Doktorsitesi.com

Sosyal Adaletin Gözetilmediği Kısıtlamaların Devamında Bizleri Neler Bekliyor?

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken
Uzm. Psk. Dan. Ece Eken
16 Mayıs 2021622 görüntülenme
Randevu Al
Sosyal Adaletin Gözetilmediği Kısıtlamaların Devamında Bizleri Neler Bekliyor?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dezavantajlı Gruplarda Kariyer Danışmanlığı ve Temel Sorunlar

Dezavantajlı Gruplarla Kariyer Psikolojik Danışmanlığı kitabının hazırlık sürecinde; göçmen, mülteci, yaşlı ve engelli bireylerin kariyer yolculukları üzerine yapılan literatür taramaları, çarpıcı bir tabloyu ortaya koymaktadır. Yapılan araştırmalarda bu grupların karşılaştığı engellerin başında kaynakların adaletsiz dağılımı, toplumsal ön yargılar ve fırsat eşitsizlikleri gelmektedir.

Bireylerin profesyonel ve sosyal yaşamlarını doğrudan etkileyen bu süreçte, en kritik sorunlar şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Rol, kimlik ve statü kayıpları,
  • Kaynaklara erişimde yaşanan eşitsizlikler,
  • Temel ihtiyaçların karşılanamayacak noktaya gelmesi,
  • Toplumsal dışlanma ve ön yargılar.

Dezavantajlı Konumda Olmanın Psikolojik ve Duygusal Yansımaları

Söz konusu kavramların varlığı, dezavantajlı bireylerin duygu dünyasında derin izler bırakmaktadır. Bu bireylerin yaşadığı deneyimler; acı, öfke, hayal kırıklığı ve haksızlığa uğramışlık hissiyle şekillenmektedir. Kendini alt bir sınıfa ait hissetme, aşağılanma ve yok sayılma gibi duygular, bireylerin kariyer psikolojisini olumsuz yönde etkileyen temel unsurlardır.

Psikolojik boyutta yaşanan bu yıkım, bireyi kaybettiği kimliğini geri kazanmaya veya aşağı itildiği statüye yeniden tırmanmaya zorlamaktadır. Bu telafi çabası içerisinde, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan bireylerin zaman zaman sağlıklı olmayan veya yıkıcı davranışlara yöneldiği gözlemlenmektedir. Toplumun bu davranışların ardındaki nedenleri anlamak yerine, kişilere "saldırgan" veya "medeni olmayan" etiketleri yapıştırması, sorunu daha da derinleştirmektedir.

Pandemi Süreci ve Sosyal Adaletin Zedelenmesi

Günümüzde ülkemizde dezavantajlı durumda yer alan kişi sayısı hızla artmaktadır. Özellikle pandemi döneminde alınan önlemlerin niteliği, birçok insanın kendisini ihmal edilmiş ve gözden çıkarılmış hissetmesine neden olmuştur. Bu süreçte yaşanan iş ve maddi kayıplar, meseleyi sadece ekonomik bir kriz olmaktan çıkararak yaşam hakkı ihlali boyutuna taşımıştır.

DurumEtki ve Sonuçlar
Kısıtlamalarİhmal edilmişlik ve dışlanmışlık hissi
Ekonomik Kayıpİş kaybı ve temel yaşam haklarının ihlali
Sosyal AdaletHak ve özgürlüklerin dengesiz dağılımı

Geleceğe Bakış: Anlamak ve Sorumluluk Almak

Sosyal adaletin zedelendiği ve eşit haklardan bahsedilemeyen bu günlerin yansımaları, pandeminin bitişiyle son bulmayacaktır. Toplum olarak, dezavantajlı konuma itilen bireylerin öfkesine öfkeyle karşılık vermek yerine, bu öfkeyi besleyen sistemik nedenleri anlamaya çalışmalıyız.

Bakış açımızı genişleterek, kaynakların dengesiz dağılımına karşı net bir duruş sergilemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Kariyer psikolojik danışmanlığı çerçevesinde, dezavantajlı grupların yaşadığı bu zorlukları bilimsel ve insani bir temelde ele almak, toplumsal barış ve adalet için vazgeçilmez bir gerekliliktir.

Etiketler

PandemiKısıtlamalarStressokağa çıkma yasağısosyal adalettemel ihtiyaçlarhak savunuculuğuöz yeterliköz belirlemecovid19 önlemleriyoksullukdezavantajlı gruplarfırsat eşitsizliklerirol kaybıstatü kaybıkimlik kaybı

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken

Uzm. Psk Dan. Ece Eken, 2014 yılında Ege Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı’nda lisans eğitimini tamamladıktan sonra yine aynı bilim dalında yüksek lisans eğitimini 2018 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisans tezi kapsamında Şema Terapi eğitimi almış ve romantik ilişkilerimiz üzerindeki erken çocukluk yaşantılarımızın etkisini incelemiştir. Hem lisans hem de yüksek lisans eğitimleri süresince süpervizyon eşliğinde bireyle psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulaması yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.