Doktorsitesi.com

Somon DNA Aşısı

Dr. Mehtap Altınöz
Dr. Mehtap Altınöz
5 Ocak 2016303 görüntülenme
Randevu Al
Somon DNA Aşısı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Somon DNA Aşısı ile Ciltte Yeni Nesil Gençleşme Dönemi

Somon DNA aşısı, cilde kaybettiği tazelenmeyi ve gençliği geri kazandırmak amacıyla geliştirilmiş, yeni jenerasyon bir anti-aging formülüdür. Bu uygulama, cildin biyolojik yapısını destekleyerek zamanın ve çevresel faktörlerin etkilerini minimize etmeyi hedefler.

Somon DNA Aşısının İçeriği ve Etki Mekanizması

Somon DNA aşısı; hyaluronik asit ve somon DNA’sından oluşan toplamda 4 cc’lik güçlü bir bileşime sahiptir. Tedavi süreci, cildin farklı ihtiyaçlarına odaklanan iki temel aşamadan oluşmaktadır:

  1. Yoğun Nemlendirme Aşaması: İlk aşı, cilde hızla nem, elastikiyet ve parlaklık kazandıran yoğun bir hyaluronik asit içeriğine sahiptir. Bu uygulama sonrasında ciltteki nem oranı %15 seviyesinde artış gösterir.
  2. Yapılandırma ve Sıkılaşma Aşaması: İkinci aşıda bulunan somon DNA’daki polipeptidler; elastin ve fibroblast artışını tetikler. Bu süreç, cildin sıkılığını ve yenilenme hızını artırarak elastikiyette %22 oranında bir iyileşme sağlar.

Bu iki aşının periyodik olarak uygulanması, UV ışınlarına ve serbest radikallere karşı cildi korurken, güneş hasarını ve yaşlanma belirtilerini belirgin şekilde azaltır.

ÖzellikSağladığı Etki
Nem Oranı%15 Artış
Elastikiyet%22 Artış
Etki Süresi12 Ay
Uygulama Miktarı4 cc

Somon DNA Aşısı Hangi Durumlarda Uygulanır?

Klinik ortamda gerçekleştirilen Somon DNA aşısı, geniş bir kullanım yelpazesine sahiptir. Özellikle aşağıdaki durumlarda etkili sonuçlar alınmaktadır:

  • Kırışıklık tedavisi ve ince çizgilerin giderilmesi,
  • Cilde doğal bir nem, parlaklık ve ışıltı kazandırılması,
  • Akne skarlarının (sivilce izlerinin) iyileştirilmesi,
  • Göz altı morluklarının giderilmesi ve göz çevresinin aydınlatılması,
  • Kuru ve nemsiz ciltler için yoğun nem desteği,
  • Sigara, stres, menopoz veya hormonal bozukluklara bağlı gelişen mat ve cansız görünümün giderilmesi,
  • Boyun, dekolte ve el üstü bölgelerinin gençleştirilmesi,
  • Vücut çatlaklarının görünümünün hafifletilmesi.

Uygulama Protokolü ve Tedavi Süreci

Somon DNA aşısı uygulaması, hastanın konforu için lokal anestezi sonrası mikroenjeksiyon yöntemiyle gerçekleştirilir. Tedavi aralıkları kişinin cilt yapısına ve ihtiyacına göre değişkenlik göstermekle birlikte; genellikle 15 günde bir, toplamda 2-4 seans şeklinde planlanır.

Güvenlik ve Alerjik Etki Durumu

Bu tedavi yöntemi, tüm testleri başarıyla tamamlanmış, güvenilir ve ithal bir üründür. İçeriği itibarıyla ciltte hiçbir şekilde alerjik reaksiyona yol açmaz. Uygulamanın ardından başlayan yenilenme süreci, ciltte yaklaşık 12 ay boyunca etkinliğini korumaya devam eder.

Cildiniz özen ve düzenli bakım ister. Her yıl düzenli olarak yaptıracağınız anti-aging destekleri arasında yer alan Somon DNA aşısı, cildinizin zamana karşı direnç kazanmasını sağlar.

Etiketler

Somon dna aşısıSomon dna aşısı ne işe yararSomon dna aşısı nasıl yapılırSomon dna aşısı neden yapılırSomon dna aşısı nasıl etki eder

Yazar Hakkında

Dr. Mehtap Altınöz

Dr. Mehtap Altınöz

1994 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Zorunlu hizmetimi Zonguldak Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde tamamladıktan sonra mesleki yolculuğumu estetik tıp alanında derinleştirme kararı aldım.

Medikal estetik alanındaki profesyonel sürecim, 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ilk resmi Medikal Estetik eğitim programına katılmamla başladı. Medikal estetikte 20.yılımı bitirdim ve hep kendi kliniğimde çalışmalar yaptım . Bu süreçte; Medikal Estetik, Mezoterapi, Ozon Tedavisi, Estetik Kozmetoloji ve Sağlık Turizmi alanlarında sertifikalı eğitimlerimi tamamladım.

Tıbbi uzmanlığımın yanında Sosyal Bilimler, Marka Yönetimi ve İletişim alanlarında aldığım ek eğitimlerle estetik bakış açımı bütünsel bir perspektife taşıdım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.