Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi)

Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi)

Insanlarla sosyal etkileşim gerektiren durumlarda oluşan korku ya da anksiyete durumuna Sosyal Anksiyete Bozukluğu ya da Sosyal Fobi adı verilir. Sosyal anksiyete problemi yaşayan hastalar başkaları tarafından yargılanmaktan ya da negatif olarak değerlendirilmekten büyük bir korku duyarlar. Sosyal Anksiyete Bozukluğu, kendine geçmeyen kronik bir bozukluktur. Bilişsel davranışçı terapi bu hastalığın tedavisinde kanıtlanmış en etkili terapi yöntemidir.
Sosyal anksiyetesi olan insanlar genellikle içedönük, sessiz, sakin, gergin ya da ilgisiz görünürler. Aslında durum bunun tam tersidir. Çünkü bu insanlar aslında sosyal etkileşim gerektiren durumlarda yer almak bir arkadaş sahibi olmak isterler. Fakat sahip oldukları sosyal anksiyete bu isteklerine engel olur. Yani sosyal anksiyetesi olan insanlar aslında dışa dönük, arkadaş canlısı ve sosyal olmak isterlerken anksiyeteleri onlara engel olur.

Semptomlar

Sosyal anksiyetesi olan insanlar genellikle aşağıdaki durumlarda büyük sıkıntı yaşamaktadırlar:
- Bir ortamda ilgi odağı kendileri olduğunda,
- Şaka yapıldıklarında ya da eleştirildiklerinde,
- Diğer insanlarla tanıştırıldıklarında,
- Bir grup önünde konuşmaları gerektiğinde,
- Insanlarla göz teması kurduklarında,
- Insanların içinde telefonla konuşma, yazma, okuma, yutkunma vs. gerçekleştirdiklerinde
Sosyal anksiyetesi olan insanlar korkularının rasyonel olmadığının farkındadırlar. Bu problemlerine en etkili çözüm Bilişsel Davranışçı Terapidir. Yani herkes için mümkün olan kalıcı bir pozitif değişim bu hasta grubu için de geçerlidir.

Terapi (Tedavi)

Sosyal anksiyete alanında yapılan binlerce bilimsel çalışma Bilişsel Davranışçı Terapinin efektivliğini kanıtlamaktadır. Bu terapi metodunu uygulayan binlerce hasta şu an hayatına hiçbir sosyal endişe ya da korku olmadan devam ettirebilmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi sonrasında bu insanların düşünce, inanç, duygu ve davranışlarının değiştiği gözlemlenmiştir. Tabii ki hastanın da bu konuda bilinçli ve değişime istekli olması çok önemlidir. Bütün hastalarda olmasa bile bazen sosyal anksiyete hastalarında ilaç tedavisi de uygulanmaktadır. Antidepresanlar genel olarak sosyal anksiyete için etkili olmasa da bazı durumlarda sosyal anksiyete ile birlikte süregelen depresyon tedavisi için davranışçı bilimsel terapi ile birlikte antidepresif ilaç tedavisi de uygulanmaktadır. Sosyal anksiyetenin üstesinden gelebilmek için profesyonel ve donanımlı bir terapist ile çalışmak elzemdir.

Bu makale 31 Aralık 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzman Psikolog Meleknur Alevcan, Psikoloji lisans eğitimini İsveç’te uluslararası üne sahip olan Luleå Teknik Üniversitesinde tamamlamış, lisans tezini şizofreni hastalarının yaşadıkları stigma ve bunun negatif etkileri üzerine çalışmıştır. Ayrıca Amerika’da New York State Üniversitesinde Psikoloji ve Psikoterapi eğitimi almış ve stajını New York’ta gerçekleştirmiştir. New York’ta aldığı eğitimler ve çalışmalar içerisinde Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT), EMDR, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Mindfulness, Psikodinamik Terapi, Holistik Terapi, Hümanistik Terapi, Varoluşçu Terapi, Sanat Terapisi ve Müzik Terapi mevcuttur. Amerika’da aldığı yoğun psikoterapi eğitiminden sonra tekrar İsveç’e dönen Uzman Psikolog Meleknur Alevcan, Kuzey İsveç bölgesinin en büyük yetişkin mental hastanelerinden birinde Bilişsel Davranışçı Psikoterapist o ...

Etiketler
Sosyal anksiyete
Uzm. Psk. Meleknur Alevcan
Uzm. Psk. Meleknur Alevcan
İstanbul - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube