Neden yıllardır mutsuz, halsiz ve yorgun hissediyorum?

Neden yıllardır mutsuz, halsiz ve yorgun hissediyorum?

Distimik Bozukluk olarak bilinen bu rahatsızlık, kişinin en az 2 yıldır olan, hemen her gün yaklaşık gün boyunca süren; mutsuz, keyifsiz, yorgun, iştahsız ya da aşırı yeme eğilimi gösteren, uykusuzluk ya da çok uyumanın eşlik ettiği; genel olarak ‘kötü’ hissetme halidir. Bu kişiler kendilerini, hüzünlü, kederli, hayattan zevk alamayan, hiç bir şey yapmak istemeyen olarak tanımlarlar. Çocuklarda irrite hal ile ortaya çıkabilir. Bir yıl sürmesi durumunda bu tanıyı alabilir. Yani erişkinde en az 2 yıl, ancak çocuklarda 1 yıl da tanı koyulabilir.

İştahsızlık veya aşırı yemek yeme, uykusuzluk ya da aşırı uyku uyuma, enerjinin düşük olması, yorgunluk, benlik saygısının düşmesi, düşünceleri yoğunlaştıramama, umutsuzluk duyguları ve karar vermede güçlük çekme görülür. Bu kişiler sürekli kendilerini eleştirirler ve ilgileri azalır. Kendilerini yetersiz bulurlar, çekici hissetmezler. Bu depresif durumun bir parçası olduğu için de, sorulmadıkça yakınmazlar; çünkü hep böyledirler.

Distimik bozuklukta en sık yetersizlik duyguları, genel bir ilgi kaybı ve hiçbir şeyden zevk alamama, toplumdan uzaklaşma, suçluluk duyguları ya da geçmişle ilgili düşüncelere dalmalar, yaşam etkinliklerinde ve üretkenliğinde azalma, etkin olamama görülür; ayrıca hızlı göz hareketleri vardır.

Çocuklarda her iki cinste eşit görülür. Çoğu kez okul başarısında ve toplumsal etkinliklerde bozulmalara neden olur. Bu çocuklar irrite, ters, huysuz ve “asabi” dirler. Benlik saygıları ve toplumsal becerileri düşüktür; karamsardırlar.

Distimik Bozukluk Ne Zaman Başlar ve Nedenleri Neler Olabilir?

Distimik bozukluk çocukluktan yaşlılığa değin herhangi bir yaşta başlayabilir. Ancak distiminin başlangıç yaşının bir dizi önemli klinik ve muhtemel etyolojik unsurla korele olmasının erken ve geç başlangıçlı distimik bozuklukların birbirinden farklı gelişimsel yolağı temsil ettiğini düşündürmektedir. Mesela erken başlangıçlı (çocukluk ya da ergenlik döneminde başlayan) distimik bozukluğun duygudurum bozuklukları açısından ailevi yüklülükle, çocukluk çağı istismarlarıyla ve kişilik bozukluklarıyla biraradalığından söz edilmektedir. Aksine geç başlangıçlı distimik bozuklukların ise önemli kayıplar ve sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunun üzerinde durulmaktadır. Tanı kriterlerinde de distimik bozukluğun 21 yaşından önce başlayıp başlamamasına göre şekillenen erken ve geç başlangıçlı ayrımının önemine değinilmiştir. Distimi vakalarının büyük çoğunluğu sürekli depresif olduklarından yakınırlar; çoğu erken yaşlarda çocukluk, ergenlik en çok da yirmili yaşlarda başlar. Geç başlangıçlı alt tipi orta yaş ve ileri yaş grubunda başlayan, sıklıkla da kadınların etkilendiği bir gruptur.

Distimik Bozukluğun Depresyondan ne farkı var?

Distimik bozukluk olgularının çok önemli bir bölümünün major depresif epizod kriterlerini karşılayacak şekilde alevlenmeler yaşadığı bilinmektedir. Aslında, distiminin üzerinde oluşan major depresif epizod çoğunlukla kişiyi profesyonel yardım arayışına zorlamaktadır. Yani kişi aslında yıllardır kendini kötü hissetmekte ancak işlevselliği genel olarak bozulmamaktadır. Ancak bu durumun üzerine Major Depresyon eklendiği zaman, suçluluk duyguları çok artmakta, kişi yataktan bile çıkmak istememekte, işine gitmemekte, aile problemleri yaşamakta, bazı durumlarda intihara bile gidebilmektedir.

Bende bu şikayetler varsa ne yapmalıyım?

Depresif durum toplumsal ve mesleki alanda, üretkenlikte sıkıntıya neden olur. Bu durumu bir sürü neden ortaya çıkarabilir; eş ile ilgili anlaşma ve iletişim sorunları, maddi problemler, çocuklar ile ilgili sorunlar, aile içi farklı çatışmalar, iş yerinde problemler gibi.. Eğer yaşadığımız ortamda bu tür problemler varsa, baş etmekte sorun yaşıyorsak, artık sınırlarımızın zorlandığını düşünüyorsak ve bizi çok yoruyorsa yardım almamız gerekmektedir. Bu tür şikayetlerin tedavisinde öncelikle bir psikiyatri uzmanı tarafından muayene edilmek, arkasından da düzenli olarak antidepresan ilaç tedavisi almak gerekebilir. Ancak Psikoterapi desteği ile ilaç tedavisini beraber almak, daha sağlıklı ve etkili bir yol olabilir. Sizde kendinizi en az 2 yıldır mutsuz, keyifsiz, huzursuz ve sinirli hissediyorsanız, psikoterapi ve ya ilaç tedavisi almak için mutlaka bir psikiyatri uzmanını görünüz…

Bu makale 18 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU, 1976 yılında Bulgaristan - Kırcaali’de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimimi Kırcaali - Koşukavak’ta tamamlamış ve 1990 yılında Türkiye’ye göç ederek Bursa’ya yerleşmiştir. 1993 yılında Bursa Çınar Lisesi’nden mezun olmasını takiben Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başlamıştır. 1995 yılında ise Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yatay geçiş yapmış olan Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU, 1999 yılında tıp eğitimini burada tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2000-2005 yılları arasında yaklaşık 6 yıl Bursa-İznik bölgesinde pratisyen hekim olarak görev yapmıştır. İhtisasına ise 2005 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda başlamıştır. 2011 yılında ihtisas eğitimini tamamlamış ve Psikiyatri Uzmanı olmuştur. Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU, mecburi hizmet yükümlülü ...

Etiketler
Major depresyon hakkında
Uzm. Dr. Mustafa Canbazoğlu
Uzm. Dr. Mustafa Canbazoğlu
Bursa - Psikiyatri
Facebook Twitter Instagram Youtube