Doktorsitesi.com

Sorularla Şizofreni

Uzm. Dr. Mustafa Canbazoğlu
Uzm. Dr. Mustafa Canbazoğlu
6 Nisan 2016676 görüntülenme
Randevu Al
Sorularla Şizofreni
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şizofreni ve Zeka Düzeyi Arasındaki İlişki

Şizofreni ile zeka düzeyi arasındaki ilişki, özellikle popüler kültürdeki yansımalar nedeniyle sıkça merak edilen bir konudur. Şizofreni, her zeka düzeyinden bireyde görülebilen bir hastalıktır. Ancak yüksek zihinsel kapasite gerektiren işlerde çalışan bireylerde, hastalığın yol açtığı gerileme çok daha belirgin hissedilir. Bu durum, hastalığın zeki insanlarda daha sık görüldüğü yönünde yanlış bir algı oluşturabilmektedir.

Öte yandan şizofreni, bireyin zihinsel yeteneklerinde bir gerilemeye yol açtığı için çoğu hastanın IQ (zeka katsayısı) seviyesinde hastalık öncesine göre bir düşüş gözlemlenmektedir.

Şizofreni Belirtileri: Tembellik mi, Hastalık mı?

Şizofreni hastalarının günlük işlerini aksatması, okulu veya işi bırakması sıklıkla "tembellik" olarak nitelendirilir. Oysa bu durum, hastalığın negatif belirtileri arasında yer alan bir işlev kaybıdır.

  • Hastalık öncesinde başarılı olan bireylerin bu yetilerini kaybetmesi, durumun tembellik olmadığını kanıtlar.
  • Tıraş olmak, yatağını yapmak veya markete gitmek gibi basit görünen aktiviteler, hastalık nedeniyle imkansız hale gelebilir.
  • Ailelerin bu durumu bir irade sorunu değil, tıbbi bir semptom olarak değerlendirmesi kritiktir.

Şizofreni ve Şiddet: Toplumsal Önyargılar

Toplumdaki yaygın inanışın aksine, şizofreni hastalarının çevreye zarar verme oranı oldukça düşüktür. Şizofreni hastaları arasında suç işleme oranı toplum ortalamasının altındadır. Hastaların saldırgan davranışları genellikle uygun tedavi almadıkları veya alkol/madde kullandıkları dönemlerle sınırlıdır.

Asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, şizofreni hastalarının kendilerinin toplumun fiziksel ve duygusal saldırılarına maruz kalmasıdır. Saldırganlık önyargısını kırmanın en etkili yolu, hastaların düzenli tedavi sistemine dahil edilmesini sağlamaktır.

Kalıtım ve Aile Tutumunun Rolü

Şizofrenide kalıtım önemli bir rol oynamaktadır ve ailesinde hastalık öyküsü olanlarda risk daha yüksektir. Ancak bu, hastalığın her zaman doğrudan ebeveynden çocuğa geçeceği anlamına gelmez.

Ailelerin Tutumu Neden Önemlidir?

Anne ve babanın hatalı tutumları tek başına şizofreniye neden olmaz. Ancak hastalık başladıktan sonra ailenin yaklaşımı, sürecin seyrini belirler.

  • Aşırı eleştirel veya aşırı koruyucu tutumlar hastalığın alevlenmesine neden olabilir.
  • Hastaya "çocuk" veya "yönetilmesi gereken biri" gibi davranmamak, iyileşme sürecini olumlu etkiler.

Hastalığı Tetikleyen Çevresel Faktörler

Çocukluk döneminde yaşanan şiddet, cinsel istismar veya duygusal ihmal, genetik yatkınlığı olan bireylerde şizofreninin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Bununla birlikte, çok ders çalışmak veya fazla okumak gibi durumlar hastalığa neden olmaz; aksine, hastanın dış dünyadan koparken bir konuya aşırı odaklanması hastalığın bir sonucu olabilir.

Yanlış İnanışGerçek Durum
Çok okumak şizofreni yapar.Hastalık sürecinde bir konuya aşırı odaklanma görülebilir.
Fazla mastürbasyon neden olur.Dış dünyaya ilginin azalması sonucu ortaya çıkan bir sonuçtur.
Alkol sıkıntıyı azaltır.Alkol kullanımı hastalığı alevlendirir ve ilaç yan etkisini artırır.

Madde Kullanımı ve Esrarın Etkisi

Madde kullanımı şizofreni belirtilerini hafifletmez; aksine halüsinasyon ve hezeyan gibi pozitif belirtileri şiddetlendirir. Özellikle esrar kullanımı, genetik yatkınlığı olan bireylerde şizofreni riskini 2 ile 2.5 kat artırmaktadır. 15-16 yaş öncesinde başlanan madde kullanımı, hastalığın tetiklenmesinde en büyük risk faktörlerinden biridir.

Şizofreni Hastalarının Yasal ve Sosyal Hakları

Şizofreni tanısı alan bireyler, hayatlarını kolaylaştıracak çeşitli yasal haklara sahiptir. Bu haklar eğitimden iş hayatına, sağlıktan maddi yardımlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

1. Eğitim ve Askerlik Hakları

  • Eğitim: Üniversite öğrencileri, hastalık nedeniyle kayıt dondurma hakkına sahiptir.
  • Askerlik: Şizofreni tanısı alanlar, askeri hastane raporuyla askerlikten muaf tutulur.

2. Sağlık ve İlaç Erişimi

  • Sosyal güvencesi olanlar ve Yeşil Kart sahipleri, sağlık kurulu raporu ile ilaçlarını katkı payı ödemeden temin edebilirler.

3. Çalışma Hayatı ve Emeklilik

  • İş Bulma: %40 ve üzeri yeti kaybı olanlar, İş Kurumu aracılığıyla engelli kadrolarına başvurabilir.
  • Emeklilik: Belirli çalışma sürelerini tamamlayan hastalar, engel oranlarına göre malulen emekli olabilirler.

4. Maddi Yardımlar ve İndirimler

  • Geliri olmayan ve bakıma muhtaç hastalara özürlü maaşı bağlanabilir.
  • Özürlü kimlik kartı ile ulaşım (THY, DDY, belediye otobüsleri), tiyatro ve iletişim hizmetlerinde indirimlerden yararlanılabilir.

Evlilik ve Vesayet Durumu

Şizofreni hastalarının evlenmesi önünde yasal bir engel bulunmamakla birlikte, evlenilecek kişinin bilgilendirilmesi ve hekim görüşü alınması hayati önem taşır. Hastalığı nedeniyle kendi işlerini göremeyen veya güvenliği tehlikeye atan bireyler için mahkeme kararıyla vasi tayin edilebilir. Bu durum, hastanın maddi ve yasal haklarını koruma altına almayı amaçlar.

Etiketler

Şizofreni hastasının malulen emekli olması mümkün müdür?Şizofreni hastası devletten maddi yardım alabilir mi?Şizofreni hastası askerlik yapabilir mi?Şizofreni hastaları tembel midir?Şizofreni hastası başkalarına zarar verir mi?

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Mustafa Canbazoğlu

Uzm. Dr. Mustafa Canbazoğlu

Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU, 1976 yılında Bulgaristan - Kırcaali’de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimimi Kırcaali - Koşukavak’ta tamamlamış ve 1990 yılında Türkiye’ye göç ederek Bursa’ya yerleşmiştir. 1993 yılında Bursa Çınar Lisesi’nden mezun olmasını takiben Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başlamıştır. 1995 yılında ise Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yatay geçiş yapmış olan Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU, 1999 yılında tıp eğitimini burada tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.