Doktorsitesi.com

SOĞUK ALGINLIĞI BELİRTİLERİ VE TEDAVİ AŞAMALARI

Uzm. Dr. Murat Palabıyık
Uzm. Dr. Murat Palabıyık
12 Aralık 2018159 görüntülenme
Randevu Al
SOĞUK ALGINLIĞI BELİRTİLERİ VE TEDAVİ AŞAMALARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Soğuk Algınlığı Nedir? Viral Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Hakkında Gerçekler

Halk arasında yaygın olarak soğuk algınlığı veya üşütme olarak adlandırılan durum, tıp literatüründe viral üst solunum yolu enfeksiyonu olarak tanımlanır. Sanılanın aksine bu hastalık doğrudan üşümekle ilgili değildir; özellikle bahar ve kış aylarında salgınlara yol açan çeşitli virüslerden kaynaklanır. Hastalığın gelişiminde rol oynayan başlıca viral etkenler şunlardır:

Virüs TürüGörülme Sıklığı / Önem Derecesi
Rhinovirus%60 (En sık rastlanan etken)
CoronavirusYaygın etkenlerden biri
Influenzae ve ParainfluenzaeMevsimsel salgın etkenleri
Respiratory Syncytial Virus (RSV)Önemli bir solunum yolu virüsü
AdenovirusÜst solunum yolu enfeksiyonu etkeni

Grip ve Soğuk Algınlığı Arasındaki Temel Farklar

Grip ve soğuk algınlığı semptomları benzerlik gösterse de, grip influenza virüsüne bağlı gelişen daha ağır seyirli bir tablodur. Her iki hastalıkta da burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, aksırık ve kuru öksürük ortak belirtiler olarak görülebilir. Ancak gribi soğuk algınlığından ayıran karakteristik özellikler kas ve eklem ağrısı, halsizlik, yüksek ateş ve baş ağrısıdır. Çocuklarda, özellikle 2 yaş altında ateş semptomu daha sık gözlemlenebilir.

Çocuklarda Soğuk Algınlığı Sıklığı ve Riskler

Sağlıklı çocukların tamamı belirli aralıklarla soğuk algınlığı geçirebilir. Özellikle 1-5 yaş arası sağlıklı çocukların yılda 8 kez soğuk algınlığına yakalanması normal kabul edilir. Bu vakaların az bir kısmında orta kulak iltihabı, sinüzit veya zatürre gibi komplikasyonlar gelişebilir. Sık sık komplikasyon gelişmediği sürece, çocuklarda altta yatan bir bağışıklık sistemi hastalığı aranmasına gerek duyulmaz.

Bulaşma Yolları ve Korunma Yöntemleri

Soğuk algınlığı virüsleri, enfekte kişilerin salyasıyla temas yoluyla veya aksırma ve öksürme sonucu havaya yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaşır. Hastalıktan korunmada ve yayılımı durdurmada en etkin yöntemler düzenli el yıkama ve kalabalık ortamlarda maske kullanımıdır.

Vitamin ve Bitkisel Desteklerin Tedavideki Rolü

Soğuk algınlığından korunma ve tedavi süreçlerinde çeşitli takviyelerin etkisi üzerine yapılan araştırmalar şu sonuçları ortaya koymaktadır:

  • C Vitamini: Günlük 2 gramlık dozların genel toplumda hastalık sıklığını azaltmadığı saptanmıştır. Sadece ağır fiziksel stres altındaki sporcular ve askerlerde koruyucu etkisi gözlemlenmiştir. Tedavi amaçlı yüksek doz (>200 mg) kullanımının belirtileri azalttığına dair yeterli kanıt yoktur; ayrıca yüksek asit içeriği mideye zarar verebilir.
  • Ekinezya: Bazı çalışmalar ekinezyanın hastalık riskini %58, süresini ise 1.4 gün azalttığını gösterse de, preparat farklılıkları nedeniyle kesin bir yargıya varmak güçtür.
  • Çinko: Çinkonun etkinliği üzerine yapılan meta-analizler çelişkilidir; bazı çalışmalar süreyi kısalttığını belirtirken, diğerleri bir yarar saptayamamıştır.

İlaç Tedavileri: Antihistaminikler, Dekonjestanlar ve Buhar Kullanımı

Soğuk algınlığı semptomlarını yönetmek için kullanılan yöntemlerin etkinliği bilimsel olarak şu şekilde değerlendirilmektedir:

  1. Antihistaminikler: Birinci kuşak ilaçların burun akıntısı üzerinde sınırlı bir etkisi olsa da, geniş kapsamlı araştırmalar genel tedavide belirgin bir yarar gösterememiştir.
  2. Dekonjestanlar: Burun tıkanıklığını kısa süreli (3-10 saat) rahatlatabilir ancak uzun süreli kullanımda etkinlik kanıtı yetersizdir. Astım hastalarında solunum yollarını kurutabileceği için riskli olabilir.
  3. Su Buharı: Etkinliği tam olarak bilinmemekle birlikte, kış aylarında ev içi nem oranının %40’ın altına düşmemesi önerilir.

Antibiyotik Kullanımı Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Soğuk algınlığı viral bir enfeksiyon olduğu için antibiyotikler belirtileri azaltmaz ve sonradan gelişebilecek bakteriyel komplikasyonları (sinüzit, zatürre vb.) önlemez. Doktorların bazen aile beklentisi veya komplikasyon korkusuyla antibiyotik reçete ettiği görülse de, yapılan açıklamalarla bu beklentinin değiştiği gözlemlenmiştir.

Antibiyotik Tedavisi Gerektiren Durumlar

Üst solunum yolu enfeksiyonları içinde sadece şu tablolar antibiyotik kullanımı gerektirir:

  • Grup A Streptokok (Beta mikrobu) kaynaklı boğaz ve bademcik iltihabı
  • Orta kulak iltihabı
  • Sinüzit
  • Epiglottit
  • Boğmaca

Etiketler

Üst solunum yolu enfeksiyonuÜst solunum yolu enfeksiyonlarıSoğuk algınlığı tedavisiSoğuk algınlığı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Murat Palabıyık

Uzm. Dr. Murat Palabıyık

Uzm. Dr. Murat PALABIYIK, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Neonatoloji üzerine yan dal ihtisas eğitimini yine başarı ile tamamlamıştır.

1995 - 2000 Yılları arasında İstanbul Bakırköy Doğumevi Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Hastanesi'nde Neonatoloji Başasistanı ve Büyük Çocuk, Nefroloji Başasistanı olarak, 2002 - 2006 yılları arasında İstanbul Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde, 2006 - 2017 yılları arasında İnternational Hospital'de hasta kabulü yapmış olan Uzm. Dr. Murat PALABIYIK, mesleki çalışmalarına İstanbul'da bulunan Elit İstanbul Tıp Merkezi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.