Doktorsitesi.com

SOSYAL FOBİ

Klinik Psikolog Serra Kampeas
Klinik Psikolog Serra Kampeas
3 Haziran 2022143 görüntülenme
Randevu Al
SOSYAL FOBİ  Toplumda, her 10 kişiden birinde görülen, genellikle 15-25 yaşları arasında başlayan, kronik ve ilerleyici bir rahatsızlık olan sosyal fobi (sosyal anksiyete) genel anlamıyla; utanmaktan, küçük düşmekten, rezil olmaktan, sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde korkma ve korkulan durumlardan kaçınma eğilimi ile tanımlanabilecek yaygın bir anksiyete (kaygı) bozukluğudur.
SOSYAL FOBİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Fobi Nedir? Genel Bir Bakış

Sosyal fobi veya diğer adıyla sosyal anksiyete bozukluğu, toplumda her 10 kişiden birinde görülen, genellikle 15-25 yaşları arasında başlayan kronik ve ilerleyici bir rahatsızlıktır. Genel anlamıyla bireyin; utanmaktan, küçük düşmekten, rezil olmaktan ve sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde korkması olarak tanımlanır. Bu durum, kişinin korkulan durumlardan kaçınma eğilimi göstermesiyle karakterize yaygın bir anksiyete bozukluğudur.

Sosyal Fobide En Sık Karşılaşılan Fiziksel Belirtiler

Fobik ortamlarda bireylerin yaşadığı kaygı, sadece zihinsel değil fiziksel olarak da kendini gösterir. Sosyal fobisi olan kişilerde en sık karşılaşılan fiziksel belirtiler şunlardır:

  • Yüz kızarması ve terleme
  • Kalp çarpıntısı ve titreme
  • Kaslarda belirgin gerginlik
  • Karında huzursuzluk hissi ve ağız kuruluğu
  • Ateş basması ya da üşüme hissi
  • Başta basınç hissi veya şiddetli baş ağrısı

Sosyal Fobi Belirtilerini Tetikleyen Durumlar

Sosyal fobisi olan bireyler, belirli sosyal etkileşimler sırasında semptomları çok daha yoğun hissederler. Bu tetikleyici durumlar arasında şunlar yer almaktadır:

  • Toplum içinde konuşmak ve bir iş yaparken başkası tarafından izlenmek
  • Otorite konumundaki kişilerle bir arada bulunmak
  • Yeni biriyle tanışmak veya kendisine şaka yapılması
  • Kalabalık ortamlarda yemek yemek veya telefonla konuşmak
  • Genel tuvaletleri kullanmak ve misafir kabul etmek
  • Başkalarının önünde yazı yazmak

Sosyal Fobi Türleri: Özgül ve Yaygın Sosyal Fobi

Sosyal fobi, klinik olarak özgül ve yaygın olmak üzere iki farklı şekilde görülmektedir. Özgül sosyal fobi, sadece belirli durumlarda (genellikle performans gerektiren anlarda) korku duyulmasıdır. Yaygın sosyal fobi ise kişilerarası ilişki gerektiren veya başkaları tarafından izlenme ihtimali olan hemen her ortamda korku duyma ve kaçınma durumudur.

Sosyal Fobik Bireylerde Görülen Kaçınma Davranışları

Korkulan durumlardan kaçınma davranışı, sosyal fobik bireylerde oldukça belirgindir ve bazen tam bir sosyal yalnızlık ile sonuçlanabilir. Bireyler bu kaygıyla başa çıkmak için şu güvenlik davranışlarını sergilerler:

  • Ne söyleyeceğini zihninde tekrar edip doğru kelimeleri seçmeye çalışmak
  • Çok yavaş, sessiz ya da aksine çok hızlı konuşmak
  • Yüzünü eliyle gizlemek veya yüzü örten saç modelleri tercih etmek
  • Vücudun büyük kısmını kapatan kıyafetler giymek
  • Kendi görüşlerini ifade etmemek ve her zaman kabullenici, ortama uyan bir tavır sergilemek
  • Sosyal ortamlarda sürekli bir kaçış yolu gözlemek ve pasif bir rol üstlenmek

Sosyal Fobi, Utangaçlık ve Çekingen Kişilik Bozukluğu Farkı

Sosyal fobinin, basit utangaçlık ve çekingen kişilik bozukluğundan ayırt edilmesi kritik öneme sahiptir. Aşağıdaki tablo bu farkları özetlemektedir:

KavramTemel Özellikleri
UtangaçlıkRahatsızlık vericidir ancak kişide ciddi bir yeti yıkımına yol açmaz.
Sosyal FobiHayır diyememe, aşırı özeleştiri ve sosyal/mesleki alanlarda belirgin yeti yıkımı ile tanımlanır.
Çekingen Kişilik BozukluğuSosyal fobinin daha ağır bir formudur; düşük öz saygı ve yetersizlik inancı hakimdir.

Toplumsal Cinsiyet ve Tedaviye Başvuru Süreçleri

Epidemiyolojik çalışmalar, sosyal fobinin kadınlarda erkeklerden 2 kat daha fazla görüldüğünü göstermektedir. Ancak klinik başvurularda bu oran eşittir. Bunun sebebi, erkeklerin alkol kullanımı gibi farklı baş etme stratejileri geliştirmesi, kadınların ise toplumsal rollerini kısıtlayarak evde kalmayı tercih etmesidir.

Sosyal fobi genellikle 15-25 yaşlarında başlasa da, bireyler genellikle 30 yaşından sonra tedaviye başvururlar. Çoğu zaman tabloya depresyon, alkol veya madde bağımlılığı eklenmeden yardım aranmaz; çünkü olumsuz değerlendirilme korkusu yardım alma davranışını da engellemektedir.

Sosyal Fobide Bilişsel Kısır Döngü ve Temel İnançlar

Sosyal fobik bireylerde işlevsel olmayan bir düşünce döngüsü hakimdir. Kişi performans sergileyeceği an olumsuz değerlendirileceğine inanır, bu da kaygıyı artırarak performansı düşürür. Bu durum, sosyal fobinin şiddetini artıran bir kısır döngüye dönüşür. Bireylerin inançları genellikle 5 temel grupta toplanır:

  1. Fiziksel bir belirti veya utandırıcı bir davranış ortaya çıkacak.
  2. Bu durum başkaları tarafından fark edilecek.
  3. Diğer kişiler bu durumla ilgili olumsuz değerlendirme yapacak.
  4. Bu olumsuzluk bireyin kişiliğine genellenecek ve birey reddedilecek.
  5. Kişi felaketleştirme yaparak kendini değersiz hissedecek.

Kültürel Farklılıklar: Batı ve Doğu Toplumları

Batılı toplumlarda sosyal fobi daha çok bireysel "olasılık ve bedel öngörüsü" üzerinden açıklanırken, Türk toplumu gibi kolektivist toplumlarda "başkalarına rahatsızlık verme" çekirdek bilişi de sürece eklenir. Kişi, sadece kendi adına değil, ait olduğu topluluğu küçük düşürme veya topluluğa utanç getirme kaygısıyla da baş etmeye çalışır.

Sonuç olarak; sosyal fobi tanınır tanınmaz müdahale edilmesi gereken, tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi oranda bozan ve intihar riski taşıyabilen bir rahatsızlıktır.

UZM. PSK. SERRA KAMPEAS

Etiketler

Sosyal Fobi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Serra Kampeas

Klinik Psikolog Serra Kampeas

  • 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünde okumuştur.Robert Kolej Bizimtepe Anaokulu’nda çocuklarla, Norma Razon Danışmanlık Merkezi’nde ergenlerle, Fransız Lape Hastanesi’nde yetişkinlerle  staj yapmıştır.
  • İlgi alanlarım içerisinde ; Uluslararası Kognitif Davranışçı Terapi; Bilişsel Varoluşsal Terapi; Uluslarası Psikodrama Grup Psikoterapisi; EMDR, Çözüm Odaklı Terapi; Cinsel Terapi, Gottman Çift Terapisi ve Uluslarlarası Şema Terapisi bulunmaktadır.
  • 2014-2015 yılları2010 yılından bu yana yetişkin bireyler ve çiftlerle cinsel sorunlar, anksiyete bozuklukları, depresyon, travma ve yas, obsesif-kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği, fobiler, ilişki problemleri, panik bozukluk, sınav kaygısı, özgüven sorunları, öfke kontrolü, stres kontrolü ve yeme bozuklukları alanlarında çalışmaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.