatogenezin kalitesini yansıtır, Spermin baş, boyun ve kuyruğundaki anormalliklere göre sınıflandırılır. Kruger 1988’de belirttiği kriterlere göre baş, düz oval yapıda olmalı, başın eni uzunluğunun 3/5 -2/3’ü arasında değişmeli ve uzunluk 5-7 μm, en 2,5-3,5 μm arasında olmalıdır. Akrozom başın ön kısmının %40- 70’ini oluşturmalıdır. Sınırda normal baş şekilleri ve/veya oval şekle yakın ise beraber gross bir şekil bozukluğu olmasa da bu anormal kabul edilmelidir. Orta kısım silindir şekilli ve basın uzun ekseni doğrultusunda bağlanmış olmalıdır. Eni yaklaşık 1 μm, boyu ise başın uzunluğunun 1,5 katı olmalıdır. Başın büyüklüğünün ½’ sini geçen sitoplazmik artıklar ya da sayıca 3 adetin üzerinde olanlar anormal kabul edilmelidir. Kuyruk, düzgün yapıda ve orta kısmından biraz daha ince olmalı, kıvrım ve bükülme olmamalıdır. Uzunluğu 45 μm olmalıdır. Bu değerlendirmeye göre normal morfolojiye sahip sperm yüzdesi %4 olarak kabul edilmiştir

Aspermi: Hiç ejakülat olmaması durumudur. Nedenleri: retrograd ejakülasyon, hormonal bozukluklar ve ereksiyon bozukluklarıdır.

Azospermi: Ejakulatta sperm yokluğu anlamına gelmektedir. Azospermi yapan nedenler arasında genetik bozukluklar, hormonal değişiklikler, germinal aplazi, bilateral vas deferens yokluğu ve ejakülatör kanallarda tıkanıklıklar sayılabilir.

Oligozoospermi: Sperm sayısının 15 milyon/ ml’ nin altında olmasıdır. Oligozoosperminin en sık nedeni idiyopatik olmakla beraber; sistemik enfeksiyonlar, kromozomal bozukluklar, inmemiş testis, ilaçlar, sigara ve kronik sistemik hastalıklar neden olabilmektedir.

Astenozoospermi: İleri hareketli spermatozoa’ nın % 40’ın altında olması ya da ileri hızlı hareketli olanların % 32’in altında olması anlamına gelir. Pek çok konjenital nedenler, enfeksiyon, ilaç, sigara ve varikosel sebebiyle oluşabilir.

Teratozoospermi: Normal spermatozoa morfolojisinin %4’ün altında olması durumudur. Teratozoospermi yapan nedenler arasında kromozomal bozukluklar, toksik maddeler (örn:sigara), varikosel ve epididim enfeksiyonu bulunmaktadır.

Astenoteratozoospermi: Spermlerin motilite ve morfolojik incelemesinin her ikisininde normal sınırların altında olmasıdır.

Oligoastenoteratozoospermi: Spermlerin sayı, motilite ve morfolojik incelemesinde üçünün birden normal sınırların altında olmasıdır.

Nekrozoospermi: Ejekulatta % 25’ ten fazla ölü sperm hücresi bulunması anlamına gelir. İdiyopatik olabildiği gibi; toksik maddelerle temas, Kartagener Sendromu ve cinsel ilişki sıklığında azalma gibi nedenlerle de oluşabilir.

Hipospermi: Ejakulatın hacminin 1,5 ml’den az olması durumudur. Hipospermi nedenleri arasında prostat, seminal vezikül ve vas deferensin enfeksiyonu, travma ve tümörlerinin yanı sıra; androjen eksikliği, ejakülatör kanalların tıkanıklıkları ve retrograd ejakülasyon da bulunmaktadır.


İstanbul Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!